Abdülhamit Gülü görevden Soylu ve MHP mi aldırdı?
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir gece yarısı kararıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile gerilim yaşayan ve Adalet Bakanlığından istifa eden Abdülhamit Gülün yerine Bekir Bozdağı atadı. Bunun bir istifa değil görev alma olduğunu belirten CHPli Muharrem Erkek, atamaya ilişkin Cumhuriyete açıklamalarda bulundu.
Bir süredir İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile gerginlik yaşadığı bilinen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, görevinden istifa etti.
Yerine, daha önce de AKP hükümetlerinde Adalet Bakanlığı yapmış olan Bekir Bozdağ atandı.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de gece yarısı görevden alınanlar arasında yer aldı. Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak ile gündeme gelen 'görevden affını isteme' ifadesi, Gül için de kullanıldı.
GÜL İLE SOYLU ARASINDAKİ GERGİNLİK
Abdülhamit Gül'ün istifasının arkasından ise akıllara Süleyman Soylu ile yaşadığı görüş ayrılıkları geldi.
İsim vermeden birbirlerini eleştiren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında 'hukuk' tartışması yaşanmıştı. Soylu geçen haftalarda yaptığı konuşmada, "Ya arkadaş, mahkeme kararı bizim arkamızdan gelsin" demişti.
Abdulhamit Gül ise Soylu'nun sözlerine dikkat çeken bir yanıt vermişti. Gül, ''Değerli arkadaşlar bizim rehberimiz hukuktur, bizim rotamız hukuktur, bizim kılavuzumuz hukuktur. Biz yapalım hukuk arkadan gelsin değil hukuk önden yürüsün biz ona göre kendimizi ayarlayalım anlayışıdır hukuk devleti" ifadelerini kullanmıştı.
Soylu'nun Gül'e yönelik "pasif kaldığı" eleştirileri yaptığı, ötesinde Soylu'ya verdiği destekle bilinen Bahçeli'nin de hukuk alanında yaşananlardan rahatsız olduğu ve Gül'ü istemediği öne sürülüyordu.
Nitekim dün gece yarısı yayımlanan Resmi Gazete'de de Abdülhamit Gül'ün Adalet Bakanlığı görevinden 'affını istediği' ifadesi yer aldı.
Kararın, İmamoğlu'nun MOBESE görüntülerini yayınlamalarından iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün özel bilgilerin ifşa edilmesi üzerine “FETÖ’vari anlayış” çıkışı sonrası gelmesi ise dikkat çekti.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de istifa eden bakanlar kafilesine eklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gece yarısı görevden alınanlar listesine eklendi, görevden alınışı "görevden affını istedi" diyerek sunuldu.
Peki, Gül'ün görevden alınmasına giden süreç nasıl gelişti?
TELE 1’de yer alan habere göre; Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında tartışma çıktı.
Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yemek yediği restorona geldiği anın MOBESE görüntülerini yayınlanmasını Bakan Soylu’ya sordu. Bunun üzerine iki bakan arasında tartışma yaşandı.
Soylu’nun ise Gül’e bir FETÖ’cü kurumu ziyaret ettiğini ve elinde fotoğraflar olduğunu söylediği iddia edildi.
Gül’ün bu tartışmadan sonra istifa ettiği gelen bilgiler arasında.
BU İLK KRİZ DEĞİL
Öte yandan ikili arasında yaşanan ilk kriz bu değil.
Soylu'nun Peker'in hedefinde olduğu yayında dahi Abdülhamit Gül'e yönelik eleştiriler yöneltmesi dikkat çekmiş, bu başlıkta suçun İçişleri'nde değil, hukuk tarafında olduğunu öne sürmüştü.
İkili arasındaki kriz Soylu'nun annesine küfür eden ismin serbest bırakılmasına medya üzerinden tepki göstermesiyle tepe noktasına çıkmış, Gül, "Klavye başına geçip sosyal medyada bana her gün tutuklama siparişi verenlere sesleniyorum. Bu işleyişi beğenmeyen gider itiraz hakkını kullanır ama yargıya parmak sallayamaz" demişti.
Soylu'nun geçtiğimiz aylardaki tepki çeken "Biz yapalım hukuk arkadan gelsin" sözlerine de yanıt veren Gül, "Biz yapalım hukuk arkadan gelsin' değil, 'hukuk önden yürüsün, biz ona göre kendimizi ayarlayalım' anlayışıdır hukuk devleti" ifadesini kullanmıştı.
Bu tartışmaların sürmesi sonrası geçtiğimiz yılın sonuna doğru ikili arasındaki kavgayı Soylu'nun kazandığı, Gül'ün bir gece yarısı kararnamesiyle görevden alınacağı belirtiliyordu.
Soylu'nun Gül'e yönelik "pasif kaldığı" eleştirileri yaptığı, ötesinde Soylu'ya verdiği destekle bilinen Bahçeli'nin de hukuk alanında yaşanalardan rahatsız olduğu ve Gül'ü istemediği öne sürülüyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı ve daha önce istifa eden bir diğer bakan Berat Albayrak'a yakınlığıyla bilinen medya grubunun "yargıda FETÖ'cüler hâlâ etkin" çıkışı, Gül'ün yaşadığı bir diğer kriz başlığıydı.
