<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Gündem</title>
         <link>https://www.magazinajansi.com/gundem-haberleri/</link>
         <description>Gündem Haberleri ile Gündem&#39;den Habersiz Kalmayın!</description><item>
			<title>MOZİ MİTRANİ&#039;DEN ALGI YARATMAYA ÇALIŞAN ODATV&#039;YE SERT YANIT !</title>
			<description><![CDATA[Moiz Mitrani, avukatı aracılığıyla Odatv’nin “Borsanın derin ailesi: Yasef Mitrani ev hapsine, Moiz Mitrani Instagram’a" başlıklı haberine yanıt verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Finansal faaliyetlerini geçtiğimiz günlerde Instagram’a taşıyan Moiz Mitrani, Odatv’nin “Borsanın derin ailesi: Yasef Mitrani ev hapsine, Moiz Mitrani Instagram’a” başlıklı haberine ilişkin avukatı Bensu Apucu aracılığıyla bir açıklama yaptı. Odatv’nin haberinde, Moiz Mitrani’nin kuzeni hakkındaki mahkeme kararına ve Mitrani ailesine ilişkin daha önce gündeme gelen iddialara da yer verilmişti. Açıklamada, “Moiz Mitrani’nin yeni finansal danışmanlık girişiminin haksız şekilde adli süreçlerle ilişkilendirildiği” kaydedildi. Avukat Bensu Ahttps://www.odatv.com/etiket/instagrampucu, açıklamasında müvekkilinin mesleki danışmanlık adımlarının ve sosyal medya paylaşımlarının “asılsız bağlantılarla” hedef alındığını söyledi.

“Ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkesine dikkat çekilen açıklamada “Bir kimsenin yalnızca ailevi bağları gerekçe gösterilerek üçüncü kişilerin adli süreçleriyle özdeşleştirilemeyeceğini ve yeni başladığı mesleki faaliyetlerin bu yolla gölgelenemeyeceği” belirtildi. Mitrani’nin avukatı; “Masumiyet Karinesi” ve “Lekelenmeme Hakkı” uyarınca müvekkilinin kamuoyu nezdinde suçlu ilan edildiğini öne sürerek Moiz Mitrani hakkında somut bir suç isnadı, soruşturma ya da kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını vurguladı.
‘MOİZ MİTRANİ’NİN MESLEKİ İTİBARI ZEDELENMİŞTİR’
Basın Kanunu ve yerleşik yargı kararları çerçevesinde haber verme hakkının gerçeklik, güncellik ve kamu yararı ilkeleriyle sınırlı olduğuna işaret edilen açıklamada, haberde kullanılan dilin ve kurulan bağlantıların “basın özgürlüğü sınırlarını aştığı” savunuldu. Türk Medeni Kanunu kapsamında müvekkilinin “şeref, haysiyet ve ticari itibarına saldırı yapıldığını” öne süren tekzip metninde ise şu ifadelere yer verildi:
“ODATV internet sitesinde [23 Ağustos 2026 12:04] tarihinde yayımlanan haberde, müvekkil Moiz Mitrani hakkında yer alan iddialar, isnatlar ve ailevi bağı üzerinden kurulan suçlayıcı bağlantılar bütünüyle gerçeğe aykırıdır. Müvekkil Moiz Mitrani‘nin şahsına yönelik haberde geçen iddialara ilişkin herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı veya isnat bulunmamakta olup; haberde adı geçen diğer şahısların adli süreçlerinin müvekkille ilişkilendirilmesi masumiyet karinesini ve mesleki itibarını zedelemiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//mozi-mitrani039den-algI-yaratmaya-calIsan-odatv039ye-sert-yanIt-.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//mozi-mitrani039den-algI-yaratmaya-calIsan-odatv039ye-sert-yanIt-.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//mozi-mitrani039den-algI-yaratmaya-calIsan-odatv039ye-sert-yanIt-_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//mozi-mitrani039den-algI-yaratmaya-calIsan-odatv039ye-sert-yanIt-.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/mozi-mitrani-den-algi-yaratmaya-calisan-odatv-ye-sert-yanit/7446/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 19:33:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filenin Sultanları’nı Külliye’de Kabul Etti</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa’da üst üste ikinci kez şampiyonluğa ulaşan Filenin Sultanları’nı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Tarihi başarıya imza atan A Milli Kadın Voleybol Takımı, şampiyonluğun ardından Erdoğan ile bir araya geldi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Şampiyonası’nda üst üste ikinci kez şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.



FİLENİN SULTANLARI’NDAN TARİHİ BAŞARI

Avrupa şampiyonluğunu bir kez daha kazanarak önemli bir başarıya imza atan Filenin Sultanları, şampiyonluğun ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Erdoğan ile bir araya geldi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//cumhurbaskani-erdogan-filenin-sultanlarini-kulliyede-kabul-etti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//cumhurbaskani-erdogan-filenin-sultanlarini-kulliyede-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//cumhurbaskani-erdogan-filenin-sultanlarini-kulliyede-kabul-etti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//cumhurbaskani-erdogan-filenin-sultanlarini-kulliyede-kabul-etti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/cumhurbaskani-erdogan-filenin-sultanlari-ni-kulliye-de-kabul-etti/7444/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:53:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kılıçdaroğlu: İmamoğlu siyasi tutuklu değil, kim söyledi yargıya güvenim olduğunu?</title>
			<description><![CDATA[Euronews Türkçe'ye konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu için "Siyasi tutuklu değil," dedi. YENİ Parti sorusuna ise bölünmenin CHP'ye güç kaybettireceğini belirtti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Euronews Türkçe'ye verdiği özel röportaj Ankara kulislerinde geniş yankı uyandırdı.

Kılıçdaroğlu, partisi hakkındaki sıcak gelişmelere ve Belediye Başkanları ve CHP üzerinde yürütülen yargı süreçlerine dair soruları yanıtlarken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında son derece çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

'İMAMOĞLU SİYASİ TUTUKLU DEĞİL'


Kemal Kılıçdaroğlu Ekrem İmamoğlu'nun yürüyen hukuki süreciyle ilgili yapılan tespitler oldu. Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun mevcut durumu hakkında sorulan sorulara son derece net ve keskin ifadeler kullanarak cevap verdi. Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe muhabirinin ''Yolsuzluk soruşturmasında tutuklandı ama Cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesinden ve Sayın Erdoğan'a rakip görüldüğü için...' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Şimdi kalkıp da bir kişi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemezsiniz buna. Ayrı bir şey. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır. Dedim ya gidip oy veren de benim. Aday olsun diye, Cumhurbaşkanı adayı olsun diye. Bu davalar ayrıdır. Bunlar ayrı.''
 
 

'BÖLÜNME GÜÇ KAYBINA YOL AÇACAK'


CHP lideri Kemal Kılçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası partinin bölünmesi sorusunu da şu sözlerşe değerlendirdi:

''91 milletvekilinin Yeni Parti'ye geçmesinin ardından CHP'nin "kemik oyunu" kaybedip kaybetmeyeceği sorusuna Kılıçdaroğlu, "Hayır kaybetmez," yanıtını verdi. Tabanın yerinde durup durmadığının sorulması üzerine, "Duruyor tabii," dedi. Seçmenin zaman içinde yaşananları daha iyi anlayacağını savundu.

"CHP'li CHP olarak CHP'li olarak yerinde duruyor. Altı Ok'a gidecek, mührünü basacak bu kadar basit,"

Partinin mevcut durumunun iktidar olma hedefi bakımından bir güç kaybı yaratıp yaratmadığı sorulduğunda ise Kılıçdaroğlu, bölünmenin kayba yol açacağını kabul etti:

"Bakınız parti ikiye bölündü mü? Bölündü. Bu bir kayba yol açar mı? Yol açar. Ben size doğruları söylemek zorundayım. Güç kaybı yaşar mı? Elbette yaşayacak."

Kılıçdaroğlu, seçim stratejisini konuşmak için henüz erken olduğunu, seçim ortamına girildiğinde yeniden değerlendirme yapılacağını söyledi.



Mevcut sistemde başarının yalnızca oy oranı veya milletvekili sayısıyla ölçülemeyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, "Biz yüzde 25 diyoruz, yüzde 30 diyoruz. yüzde 51 olayını gerçekleştirmediğimiz sürece hiçbir anlamı yok ki," dedi.

"Biz hâlâ sanki 1970'lerde 80'lerdeki gibi çıkaracağımız milletvekili sayısına göre partinin başarısını ölçüyoruz. Partinin başarısı artık cumhurbaşkanı adayının kazanmasıdır" ifadelerini kullandı.
 
