Erhan Çelik Sessizliğini Bozdu! Özlem Gültekin'in Ölümüyle İlgili Çarpıcı İddialar

Boşanma aşamasındaki eşi Dr. Özlem Gültekin'in şüpheli ölümü sonrası eleştirilerin hedefindeki Erhan Çelik, sessizliğini bozdu. Çelik, eşinin 12 yıllık anestezi maddesi kullanımını 2023'te öğrendiğini, iki yıl boyunca tedavisi için çabaladığını ve ölümle ilgili tüm bilgi ve belgeleri savcılıkla paylaştığını söyledi.

Reklam
Reklam

Boşanma aşamasındaki eşi Dr. Özlem Gültekin’in kliniğinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesinin ardından eleştirilerin hedefinde olan sunucu Erhan Çelik, sessizliğini bozdu. Çelik, Gültekin’in 12 yıllık anestezi maddesi bağımlılığı bulunduğunu ve iki yıl boyunca tedavi olması için çaba gösterdiğini söyledi. 13 Ağustos’ta kliniğinde fenalaşarak yaşamını yitiren 48 yaşındaki İzmirli kadın doğum uzmanı Dr. Özlem Gültekin’in ölümünün ardından soruşturmayla ilgili yeni iddialar gündeme geldi.

'TAŞ OLUP ÇATLADIM'

Gazeteci ve iş insanı Erhan Çelik, eski eşi Dr. Özlem Gültekin’in şüpheli ölümü ve sonrasında kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin kendi YouTube kanalında açıklamalarda bulundu. Çelik, ölümün ardından hedef gösterildiğini belirterek, oğlunun geleceğini ve çocukluğunu korumak amacıyla bugüne kadar sessiz kaldığını söyledi. Çelik, yaşadıklarına ilişkin “O kadar sabrettim, o kadar sabrettim ki ben taş olup çatladım yine de hiçbir şey demedim” ifadelerini kullandı. Açıklama yapmayı istemediğini belirten Çelik, Gültekin’in vefatının ardından kendisinin ve ailesinin yaptığı ortak çağrılara rağmen çeşitli iddiaların gündeme getirilmeye devam ettiğini söyledi. Çelik şu ifadeler yer ver verdi:

'SİZ DE BU GÜNAHA ORTAKSINIZ'

"Bundan sonra annesiz kalan bir evladı büyüteceğim ve Allah ömür verirse her anımda yanımda sadece ben olacağım. Halbuki Özlem'in ailesiyle daha ilk günden bir kamu açıklaması yaptık. Onun hatırası, geride kalanların yazısı için 'el vicdan' dedik. Biraz susun, bırakın insanlar yasını yaşasın dedik ama durmadılar. Çıktığı iddia edilen ama henüz sonuçlanmayan otopsi raporunu çıkmış gibi yaymaya çalışan zanlılar, azlettiği eski avukatı, gazeteciliğe soyunan astrologlar ve Özlem'i hayatında bir kez bile görmemiş insan müsvetteleri durmadı. Yalanlar üzerine dedikodu yapanlar, siz de bu günaha ve vebale ortaksınız."

ÖLÜMÜN ŞÜPHELİ OLDUĞUNU SAVUNDU

Gültekin’in ölümünün savcılık tarafından neden şüpheli bulunduğuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Çelik, klinikte çalışan üç kişinin ilk ifadelerinde Gültekin’in son iki gününü klinikte geçirdiğini söylediklerini aktardı. Çelik, " Olay günü aşırı dozda, anestezide kullanılan uyuşturucu etkili propofol aldığını beyan ettiler. Ha bu arada alelacele polis olay yerine gelmeden ortalığı pırıl pırıl yapmışlar, temizlemişler. Tüm deliller atılmış. Ama olay yeri inceleme polisi çok titiz bir çalışmayla bunları çöp konteynerında bulmuş ve almış. Kameralar kayıptan çıkarılmış, 'çalışmıyordu' şeklinde ifadeler verilmiş. Oysa çok kısa süre önce başka bir davada bu kameraların çalıştığına dair kendi ifadeleri mevcut. Savcılığın ölümü şüpheli bulmasının pek çok nedeni var yani" dedi.

ÇELİK, EŞİNİN TEDAVİ SÜRECİNİ ANLATTI

Kamera kayıtlarıyla ilgili de iddialarda bulunan Çelik, kameraların çalışmadığı yönünde ifadeler verildiğini ancak daha önceki bir davada bu kameraların çalıştığına ilişkin ifadelerin bulunduğunu öne sürdü. Gültekin’in anestezi maddesi kullanımını 2023 yılında tesadüfen öğrendiğini belirten Çelik, bu durumun 12 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu savundu. Çelik, 2023’ten itibaren yaklaşık iki yıl boyunca hem Türkiye’de hem de yurt dışında tedavi süreci için çaba gösterdiğini söyledi. Elindeki bilgi, belge ve görselleri savcılıkla paylaştığını ifade eden Çelik, tedavi sürecinin sonuç vermemesi üzerine Ocak 2025’te İstanbul 13. Aile Mahkemesi’ne başvurduğunu ve Gültekin’in rahatsızlığına ilişkin delilleri mahkemeye sunduğunu belirtti. Çelik ayrıca, oğlunun geleceğini düşünerek bazı görüntüleri kamuoyu ve medya ile paylaşmadığını, mahkeme ve savcılıkta gizlilik kararı talep ettiğini aktardı. 

GÖRÜNTÜLERLE İLGİLİ ŞANTAJ İDDİASI

Gültekin’e ait görüntülerin satılmaya çalışıldığı iddiasına da değinen Çelik, "Yanında çalışan yardımcısı görüntüleri satmak için bana ulaştı. Başkalarına da satar, yine oğlumun önüne çıkar diyerek istediği para ve yazışmalarla koştur koştur emniyete gittim. Polis dinleme cihazı taktı, buluşma yerinde suçüstü yaptırıp kadını cezaevine yolladım. Bu olay rahmetli ölmeden 6-7 ay önce oldu. Şimdi neymiş? 'Merhumun görüntülerini satın alırken suçüstü yapılmış' gibi  haber yapıyorlar. Ben ihbar etmişim, ben engellemişim yok! Algı operasyonu böyle yapılır çünkü. Yaşatılanları yaşamadan ölmeyin, Allah'tan en büyük duam bu. Bilip bilmeden konuşanlara hakkımı hiçbir zaman helal etmeyeceğim" diyerek sözlerini tamamladı.