Atamaya ilişkin CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Cumhuriyet'e açıklamalarda bulundu.
"İÇİŞLERİ BAKANI GÖREVDEN ALINMALIYDI"
Normalde İstanbul'daki emniyet MOBESE kameralarından sızdırılması karşısında İçişleri Bakanı'nın görevden alınması lazım diyen Erkek, "Emniyetin MOBESE kameralarındaki görüntülerin hukuka aykırı, kişilerin özel hayatını ihlal eder şekilde ve siyasi hesaplar uğruna, siyasi çıkar uğruna kullanılması büyük bir skandaldır. Bu sistemin ne kadar çürüdüğünün açık bir göstergesidir. İçişleri Bakanı derhal görevden alınmalıyken kişisel verilerin korunmasıyla ilgili buna tepki gösteren Adalet Bakanı görevden alınıyor. Herhalde Soylu ve MHP, Saray iktidarı AKP'yi esir almış durumda" ifadelerini kullandı.
"SOYLU VE MHP İSTEDİĞİ İÇİN ALINDI"
Bunun bir görevden alınma olduğunu belirten Erkek, "Tek adam sisteminde aranıyor, affını talep et deniyor. İstifa değil, bu bir görevden alma. Çok açık bir şekilde Soylu ve MHP istediği için alındı. Gece yarısı alınan Cumhurbaşkanı kararlarıyla devletin çürümesi karanlıkta gerçekleşiyor. Şimdi biz bu karanlığı aydınlığa çıkaracağız hiç kimsenin endişesi olmasın. Kamu yönetiminde liyakat esas olmalıdır ama bu sistemde bu mümkün değil. Bütün yetkiyi, bütün gücü bir kişiye verirseniz işte tablo böyle gerçekleşir" dedi.
"BOZDAĞ, FETÖ KADROLAŞIRKEN BUNU SEYREDEN BİR ADALET BAKANI"
Bekir Bozdağ'ın üçüncü kez Adalet Bakanlığı görevine getirilmesine ilişkin konuşan Erkek, şu ifadeleri kullandı;
"Fetullah Gülen'e her platformda övgüler düzen, sadakatini gönderen, onu bir bilge insan olarak gören ve FETÖ yargıda inanılmaz bir şekilde kadrolaşıp yargıyı ele geçirirken bunu seyreden bir Adalet Bakanı liyakat olarak tekrar bir bakanlığı hak ediyor mu? Bu sistemde işte liyakat, öngörü, basiret önemli değil; sadakat önemli. Bugün sistemde yargı yürütmenin ağır tahakkümü altındadır. Montesquieu, 1748 yılındaki Kanunların Ruhu Üzerine kitabında, 'bir toplum için en büyük tehlike yürütmeyle yargının birleşmesidir' der. Bugün Türkiye'de maalesef yürütme yargıyla birlikte hareket ediyor. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok. Anayasada yazılı hak ve özgürlükler tehdit altında. Gazeteciler cezaevinde, öğrenciler tutuklanıyor, siyasetçiler cezaevinde, Osman Kavala 4 yıldır cezaevinde tutuluyor. Bunun gibi birçok örnek var. Herhalde adaletsizlikleri büyütmek istiyorlar. Tekrar Bekir Bozdağ'ı görevlendirdiler."
CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek
"FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞI NEREDE?"
Kendisine geçmiş dönemde yine Adalet Bakanı iken 'Yargıda FETÖ kadrolaşıyor mu?' dendiğinde 'hiç öyle şey olur mu?' diye cevap vermişti. Bu kadar öngörüsüzlük bu kadar basiretsizlik olur mu? Şimdi tekrar Adalet Bakanı. Biz zaten CHP olarak soruyoruz FETÖ'nün siyasi ayağı nerede? Yargıdaki, emniyetteki, ordudaki, iş dünyasındaki, üniversitelerdeki ayağı ortaya çıkarıldı. Siyasetteki ayağı ortaya çıkarılmadı. FETÖ'nün siyasi ayağı nerede?"
"TÜİK BAŞKANI BU YÜZDEN GÖREVDEN ALINDI"
TÜİK Başkanı'nın da görevden alınmasına değinen Erkek, "Tek adam sistemini Türkiye'ye 'istikar' adı altında sundular. Ama tam bir siyasi iktirdarsızlıkla, ekonomik krizle ve büyük bir adalet kriziyle Türkiye'yi baş başa bıraktılar. Derin bir yoksullukla toplumu baş başa bıraktılar. Sorun sistemde. Bu sistemde hangi bakan değişirse değişsin, hangi bürokrat değişirse değişsin sonuçta hiçbir şey değişmez. Çünkü bu sistem liyakata değil sadakate dayanıyor. Bu sistemde sadakat satın alınıyor. TÜİK Başkanı neden görevden alındı? Çünkü istedikleri enflasyon oranını açıklayacak TÜİK Başkanı arıyorlar" diye konuştu.