 


Kemal Kılıçdaroğlu yargının siyasallaşması sorularına da yanıt verdi. Kılıçdaroğlu '' "Ortada siyasi bir görüş yok. Görüş farklılığı da yok ortada," diyen Kılıçdaroğlu, "Türkiye'deki bütün hukuk kitaplarına örnek dava olarak girecek bu. Pavyona götürdüler diyor, orada eğlendik de diyor. Hepsini anlatıyorlar bunlar. Ve hâkim de bunları dinliyor''
 

Mahkeme kararına yaklaşımının yargıya güven duyduğu anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise "Kim söyledi yargıya güvenimin olduğunu?" yanıtını verdi.

Genel başkanın eleştirilebileceğini ancak hakaretin kabul edilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, partiden ihraç edilen isimlere ilişkin de şöyle konuştu:

"Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenleri tuttum partiden attım. Buyurun beyler çıkın gidin mahkemede kendinizi savunun." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//kilicdaroglu-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-kim-soyledi-yargiya-guvenim-oldugunu.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//kilicdaroglu-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-kim-soyledi-yargiya-guvenim-oldugunu.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//kilicdaroglu-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-kim-soyledi-yargiya-guvenim-oldugunu_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//kilicdaroglu-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-kim-soyledi-yargiya-guvenim-oldugunu.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/kilicdaroglu-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-kim-soyledi-yargiya-guvenim-oldugunu/7441/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:04:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Beyzbol sopasıyla dövülerek öldürülmüştü: MHP&#039;li yönetici ve kardeşi tutuklandı</title>
			<description><![CDATA[İstanbul’da İlker Çakıroğlu’nun saatlerce darbedildikten sonra yaşamını yitirmesine ilişkin davada karar çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mahkeme, Fuat Çakır’ın da aralarında bulunduğu 7 sanığa 20 yıl 10’ar ay, 2 sanığa ise 8 yıl 4’er ay hapis cezası verdi.

MHP Sarıyer eski İlçe Başkan Yardımcısı Servet Satır ile kardeşi Serkan Satır hakkında hükümle birlikte tutuklama kararı verildi.

Dosyada Çakıroğlu’nun beyzbol sopasıyla dövüldüğü ve saatler sonra hastane otoparkında araçta bırakıldığı belirtildi.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Ocak 2024’te yaşamını yitiren 57 yaşındaki İlker Çakıroğlu dosyasında hükmünü açıkladı.

Mahkemenin 165 sayfalık gerekçeli kararında, Çakıroğlu’nun gece saatlerinde gittiği Karaköy’deki bir mekânda saatlerce darbedilmesinden cansız bedeninin bir hastanenin otoparkında bulunmasına kadar geçen süreç tüm ayrıntılarıyla anlatıldı.

Halk TV’den Dinçer Gökçe’nin haberine göre, davaya konu olayın geçmişi Fuat Çakır ile İlker Çakıroğlu arasında yaşanan anlaşmazlığa dayanıyor. Gerekçeli kararda, Fuat Çakır’ın, kardeşi Ayhan Çakır ile birlikte 2021’de Kalamış’ta 2 eski özel harekât polisini öldürdüğü, 30 Ocak 2024’teki olaydan önce ise uzaktan akrabası İlker Çakıroğlu’nu birkaç kez yanına çağırdığı belirtildi.

İddiaya göre Çakıroğlu, Çakır’ın adını kullanarak başka kişilerden haraç toplamakla suçlanıyordu. Çakıroğlu ise her seferinde bu suçlamayı reddederek, söz konusu kişilerin adını kendisinin değil avukatı Bülent Aybirdi’nin kullandığını söyledi.

GECE YARISI KARAKÖY’E ÇAĞRILDI

29 Ocak 2024 akşamı İlker Çakıroğlu bir kez daha telefonla arandı. Arayan Ayhan Çakır, ağabeyi Fuat Çakır’ın kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.

Çakıroğlu, saat 21.00 sıralarında Beylikdüzü’ndeki evinden ayrılarak Anadolu Yakası’na geçti. İlk olarak akrabası Nazif Çakıroğlu ile görüştü, ardından Beyoğlu Karaköy’e gitti.

Fuat Çakır’ın çağrısı üzerine Karaköy’de bulunan Gamsız Meyhane’ye geçen Çakıroğlu’nun, burada Fuat Çakır ile bir araya geldiği kaydedildi. Dosyaya göre meyhane ile binanın üst katlarında bulunan otel de Fuat Çakır’a aitti.

“ADIMIZI KULLANARAK KİMLERDEN HARAÇ ALIYORSUN”

İlker Çakıroğlu, 30 Ocak gecesi saat 01.00 sıralarında Gamsız Meyhane’ye girdi. Çakıroğlu gelmeden önce Fuat Çakır’ın çok sayıda kişiyle birlikte mekânda bulunduğu belirtildi.

Çakıroğlu, içeri girdikten kısa süre sonra Fuat Çakır’ın bulunduğu üst kata çıktı. Dosyaya yansıyan bir ifadeye göre Fuat Çakır burada Çakıroğlu’na,

“Lan y..k, sen bizim adımızı kullanarak kimlerden haraç kesiyorsun. Kimlerden haraç topluyorsun. Niye benim adımı lekeliyorsun” diyerek beyzbol sopasıyla vurmaya başladı.

İfadelere göre İlker Çakıroğlu en az yarım saat boyunca darbedildi. Olay sırasında mekânda bulunan Hamza Ünal (38), Fuat Çakır’ın bir süre sonra yorulduğunu ve elindeki sopayı Serkan Satır’a (39) verdiğini anlattı. Ünal’ın beyanına göre Serkan Satır da Çakıroğlu’nu darbetmeye devam etti.



SOPAYLA DÖVÜLDÜ, BAŞINDA BARDAK KIRILDI

Dosyada, Fuat Çakır ve Serkan Satır dışında Adnan Uçarkanat (57), Servet Satır (44), Mehmet Taşkın (48), Melih Vural (27), Menderes Çakıroğlu (38) ve Mustafa Aksayan’ın (31) da darp olayına dahil olduğu belirtildi.

Olay yerinde bulunan İlhan Yıldız’ın (41) ise darp başlamadan kısa süre önce mekândan ayrıldığı kaydedildi.

Çakıroğlu’nun kalbinde sorun bulunduğunu söylemesine rağmen darbedilmeye devam edildiği aktarıldı. Bir aşamada Fuat Çakır’ın su içtiği bardağı Çakıroğlu’nun başına vurduğu, Çakıroğlu’nun başının, Çakır’ın da elinin kanadığı belirtildi. Çakıroğlu aldığı darbelerin ardından yere yığıldı.

Gerekçeli karara yansıyan bilgilere göre, mekândaki müşterilerin yaşananları duymaması amacıyla müziğin sesi yükseltildi. Menderes Çakıroğlu’nun talimatıyla kapılar kapatılırken, olay yerindeki kişilerin cep telefonları da toplandı.

İlker Çakıroğlu’nun üzerindeki kartların alındığı, hesaplarını kontrol etmek amacıyla 2 kişinin ATM’ye gönderildiği de dosyada yer aldı.

MEYHANEYE YÜRÜYEREK GİRDİ, İKİ KİŞİNİN KOLLARINDA ÇIKTI

Çakıroğlu’na yönelik darp, gün ağarmaya yakın saatlere kadar sürdü. Saat 01.00 sıralarında mekâna kendi başına yürüyerek giren Çakıroğlu, saat 05.30 civarında iki kişinin kolları arasında dışarı çıkarıldı.

Çakıroğlu Mercedes Vito marka bir araca bindirilirken, Menderes Çakıroğlu’nun Fuat Çakır’a, “Bunu Vito’da da dövelim mi” diye sorduğu da dosyaya girdi.

Ağır şekilde darbedilen Çakıroğlu, yakındaki bir hastaneye götürülmedi. Bunun yerine Kadıköy Kızıltoprak’ta bulunan ve Çakır ailesi tarafından kumarhane olarak da işletildiği belirtilen bir kıraathaneye götürüldü.

Bu sırada Çakıroğlu’nun ellerinin bezle bağlandığı kaydedildi. Bir saatten uzun süre kıraathanede tutulan Çakıroğlu’nun burada da darbedilip darbedilmediği ise belirlenemedi.

Çakıroğlu’nun üzerindeki tişörtün değiştirildiği, ardından Fuat Çakır, Servet Satır ve beraberindekilerin 4 ayrı araçla peş peşe mekândan ayrıldığı belirtildi.

HASTANE OTOPARKINA BIRAKILDI, 12 SAAT SONRA BULUNDU

Kıraathanede bulunan Ayhan Çakır’ın 4 kişiye İlker Çakıroğlu’nu evine götürmeleri yönünde talimat verdiği kaydedildi.

Çakıroğlu’nun eniştesine ait Audi marka otomobilin direksiyonuna Melih Vural geçti. Mehmet Taşkın ön koltuğa otururken, kendinde olmadığı belirtilen İlker Çakıroğlu arka koltuğa yerleştirildi.

Aracı takip eden ikinci otomobilde ise Habip Bayramoğlu (63) ile Emrah Karaahmet (41) bulunuyordu.

İki araç Topkapı’ya ulaştığında durdu. Mehmet Taşkın’ın Çakıroğlu’nun nabzını kontrol ettiği ve nabzının atmadığını fark ettiği belirtildi. Bunun üzerine Taşkın arkadaki araca geçti.

Gruptakiler, Melih Vural’a Çakıroğlu’nu en yakın hastaneye götürmesini söyledi. Vural, saat 08.06 sıralarında Koç Üniversitesi Hastanesi’nin otoparkına girdi.

Ancak Çakıroğlu hastane personeline teslim edilmedi. Vural’ın otomobili otoparka bırakıp kaçtığı kaydedildi.

İlker Çakıroğlu’nun cansız bedeni aynı gün saat 20.43 sıralarında araç içerisinde bulundu. Yapılan incelemelerde Çakıroğlu’nun iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirlendi.



CİNAYETTEN SONRA SEVİNDİKLİ KÖYÜNDE TOPLANDILAR

Çakıroğlu’nun bulunduğu aracın hastane otoparkına bırakılmasının ardından olaya karıştığı belirtilen kişilerin Pendik’teki bir benzin istasyonunda buluştuğu kaydedildi.

Şüpheliler daha sonra Kocaeli’nin Körfez ilçesine doğru hareket etti ve Sevindikli Köyü’ndeki bir villaya gitti.

Ayhan Çakır, Menderes Çakır, Habip Bayramoğlu, Hamza Ünlü, Emrah Karaahmet ve Mustafa Aksayan’ın bu eve geldiği; daha sonra Fuat Çakır, Adnan Uçarkanat, H. Çakır ve Servet Satır’ın bir yakınının da villaya geçtiği belirtildi.

Böylece kısa süre içinde 10 kişinin aynı evde toplandığı kaydedildi. Polis operasyonları sonucunda şüphelilerin önemli bir bölümü cinayetten 2-3 ay sonra yakalandı. Firari durumda bulunan Fuat Çakır ise 8 Aralık 2024’te tutuklandı.

FUAT ÇAKIR: SATIR KARDEŞLERE OTELİ SATACAKTIM

Yargılama sürecinde sanıkların tamamına yakını haklarındaki suçlamaları reddetti.

Fuat Çakır, İlker Çakıroğlu’nu darbetmediğini savundu. Çakır ayrıca olay gecesi Servet Satır ve kardeşiyle otelin satışı için görüştüğünü söyledi.

Sanıklardan Hamza Ünlü ise olay gecesine ilişkin en ayrıntılı ifadeyi veren isimlerden biri oldu. Yargılama sonunda Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi hükmünü açıkladı.

7 SANIĞA 20 YIL 10’AR AY HAPİS

Mahkeme; Fuat Çakır, İlhan Yıldız, Mehmet Taşkın, Melih Vural, Menderes Çakıroğlu, Servet Satır ve Serkan Satır hakkında 20 yıl 10’ar ay hapis cezasına hükmetti.

Habip Bayramoğlu ile Emrah Karaahmet’e ise 8 yıl 4’er ay hapis cezası verildi.

Mahkeme ayrıca hükümle birlikte Masa Hafriyat’ın sahiplerinden MHP eski Sarıyer İlçe Başkan Yardımcısı Servet Satır ile kardeşi Serkan Satır’ın tutuklanmasına karar verdi.

Yakalanamayan Ayhan Çakır, Adnan Uçarkanat ve Mustafa Aksayan’ın dosyaları ise ayrıldı. Mahkemenin kararı istinafa taşındı.

KALAMIŞ’TA 2 ESKİ POLİSİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ DAVADA DA YARGILANMIŞLARDI

Fuat Çakır ile kardeşi Ayhan Çakır’ın isimleri daha önce de ölümlü bir olayla gündeme gelmişti.

Çakır kardeşler, 2021’de Kalamış’taki bir restoranda çıkan çatışmada Susurluk davası hükümlüsü eski özel harekât polisi Ziya Bandırmalıoğlu ile Şahin Aslan’ın ölümüne ilişkin yargılandı.

Çakır kardeşlere bu dosyada “nefsi müdafaa” gerekçesiyle 2 yıl 8’er ay hapis cezası verildiği, yaklaşık 1,5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildikleri belirtildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//beyzbol-sopasiyla-dovulerek-oldurulmustu-mhp039li-yonetici-ve-kardesi-tutuklandi.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//beyzbol-sopasiyla-dovulerek-oldurulmustu-mhp039li-yonetici-ve-kardesi-tutuklandi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//beyzbol-sopasiyla-dovulerek-oldurulmustu-mhp039li-yonetici-ve-kardesi-tutuklandi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//beyzbol-sopasiyla-dovulerek-oldurulmustu-mhp039li-yonetici-ve-kardesi-tutuklandi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/beyzbol-sopasiyla-dovulerek-oldurulmustu-mhp-li-yonetici-ve-kardesi-tutuklandi/7440/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:39:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vanlı Kara Haydar&#039;ın başını yakan görüntü</title>
			<description><![CDATA[Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar" lakabıyla tanınan Mehmet Fatih Tançalan, düğününü denetleyen polis ekiplerini korumalarıyla karşıladığı görüntüleri paylaşınca TCK 301. maddeden gözaltına alındı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[


	Van Cumhuriyet Başsavcılığı, 'Vanlı Kara Haydar' lakabıyla bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında TCK 301. maddesi gerekçesiyle adli soruşturma başlattı ve gece saatlerinde gözaltına aldı.
	Soruşturmanın odağında, Tançalan'ın düğününde emniyet mensuplarını korumaları eşliğinde karşıladığı ve sosyal medyada paylaştığı görüntüler yer alıyor.
	Tançalan'ın düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altın ve ziynet eşyalarının kaynağının tespiti için mali araştırma kararı verildi.


"Vanlı Kara Haydar” lakabıyla bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı. Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi gerekçesiyle gece saatlerinde gözaltına alınan Tançalan'ın düğününde takılan yüksek miktardaki altınlar için de mali araştırma kararı verildi.

SORUŞTURMAYI BAŞLATAN GÖRÜNTÜLER

Soruşturmanın odağında, Tançalan'ın kendi düğün merasimi sırasında kayda alınan ve sosyal medyada paylaşılan görüntüler yer aldı. Düğün alanını denetlemek amacıyla adrese gelen emniyet mensuplarını korumaları eşliğinde karşılayan ve bu anları kaydettirerek paylaşan Tançalan'ın eylemi adli makamlarca incelemeye alındı. Söz konusu paylaşım üzerine harekete geçen adli merciler, TCK’nın 301. maddesinde yer alan "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Hükümeti, yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama" suçlaması iddiasıyla soruşturma dosyasını açtı.


Vanlı Kara Haydar böyle gözaltına alındı 

DÜĞÜNDEKİ ALTINLARA MALİ MERCEK

Adli soruşturmanın yanı sıra, merasim sırasında takıldığı belirtilen yüksek miktardaki ziynet eşyası ve altınlar da inceleme kapsamına dahil edildi. Yetkili birimler, söz konusu yüksek tutarlı altın ve ziynet eşyalarının kaynağının tespiti amacıyla mali araştırma başlattı. Gözaltındaki şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.



GELİN ALTINLARIN AĞIRLIĞINDAN HAREKET EDEMEMİŞTİ

Geçtiğimiz aylarda yapılan nişanıyla da çok konuşulan Çağla Öz'ün olaylı düğünü, takı merasimiyle hafızalara kazınmıştı. Özel yapım altın kemerler ve ağır setlerle donatılan fenomen gelinin kollarına sığmayan kalın bilezikler, altın bir zincire dizilerek boynuna asılmıştı. Takılan kilolarca altının ağırlığı nedeniyle Çağla Öz'ün düğün boyunca hareket etmekte büyük güçlük çektiği anlar kameralara yansımış ve sosyal medyanın en çok tartışılan konularından biri haline gelmişti.
 


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//vanli-kara-haydar039in-basini-yakan-goruntu.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//vanli-kara-haydar039in-basini-yakan-goruntu.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//vanli-kara-haydar039in-basini-yakan-goruntu_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//vanli-kara-haydar039in-basini-yakan-goruntu.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/vanli-kara-haydar-in-basini-yakan-goruntu/7438/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:45:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Akın Gürlek açıkladı: Kaşif Kozinoğlu soruşturmasındaki firari FETÖ’cü çıktı</title>
			<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kaşif Kozinoğlu soruşturmasına ilişkin sosyal medya hesabından soruşturmaya dair detayları paylaştı. "Ulaşılabilecek her delilin izini sürüyoruz" diyen Gürlek, aranan şüphelinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında olduğunu açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevindeki şüpheli ölümü sonrasında bugün 11 kişi
hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Gürlek operasyon hakkında 'ulaşılabilecek her delilin izini
sürüyoruz' dedi. İşte Gürlek'in paylaşımı:

Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. Kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, aradan geçen zamana bakmaksızın yeniden ele alıyor; ulaşılabilecek her delilin izini sürüyoruz.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanmış, Silivri Devlet Hastanesine sevk edilmiş; hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir.

Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş; ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış; 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız dosyayı yeniden incelemiş; Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır.

Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firasi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız ve ilgili kurumlarımızla koordinasyon içerisinde; gerçeğin ortaya çıkarılması, varsa sorumluların tespit edilerek adalet önünde hesap vermelerinin sağlanması için çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. Faili meçhul cinayetlerin, şüpheli ölümlerin ve kamu vicdanında cevapsız kalan dosyaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz.
 

KAŞİF KOZİNOĞLU KİMDİR?

1955 yılında Trabzon’da doğan Kaşif Kozinoğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı’nda görev yaptı. Orta Asya, Kafkasya ve Afganistan gibi bölgelerde MİT adına çeşitli görevlerde bulundu.

Kozinoğlu, 2011 yılında Oda TV davası kapsamında tutuklandı. Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada, savunmasını yapmasına kısa süre kala 12 Kasım 2011’de yaşamını yitirdi.

Ölümünün ardından yapılan açıklamalarda Kozinoğlu’nun kalp krizi geçirdiği bildirilmişti.ÖLÜMÜNDEN

ÖNCEKİ SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEMDE

Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre önce yaptığı bir açıklamada kullandığı, “Öldürmek dahil her şeyi yaptırabilirler” sözleri de soruşturmanın yeniden gündeme gelmesinin ardından dikkat çekti.

Yeni soruşturmada Kozinoğlu’nun cezaevindeki son dönemine ilişkin ifadelerin ve kayıtların incelendiği belirtiliyor.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//akin-gurlek-acikladi-kasif-kozinoglu-sorusturmasindaki-firari-fetocu-cikti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//akin-gurlek-acikladi-kasif-kozinoglu-sorusturmasindaki-firari-fetocu-cikti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//akin-gurlek-acikladi-kasif-kozinoglu-sorusturmasindaki-firari-fetocu-cikti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//akin-gurlek-acikladi-kasif-kozinoglu-sorusturmasindaki-firari-fetocu-cikti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/akin-gurlek-acikladi-kasif-kozinoglu-sorusturmasindaki-firari-feto-cu-cikti/7435/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:49:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İktidar, Gökçeklerin elinden 5 milyar doları geri alacak</title>
			<description><![CDATA[Gazeteci Fatih Altaylı, hakkında soruşturma başlatılan ve geçtiğimiz gün ifade veren eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ilişkin Ankara’da konuşulan son kulisleri yazdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gökçek’in servetiyle ilgili duyumlarını aktaran Altaylı “Ankara dedikoduları Melih Gökçek ile ilgili “5 milyar dolardan” söz ediyordu.

Belki abartılı bir miktar, belki gerçekçi. Bilmiyorum. Türkiye’de artık milyar dolarlar çok basitmiş gibi söylenebiliyor” dedi.

Gazeteci Fatih Altaylı, Melih Gökçek soruşturmasıyla ilgili konuşulanları “İktidar kendi döneminde haksız biçimde zenginleşenlerden bu servetlerinin bir bölümünü geri almak için düğmeye bastı” diye özetledi, “Bunun toplumsal bir destek göreceği aşikar” dedi.

Altaylı şunları söyledi:

Gökçek soruşturması ile ilgili olarak Ankara’daki dedikodu rüzgarı biraz yön değiştirmişe benziyor.

“Mansur Yavaş’ı içeri atmak için önce Gökçek’e dokunacaklar” komplo teorisi şimdi yerini başka bir “teoriye” bırakmış görünüyor.

Bizim işimiz de kulağımıza geldikçe bu dedikoduları sizlere aktarmak.

Şimdi konuşulan şu: “İktidar kendi döneminde haksız biçimde zenginleşenlerden bu servetlerinin bir bölümünü geri almak için düğmeye bastı.”

Bu dedikodu doğru mudur, değil midir bilemem ama eğer doğru ise bunun toplumsal bir destek göreceği aşikar.

Normal olmayan biçimde zenginleşen kimi müteahhitlerden, mahallesini bile şaşırtan bir sınıf atlama gerçekleştiren sözde iş insanlarından, çeyrek asırlık iktidar süresinde gücün getirdiği şemsiyenin altında görevi kötüye kullanarak zenginleşen siyasetçilerden alınacak her kuruşa, toplumun önemli bir bölümünün “Elinize sağlık” diyeceğinden kimsenin kuşkusu yok.

Argo ya da mafya tabiriyle “kusturmak” olarak adlandırılan bu tür bir işlem, ister bir belediye başkanına, ister bir eski başbakana, ister bir bakana, ister yandaş tabir edilen bir iş insanına, müteahhite yapılsın, bir Allah’ın kulu da dönüp “Niye yaptınız!” demez. Bunu demek bir yana alkışlar.

Dün çok üst düzey, ciddi ciddi kişilerin ağzında dolaşan Ankara dedikoduları Melih Gökçek ile ilgili “5 milyar dolardan” söz ediyordu. Belki abartılı bir miktar, belki gerçekçi. Bilmiyorum. Türkiye’de artık milyar dolarlar çok basitmiş gibi söylenebiliyor.

Timur Soykan’ın “Gökçek’e dokunamazlar. Çok şey biliyordur. Konuşur” demesi ise bence çok geçerli değil.

Yarın Gökçek’in çevresinde onu savunacak tek kişi bile kalmaz. Gökçek zaten bir şey söyleyemez, konuşsa da sesini duyuramaz. Duyurabildiği kadarına da kimseyi inandıramaz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//iktidar-gokceklerin-elinden-5-milyar-dolari-geri-alacak.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//iktidar-gokceklerin-elinden-5-milyar-dolari-geri-alacak.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//iktidar-gokceklerin-elinden-5-milyar-dolari-geri-alacak_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//iktidar-gokceklerin-elinden-5-milyar-dolari-geri-alacak.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/iktidar-gokceklerin-elinden-5-milyar-dolari-geri-alacak/7429/</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 10:49:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şimşek’le fotoğrafları gündem olmuştu: Selman Reşitoğlu gözaltına alındı</title>
			<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında 21 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan isimlerden birinin "ihale kralı" olarak da bilinen iş insanı Selman Reşitoğlu olduğu öğrenildi. Reşitoğlu, daha önce aldığı milyarlarca liralık kamu ihaleleri ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le Londra’da çekilen fotoğraflarıyla gündeme gelmişti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında 21 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden birinin iş insanı Selman Reşitoğlu olduğu öğrenildi. “İhale kralı” olarak da bilinen Reşitoğlu, daha önce aldığı milyarlarca liralık kamu ihaleleri ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le Londra’da çekilen fotoğraflarıyla gündeme gelmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında 21 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma kararı verildi. Kararların ardından Ankara’da sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyon kapsamında şu ana kadar 14 şüphelinin gözaltına alındığı, diğer 7 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Gözaltına alınan isimlerden birinin de iş insanı Selman Reşitoğlu olduğu öğrenildi.

KAMU İHALELERİ VE LÜKS YAŞAMIYLA GÜNDEME GELMİŞTİ

Ekpet İnşaat yöneticilerinden Selman Reşitoğlu, kamuoyunun gündemine özellikle 2025 yılında gelmişti.

Reşitoğlu’nun kardeşiyle birlikte üç yıllık dönemde kamudan toplam 10,9 milyar liralık yol yapım işi aldığı basına yansımıştı.

Ekpet İnşaat’ın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen milyarlarca liralık ihalelerde öne çıkan şirketlerden biri olduğu belirtilmişti. Reşitoğlu aynı dönemde sosyal medya hesabından paylaştığı özel jet, lüks yat, pahalı otomobil ve restoran fotoğrafları nedeniyle de gündem olmuş, basında “ihale kralı” olarak anılmıştı. Haberlerin ardından Reşitoğlu’nun Instagram hesabını gizliye aldığı da basına yansımıştı.

MEHMET ŞİMŞEK’LE LONDRA’DA AYNI MASADA

Selman Reşitoğlu’nun kamuoyunda en fazla tartışılan fotoğraflarından biri ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le Londra’da aynı masada bulunduğu kare olmuştu. Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafta Selman Reşitoğlu’nun yanı sıra Mehmet Şimşek, Selman Reşitoğlu’nun amcası Abdurrahman Reşitoğlu ve iş insanı Gürkan Dölekli de yer alıyordu. Fotoğrafın gündeme gelmesinin ardından Şimşek ile Reşitoğlu ailesi arasındaki ilişki de tartışılmıştı.

ŞİMŞEK, SELMAN REŞİTOĞLU İLE ORTAKLIĞI REDDETMİŞTİ

Mehmet Şimşek, 16 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada Selman Reşitoğlu ile herhangi bir ticari ortaklığının bulunmadığını belirtmişti. Şimşek, Selman Reşitoğlu ile aynı karede yer aldığı fotoğrafların kendisinin bakanlık görevinde olmadığı Temmuz 2018-Mayıs 2023 döneminde Londra ve Batman’da çekildiğini ifade etmişti. Ancak Şimşek, Selman Reşitoğlu’nun amcası Abdurrahman Reşitoğlu ile İngiltere’de ortak şirket kurduğunu doğrulamıştı. Şimşek, söz konusu şirketin Ağustos 2021’de yalnızca Londra’da konut satın almak amacıyla kurulduğunu, şirketin bunun dışında herhangi bir ticari faaliyeti veya başka bir varlığı bulunmadığını açıklamıştı. Şimşek ayrıca Selman Reşitoğlu’yla çekilmiş fotoğraflar ve Londra’daki konut üzerinden kendisinin kamu ihaleleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmasına tepki göstermiş, bu yöndeki iddiaları reddetmişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//simsekle-fotograflari-gundem-olmustu-selman-resitoglu-gozaltina-alindi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//simsekle-fotograflari-gundem-olmustu-selman-resitoglu-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//simsekle-fotograflari-gundem-olmustu-selman-resitoglu-gozaltina-alindi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//simsekle-fotograflari-gundem-olmustu-selman-resitoglu-gozaltina-alindi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/simsek-le-fotograflari-gundem-olmustu-selman-resitoglu-gozaltina-alindi/7422/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:55:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ramazan Solmaz&#039;ın Oğlunun Bürosuna Da Baskın Yapıldı</title>
			<description><![CDATA[Vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı panel sistemleri üzerinden ele geçirip "borcunuz var", "haciz başlatıldı" mesajlarıyla usulsüz işlem yürüten avukatlık bürolarına yönelik dev bir operasyon başlatıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı panel sistemleri üzerinden ele geçirip "borcunuz var", "haciz başlatıldı" mesajlarıyla usulsüz işlem yürüten avukatlık bürolarına yönelik dev bir operasyon başlatıldı. İstanbul merkezli yürütülen soruşturmada 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilirken, incelemeye alınan 39 büroluk listede Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ramazan Solmaz'ın oğluna ait hukuk bürosunun da yer aldığı öğrenildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, hiçbir hukuki bağı bulunmayan vatandaşların kişisel verilerine yasa dışı sistemler aracılığıyla ulaşarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız" veya "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" şeklinde mesajlar gönderen hukuk bürolarına yönelik adli sürecin detaylarını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi.

"HUKUKBİS-ASİSTBİS" SİSTEMİ MERCEK ALTINDA

Soruşturmanın önceki safhalarında şüpheliler Barış Sakızlı, Abdurrahman Kayseri ve firari zafer Çam’dan elde edilen dijital materyallerin teknik incelemesi tamamlandı. Yapılan tespitlerde; İstanbul’da faaliyet gösteren çok sayıda avukatlık bürosuna ait panel erişim kayıtları, kullanıcı bilgileri, Google Authenticator doğrulama kodları, AnyDesk ve TeamViewer gibi uzaktan bağlantı programı izleri ile toplu Excel ve Word dosyaları ele geçirildi. Yasa dışı panellerin avukatlık bürolarındaki bilgisayarlara uzaktan erişim yazılımlarıyla kurulduğu, sisteme girişlerde doğrulama uygulamalarının kullanıldığı ve hesapların büro içerisinden aktif şekilde yönetildiği belirlendi.

KİŞİSEL VERİLERİN TAMAMINA ERİŞMİŞLER

İncelemeye alınan yasa dışı panel sistemlerinde vatandaşların en mahrem bilgilerine erişim sağlayan geniş bir modül yapısı tespit edildi. Sistemde şu sorgulamaların yapılabildiği anlaşıldı:


	Vatandaş, kimlik, aile ve yerleşim yeri sorgulama
	SGK kayıtları ve çalışan bilgisi sorgulama
	GSM numarasından kişi, kimlik bilgisinden telefon numarası tespiti
	Tapu kayıtları, mükellef ve ada-parsel sorgulama


Soruşturma kapsamında panellerin satışı ve kurulumunu sağlayan isimlerin yanı sıra, erişim ücretlerinin aktarıldığı Fatih Aslan, Muhammed Sefa Bircan, Talha Çorapçıoğlu, Kaya Aslan, Kurtuluş Hüneroğlu ve Ali Çorapçıoğlu adına kayıtlı banka hesaplarındaki para transferleri de delil dosyasına girdi.

SOLMAZ'IN OĞLUNUN BÜROSU DA LİSTEDE

Elde edilen dijital ve mali deliller doğrultusunda İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararıyla 31 avukatlık bürosunda arama, el koyma ve dijital inceleme tedbirleri uygulanmaya başlandı. İnceleme kararı verilen bürolar arasında 21. sırada Solmaz Partners da yer aldı. Büronun avukatı Ali Faruk Solmaz’ın, HSK’nın Kasım 2025 kararnamesiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı’na atanan Ramazan Solmaz’ın oğlu olduğu öğrenildi.

İŞTE İNCELEME YAPILAN HUKUK BÜROLARI;

Arama ve el koyma kararı çıkarılan avukatlık bürolarının tam listesi şu şekilde:


	Akıncı Hukuk Bürosu
	Akpolat & Koç Avukatlık Bürosu
	Alaçal Hukuk Bürosu
	Altınova Hukuk Bürosu
	Anka Hukuk & Danışmanlık
	Ateş Hukuk Bürosu
	Aysel Eroğlu Hukuk Bürosu
	Basri Hukuk Bürosu
	Coşkun-Yıldız-Uzun-Kurt Avukatlık Ortaklığı/ Portal Hukuk Bürosu
	Demir Hukuk Bürosu
	Denge Hukuk Bürosu
	Doğuş Hukuk Bürosu
	Doruk Hukuk Bürosu
	Erol Ögünç Hukuk Bürosu
	Fatih Ekrem Ekinci Hukuk Bürosu
	Kaçmaz Hukuk Bürosu
	Kulaklı Legal Hukuk Bürosu
	Özbağ & Şentürk Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
	Proaktif Hukuk Bürosu
	Sercan Hukuk Bürosu
	Solmaz Partners Hukuk Bürosu
	Söylemez & Koç Hukuk Bürosu
	Ufuk Özkan Göker Hukuk Bürosu
	Uluca Avukatlık Ortaklığı
	Universal Hukuk Law & Consultancy
	Yağmur Hukuk Bürosu
	Yıldırır Hukuk Bürosu
	Yıldız Avukatlık ve Danışmanlık
	Yılkar Hukuk Bürosu
	MCD Hukuk Bürosu
	MSD Hukuk Bürosu

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yargitay-cumhuriyet-savcisi-ramazan-solmaz039in-oglunun-burosuna-da-baskin-yapildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yargitay-cumhuriyet-savcisi-ramazan-solmaz039in-oglunun-burosuna-da-baskin-yapildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yargitay-cumhuriyet-savcisi-ramazan-solmaz039in-oglunun-burosuna-da-baskin-yapildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yargitay-cumhuriyet-savcisi-ramazan-solmaz039in-oglunun-burosuna-da-baskin-yapildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/yargitay-cumhuriyet-savcisi-ramazan-solmaz-in-oglunun-burosuna-da-baskin-yapildi/7417/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 07:10:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fatih Altaylı’dan bomba Melih Gökçek kulisi! 5 Milyar Dolar ....</title>
			<description><![CDATA[Gazeteci Fatih Altaylı, hakkında soruşturma başlatılan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le ilgili Ankara kulislerinde yeni bir iddianın konuşulduğunu yazdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fatih Altaylı, “Kustururlar, kimse üzülmez” başlıklı yazısında Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili Ankara’da konuşulan kulisleri gündeme taşıdı.

Altaylı, daha önce dile getirilen “Mansur Yavaş’ı içeri atmak için önce Gökçek’e dokunacaklar” şeklindeki teorinin geri planda kaldığını belirterek, bu kez farklı bir iddianın konuşulduğunu yazdı.

“İKTİDAR DÜĞMEYE BASTI” İDDİASI
Altaylı’nın aktardığı kulise göre Ankara’da, iktidarın kendi döneminde haksız biçimde zenginleştiği öne sürülen bazı isimlerden servetlerinin bir bölümünü geri almak amacıyla harekete geçtiği iddiası konuşuluyor.

Altaylı'nın "Kustururlar, kimse üzülmez" başlıklı yazısı şöyle:

"Gökçek soruşturması ile ilgili olarak Ankara’daki dedikodu rüzgârı biraz yön değiştirmişe benziyor.

“Mansur Yavaş’ı içeri atmak için önce Gökçek’e dokunacaklar” komplo teorisi şimdi yerini başka bir “teoriye” bırakmış görünüyor.

Bizim işimiz de kulağımıza geldikçe bu dedikoduları sizlere aktarmak.

Şimdi konuşulan şu: “İktidar kendi döneminde haksız biçimde zenginleşenlerden bu servetlerinin bir bölümünü geri almak için düğmeye bastı.”

Bu dedikodu doğru mudur, değil midir bilemem ama eğer doğru ise bunun toplumsal bir destek göreceği aşikar.

Normal olmayan biçimde zenginleşen kimi müteahhitlerden, mahallesini bile şaşırtan bir sınıf atlama gerçekleştiren sözde iş insanlarından, çeyrek asırlık iktidar süresinde gücün getirdiği şemsiyenin altında görevi kötüye kullanarak zenginleşen siyasetçilerden alınacak her kuruşa, toplumun önemli bir bölümünün “Elinize sağlık” diyeceğinden kimsenin kuşkusu yok.

Argo ya da mafya tabiriyle “kusturmak” olarak adlandırılan bu tür bir işlem, ister bir belediye başkanına, ister bir eski başbakana, ister bir bakana, ister yandaş tabir edilen bir iş insanına, müteahhite yapılsın, bir Allah’ın kulu da dönüp “Niye yaptınız!” demez. Bunu demek bir yana alkışlar.

Dün çok üst düzey, ciddi ciddi kişilerin ağzında dolaşan Ankara dedikoduları Melih Gökçek ile ilgili “5 milyar dolardan” söz ediyordu.

Belki abartılı bir miktar, belki gerçekçi. Bilmiyorum. Türkiye’de artık milyar dolarlar çok basitmiş gibi söylenebiliyor.

Timur Soykan’ın “Gökçek’e dokunamazlar. Çok şey biliyordur. Konuşur” demesi ise bence çok geçerli değil.

Yarın Gökçek’in çevresinde onu savunacak tek kişi bile kalmaz. Gökçek zaten bir şey söyleyemez, konuşsa da sesini duyuramaz. Duyurabildiği kadarına da kimseyi inandıramaz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//fatih-altaylidan-bomba-melih-gokcek-kulisi-5-milyar-dolar-.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//fatih-altaylidan-bomba-melih-gokcek-kulisi-5-milyar-dolar-.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//fatih-altaylidan-bomba-melih-gokcek-kulisi-5-milyar-dolar-_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//fatih-altaylidan-bomba-melih-gokcek-kulisi-5-milyar-dolar-.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/fatih-altayli-dan-bomba-melih-gokcek-kulisi-5-milyar-dolar/7414/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 21:21:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Acun Ilıcalı&#039;ya 100 milyon dolarlık dava şoku!</title>
			<description><![CDATA[Survivor Yunanistan yarışmasında tekne kazası sonucu bacağını kaybeden Stavros Floros, aralarında Acun Ilıcalı ve yapım şirketlerinin de bulunduğu taraflara 100 milyon dolarlık tazminat davası açtı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Survivor Yunanistan yarışmacısı Stavros Floros, geçtiğimiz mayıs ayında Dominik Cumhuriyeti'nde program çekimleri sırasında geçirdiği kazanın ardından yapımcıları dava etti.

22 yaşındaki Floros, açık denizde zıpkınla balık avladığı sırada bir tur teknesinin pervanesinin çarpması sonucu bacağını kaybetti.

Yarışmacı, yapımcıların gerekli güvenlik önlemlerini almadığını öne sürerek 100 milyon dolarlık tazminat talebinde bulundu.

AÇIK DENİZDE KORKUNÇ KAZA

İngiltere merkezli Ladible adlı internet sitesinde yer alan habere göre; Stavros Floros, yarışmacıların ücra bir adada hayatta kalmaya çalışarak büyük para ödülünü kazanmak için mücadele ettiği Survivor Yunanistan'ın 13. sezonunda yer aldı.

Ancak geçtiğimiz mayıs ayında Dominik Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilen çekimler sırasında korkunç bir kaza yaşandı.

22 yaşındaki Floros, açık denizde zıpkınla balık avladığı sırada bir tur teknesinin pervanesinin çarpması sonucu ağır şekilde yaralandı ve bacağını kaybetti.



YAPIMCILARI İHMALLE SUÇLADI

People'ın ulaştığı mahkeme belgelerine göre Floros, programın yapımcılarını ihmalle suçladı.

Yarışmacı, program formatının Dominik Cumhuriyeti'nin Bayahibe bölgesi yakınlarında turist teknelerinin yoğun olarak kullandığı açık sularda zıpkınla balık avlamayı gerektirdiğini öne sürdü.

Floros'a göre bu durum yarışmacıları ciddi bir güvenlik riskiyle karşı karşıya bıraktı.

“GEREKLİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMADI” İDDİASI

Floros ayrıca aynı bölgede daha önce ramak kala olaylar yaşandığını ve hatta aynı sularda ölümcül bir kazanın meydana geldiğini iddia etti.

Tüm bunlara rağmen çekimler sırasında güvenlik tekneleri, gözetmenler, korumalı alanlar ve yeterli uyarı işaretlerinin bulunmadığını öne süren Floros, yaşadığı kazanın önlenebilir olduğunu savundu.

Survivor yarışmacısının kaza davasında 100 milyon doları aşan tazminat talebi

Dominik Cumhuriyeti’nde çekimleri gerçekleştirilen Survivor programında yaşanan ve bir yarışmacının bacağını kaybetmesine yol açan kazayla ilgili dava açıldı. 3 Eylül Perşembe günü açılan davada, 100 milyon doların üzerinde maddi ve cezai tazminat talep ediliyor.

Davada, yarışmacının yaşadığı “geçmişte ve gelecekteki fiziksel acı ve ıstırap, ruhsal sıkıntı ve yaşamdan keyif alma kapasitesinin kaybı” nedeniyle tazminat istendi.

AcunMedya ve Skai TV, davada sanık olarak gösterildi.

AcunMedya, olayla ilgili Toronto Sun gazetesine yaptığı açıklamada, kazanın çekimlere verilen bir ara sırasında meydana geldiğini belirtti.

Şirket açıklamasında, daha önce Dominik Cumhuriyeti’nde bir Survivoryarışmacısının karıştığı ciddi kazayla ilgili kamuoyuna yapılan ilk açıklamanın ardından, olayın koşullarına ilişkin detayların netleştirilmesinin gerekli görüldüğü ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Dominik Cumhuriyeti’nde bir Survivor yarışmacısının karıştığı ciddi kazayla ilgili yaptığımız ilk açıklamanın ardından, kamuoyuna ve her şeyden önce yarışmacının kendisine karşı duyduğumuz sorumluluk gereği, olayın meydana geldiği koşulları tam olarak açıklığa kavuşturmayı gerekli görüyoruz.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//acun-Ilicali039ya-100-milyon-dolarlik-dava-soku.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//acun-Ilicali039ya-100-milyon-dolarlik-dava-soku.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//acun-Ilicali039ya-100-milyon-dolarlik-dava-soku_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//acun-Ilicali039ya-100-milyon-dolarlik-dava-soku.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/acun-ilicali-ya-100-milyon-dolarlik-dava-soku/7413/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 21:20:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Müge Anlı’nın eşi Şinasi Yüzbaşıoğlu neden görevden alındı? Yasa dışı bahis iddiası</title>
			<description><![CDATA[Müge Anlı’nın eşi Şinasi Yüzbaşıoğlu’nun görev değişikliğinin ardından, yasa dışı bahis soruşturmasında adının geçtiği iddiası gündeme geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Müge Anlı’nın eşi Şinasi Yüzbaşıoğlu Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevinden alınmış, ataması da yapılmamıştı. Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan kaleme aldığı yazıda yasa dışı bahis soruşturmasında itirafçı olan şüphelinin “ünlü bir televizyoncunun güvenlik bürokrasisinde görevli eşinin” adını verdiğini yazdı.

111


İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 18 ilçe ve 8 şubeyi kapsayan yeni görevlendirmelerde dikkat çeken isimlerden biri, televizyon programcısı Müge Anlı’nın eşi Emniyet Müdürü Şinasi Yüzbaşıoğlu olmuştu.

211


Daha önce Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü yapan Yüzbaşıoğlu, 15 Mayıs 2026’da Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atanmıştı.
Son görevlendirme listesinde ise Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne 3. Sınıf Emniyet Müdürü Can Coşkun getirildi. Fakat, Yüzbaşıoğlu’nun yeni görevi kamuoyuna açıklanmadı.

311


Bu gelişmenin ardından Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan’ın 4 Eylül tarihli “Ünlü müdürün şüpheli işleri” başlıklı yazısında öne sürülenler dikkat çekti.

411


Pehlivan, yılın başında İstanbul’da düzenlenen bir yasa dışı bahis operasyonunda iki kişinin tutuklandığını ve şüphelilerin hesaplarındaki 3 milyar liraya el konulduğunu söyledi.

511


Pehlivan’ın aktardığı iddiaya göre, tutuklanan şüphelilerden biri daha sonra itirafçı oldu ve savcılığa bazı isimler verdi. Bu isimler arasında güvenlik bürokrasisinde görev yapan üst düzey emniyet müdürlerinin de bulunduğunu öne süren Pehlivan şöyle yazdı:

611


"Fecaat olan şu ki yasadışı bahis şüphelisinin işaret ettiği kişiler arasında güvenlik bürokrasisindeki bazı üst düzey müdürler de varmış. Ve evet, doğru tahmin ettiniz, bizim ünlü televizyoncunun eşi de onlar arasındaymış."

711


Pehlivan, söz konusu ifadelerin ardından herhangi bir adli işlem yapılıp yapılmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını ifade etti.

811


"İtirafçının dediklerine mi itibar edilmedi, başka bir şey mi oldu, bilmiyorum. Bildiğim, ünlü televizyoncunun eşinin pasif bir göreve atandığı."

911


Pehlivan yazısında isim vermese de yazıda tarif ettiği kişinin özellikleri, Müge Anlı’nın eşi Şinasi Yüzbaşıoğlu’nun görev değişikliğiyle örtüşüyor.

1011


Yüzbaşıoğlu, Mayıs ayında getirildiği Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevinde yaklaşık üç buçuk ay kaldı. Eylül ayındaki yeni görevlendirmede yerine Can Coşkun atanırken, Yüzbaşıoğlu’nun hangi göreve getirildiğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.






Kaynak-https://www.yenicaggazetesi.com/muge-anlinin-esi-sinasi-yuzbasioglu-neden-gorevden-alindi-yasa-disi-bahis-iddiasi-1068445h.htm?page=11
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muge-anlinin-esi-sinasi-yuzbasioglu-neden-gorevden-alindi-yasa-disi-bahis-iddiasi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muge-anlinin-esi-sinasi-yuzbasioglu-neden-gorevden-alindi-yasa-disi-bahis-iddiasi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muge-anlinin-esi-sinasi-yuzbasioglu-neden-gorevden-alindi-yasa-disi-bahis-iddiasi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muge-anlinin-esi-sinasi-yuzbasioglu-neden-gorevden-alindi-yasa-disi-bahis-iddiasi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/muge-anli-nin-esi-sinasi-yuzbasioglu-neden-gorevden-alindi-yasa-disi-bahis-iddiasi/7412/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 20:58:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hisse düştü, zirve gitti! 7 yıl sonra milyarderler listesine döndü</title>
			<description><![CDATA[Borsa son 3 yılda kimini milyarder yaptı kimini listeden sildi. Sasa ve Tera'daki sert düşüşlerle servetler erirken, Astor'un patronu Feridun Geçgel zirve yarışına katıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Borsa son 3 yılda kimini milyarder yaptı kimini listeden sildi. Sasa ve Tera'daki sert düşüşlerle servetler erirken, Astor'un patronu Feridun Geçgel zirve yarışına katıldı.

Borsa İstanbul’daki sert hareketler, milyarderler listesindeki dengeleri de değiştirdi. Son yıllarda halka açık şirketlerin olağanüstü değer kazanmasıyla zirveye tırmanan bazı isimler, hisselerdeki sert düzeltmelerle gerilerken boşalan koltukları yeni milyarderler ve listeye geri dönen iş insanları doldurdu.

Forbes’un 3 Eylül’de güncellenen gerçek zamanlı milyarderler listesine göre, bu değişimin en çarpıcı örneklerinden biri SASA’da yaşandı.

Hissenin 7 Haziran 2023’te zirveye çıkmasının ardından yüzde 73 değer kaybetmesi, 2023’te 5.3 milyar dolarlık servetiyle listenin zirvesinde yer alan İbrahim Erdemoğlu’nu da aşağı çekti.

Serveti 1 milyar dolara kadar gerileyen Erdemoğlu, 28’inci sıraya indi. Üç yıl içinde servetinden 4.3 milyar doların üzerinde kayıp yaşandı.

LİSTE DIŞI KALDILAR

Sözü'den mehtap Özcan Ertürk'ün haberine göre Tera Yatırım’ın sahipleri Tezmen Ailesi de borsadaki dalgalanmanın etkisini yaşayan isimler arasında yer aldı.

TERA hisselerindeki hızlı yükseliş, Tera Holding’in kurucusu Emre Tezmen’i 1.3 milyar dolarla, onursal başkan Oğuz Tezmen’i ise 1.1 milyar dolarlık servetle milyarderler listesine taşımıştı.

Ancak son altı ayda hisselerde yaşanan yüzde 28.6’lık düşüşün ardından iki isim de milyar dolar sınırının altına inerek liste dışı kaldı.

Borsadaki yükselişten en fazla yararlanan isimlerden biri ise Astor Enerji’nin patronu Feridun Geçgel oldu.

2023’te 12.50 liradan halka arz edilen Astor hisselerinin 300 lira seviyelerine yükselmesiyle Geçgel’in serveti 4 milyar dolara ulaştı.

Yüzde 2 bin 192’yi bulan getiriyle Geçgel, Erman Ilıcak’ı geride bırakarak listenin üçüncü sırasına kadar yükseldi.

7 yıl sonra milyarderler listesine döndü

BİM'in kurucu ortağı ve eski CEO’su Mustafa Latif Topbaş, 2018 ile 2025 yılları arasında yer alamadığı milyarderler listesine 2025 yılında 1.2 milyar dolarla geri döndü ve güncel servetini 1.3 milyar dolara taşıyarak 24'üncü sırayı aldı.

Kardeşi Ahmet Afif Topbaş da 2025’te 1.1 milyar dolarla listeye girerek güncelde 1.2 milyar dolarla 25'inci sırada yer alıyor.

Türkerler Holding’in kurucusu Kazım Türker, şehir hastaneleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının gücüyle 2025 yılında listeye 1.4 milyar dolarla girdi; şu anda 1.2 milyar dolarlık servetiyle 27’nci sırada yer alıyor.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hisse-dustu-zirve-gitti-7-yil-sonra-milyarderler-listesine-dondu.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hisse-dustu-zirve-gitti-7-yil-sonra-milyarderler-listesine-dondu.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hisse-dustu-zirve-gitti-7-yil-sonra-milyarderler-listesine-dondu_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hisse-dustu-zirve-gitti-7-yil-sonra-milyarderler-listesine-dondu.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/hisse-dustu-zirve-gitti-7-yil-sonra-milyarderler-listesine-dondu/7409/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:28:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özelleştirme ihalesinden tanıdık çıktı</title>
			<description><![CDATA[Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İstanbul ve Ankara’da toplam 19 bin 566 metrekarelik 8 kamu taşınmazını 1 milyar 483 milyon 800 bin TL bedelle sattı. Satış kararları Cumhurbaşkanı imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamu taşınmazlarının özelleştirilerek peş keş çekilmesine tam gaz devam ediliyor. Kamu taşınmazlarının özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), İstanbul ve Ankara’da toplam 19 bin 566 metrekarelik 8 taşınmazı 1 milyar 483 milyon 800 bin TL’ye sattı. Ankara’nın Çankaya ilçesi Kavaklıdere Mahallesi’ndeki Tunus Caddesinde bulunan Maliye Hazinesi adına kayıtlı 501 metrekarelik taşınmazın satış ihalesi ise yine tanıdığa gitti.

HER İHALEDE ONUN ADI VAR

155 milyon TL’ye özelleştirilen taşınmazı, 2018 genel seçimlerinde AKP’den milletvekili aday adayı olan Mehmet Kaya’nın sahibi olduğu Carpartner şirketi aldı. Carpartner şirketi kamunun araç kiralama ihalelerinin abonesi olarak biliniyor. Şirket, daha önce TÜİK’in araç kiralama ihalesini 32.9 milyon TL’ye, Kamu İhale Kurumunun araç kiralama ihalesini ise 17.3 milyon TL’ye almıştı. Mehmet Kaya’nın ortağı olduğu Kayatur Filo Kira lama Anonim Şirketi de dönemin RTÜK Başkanı, şu an Türk Telekom CEO’su olan Ebubekir Şahin’in makam aracına koruma sağlamak amacıyla bir yıllık kiralık araç ihalesini 1 milyon 44 bin TL bedelle kazanmıştı.

Aynı şirket MEB’in bir yıllık araç kirala ma ihalesini 55.2 milyon TL’ye almıştı. Ayrıca, Ankara Mamak’taki 1387 metrekarelik taşınmazların 118.8 milyon TL’ye Arslanlar İnşaat’a satışı onaylandı.

TAŞINMAZ SATIŞI

Kemerburgaz’daki toplam 17 bin 678 metrekarelik beş taşın maz, 1 milyar 210 milyon TL’ye Cey Holding bünyesindeki Ceynak Lojistik’e satıldı. İkinci en yüksek teklifi ise İBB soruşturmasında tutuklandıktan sonra itirafçı olan Ahmet Sarı’nın sahibi olduğu Sarılar İnşaat verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ozellestirme-ihalesinden-tanidik-cikti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ozellestirme-ihalesinden-tanidik-cikti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ozellestirme-ihalesinden-tanidik-cikti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ozellestirme-ihalesinden-tanidik-cikti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/ozellestirme-ihalesinden-tanidik-cikti/7407/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:21:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Baydöner&#039;e şok ceza: 505 bin müşterinin verisi çalındı!</title>
			<description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), 505 bin 337 müşteriye ait kişisel verilerin ele geçirildiği siber saldırı nedeniyle Baydöner'e toplam 1 milyon lira idari para cezası verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İncelemede, şirketin sistemlerinde saldırıyı tespit edecek yeterli alarm mekanizmasının bulunmadığı ve çalışanlara yönelik veri güvenliği eğitimlerinin yetersiz kaldığı belirtildi.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, zincir restoran markası Baydöner'de yaşanan geniş çaplı veri ihlaline ilişkin incelemesini tamamladı.

Bir çalışana ait kullanıcı adı ve şifrelerin hackerların eline geçmesiyle şirket sistemlerine erişim sağlandığı, saldırı sonucunda yüz binlerce müşterinin kişisel bilgilerinin ele geçirildiği tespit edildi.

Siber saldırıda toplam 505 bin 337 müşterinin ad-soyad, cinsiyet, e-posta adresi, telefon numarası ve yaşadığı şehir bilgilerinin ele geçirildiği belirlendi.

ŞİRKET YÖNETİCİSİNE MESAJ ATTILAR

Sisteme erişim sağlayan hackerların bir süre sonra şirket yöneticilerinden birinin telefonuna mesaj göndererek Baydöner'e ait bazı verilerin ellerinde bulunduğunu bildirdiği öğrenildi.

Bunun üzerine Baydöner tarafından veri ihlali KVKK'ye bildirildi ve kurum tarafından olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Yapılan inceleme sonucunda şirketin kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması için gerekli teknik ve idari tedbirleri yeterince almadığı sonucuna varıldı.

KVKK, veri güvenliğine ilişkin gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle şirkete 800 bin lira idari para cezası verdi.

Veri ihlalinden etkilenen kişilere gerekli bildirimin yapılmaması nedeniyle ise ayrıca 200 bin lira ceza uygulandı.

Böylece Baydöner'e kesilen toplam idari para cezası 1 milyon liraya ulaştı.

SALDIRIYI TESPİT EDECEK ALARM SİSTEMİ YOKTU

KVKK kararında, hackerların şirket sistemine giriş yaptığı sırada olağan dışı hareketleri tespit ederek yetkilileri uyaracak bir alarm mekanizmasının bulunmadığına dikkat çekildi.

Bu durumun, veri sorumlusunun sistemlerin takibi ve kontrolü konusunda eksiklik yaşadığını ortaya koyduğu değerlendirildi.

Kurum ayrıca kişisel verilerin korunması konusunda çalışanlara yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarına yeterli özenin gösterilmediği kanaatine vardı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//baydoner039e-sok-ceza-505-bin-musterinin-verisi-calindi.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//baydoner039e-sok-ceza-505-bin-musterinin-verisi-calindi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//baydoner039e-sok-ceza-505-bin-musterinin-verisi-calindi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//baydoner039e-sok-ceza-505-bin-musterinin-verisi-calindi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/baydoner-e-sok-ceza-505-bin-musterinin-verisi-calindi/7406/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:15:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alihan Kuriş suç örgütünün mali yapılanmasına darbe: MASAK raporları sonrası 5 şirkete el koyma kararı</title>
			<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen geniş çaplı soruşturmada örgütün mali ayağına ağır darbe indirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemeler sonucunda, şüpheli İrfan Yılmaz adına kayıtlı kimya, makine ve polimer sektöründeki 5 dev şirkete el konulurken, Yılmaz hakkında 3 ayrı ağır suçtan gözaltı kararı verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alihan Kuriş suç örgütünün finans ve para trafiğini mercek altına alan MASAK raporları doğrultusunda, suç gelirlerinin aklandığı belirlenen şirketler tek tek deşifre edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla şüpheli İrfan Yılmaz adına kayıtlı şu 5 şirkete el koyma kararı uygulandı:


	Yılmaz Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
	Yılkim Kimya Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
	Erimer Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
	MİE Girişimcilik ve Makine Anonim Şirketi
	Astra Polimer Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi


İRFAN YILMAZ HAKKINDA 3 AYRI SUÇTAN GÖZALTI KARARI

Yürütülen mali ve adli tahkikat kapsamında şüpheli İrfan Yılmaz hakkında yakalama ve gözaltı talimatı verildi. Şüphelinin üzerine atılı suçlamalar dosyada şu şekilde yer aldı:


	Suç örgütüne üye olma
	Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
	Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama (Kara para aklama)


MALİ YAPILANMA ÇOK YÖNLÜ MERCEK ALTINDA

Başsavcılık kaynakları; Alihan Kuriş suç örgütünün örgütsel faaliyetlerinin, tüm mali yapılanmasının ve suçtan elde edilen kara para trafiğinin eksiksiz şekilde ortaya çıkarılması amacıyla soruşturmanın titizlikle ve derinleştirilerek devam ettiğini bildirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-suc-orgutunun-mali-yapilanmasina-darbe-masak-raporlari-sonrasi-5-sirkete-el-koyma-karari.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-suc-orgutunun-mali-yapilanmasina-darbe-masak-raporlari-sonrasi-5-sirkete-el-koyma-karari.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-suc-orgutunun-mali-yapilanmasina-darbe-masak-raporlari-sonrasi-5-sirkete-el-koyma-karari_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-suc-orgutunun-mali-yapilanmasina-darbe-masak-raporlari-sonrasi-5-sirkete-el-koyma-karari.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/alihan-kuris-suc-orgutunun-mali-yapilanmasina-darbe-masak-raporlari-sonrasi-5-sirkete-el-koyma-karari/7404/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 08:58:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>2006’DAN 2026’YA ÖZELLEŞTİRMELER İLE KURULAN İMPARATORLUK : CEY HOLDİNG</title>
			<description><![CDATA[Gazeteci Celal Eren Çelik kendi internet sitesinden CEY HOLDİNG ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de AKP iktidarının 2002 yılından beri kamu kaynaklarını adeta yok bahasına özelleştirdiği süreç halen devam ederken,son olarak 28 Ağustos gecesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın Ankara ve İstanbul’daki bazı taşınmazların satışına ilişkin kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Son özelleştirmede karşımıza çıkan bir firmanın ismi ise AKP döneminde özellikle liman-serbest bölge özelleştirmelerinin müdavimi haline gelerek kamu kaynaklarının özelleştirilmesi sonrası bu özelleştirmelerden satın aldığı liman-serbest bölge gibi alanlarla dev bir imparatorluğa dönüşen CEY HOLDİNG bünyesindeki Ceynak Lojistik ve Ticaret A.Ş oldu.

CEY Holding özelleştirmeleri, grubun son 20 yıldaki büyüme hikâyesinin en dikkat çekici başlıklarından birini oluşturuyor. HABER ALTERNATİF; Samsun ve Tekirdağ limanlarından Taşucu’na, serbest bölgelerden Kemerburgaz’daki kamu taşınmazlarına uzanan bu zinciri resmi ihale kararları, özelleştirme belgeleri ve imar kayıtları üzerinden araştırdı.

CEY HOLDİNG’İN ÖZELLEŞTİRMELERLE BÜYÜYEN “İMPARATORLUĞU”

Türkiye’nin son 20 yılı yalnızca büyük kamu şirketlerinin özelleştirilmesine sahne olmadı. Limanların işletme haklarından serbest bölgelere, sanayi imarlı dev arazilerden İstanbul’un hızla değerlenen bölgelerindeki kamu taşınmazlarına uzanan başka bir özelleştirme hattı da sessiz biçimde oluştu.

Bu hattın dikkat çekici aktörlerinden biri CEY HOLDİNG ve bu holdingin “Amiral Gemisi” konumunda olan şirketi CEYNAK LOJİSTİK VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ.

Grubun kamu varlıklarıyla kesişen büyüme hikâyesi incelendiğinde 2008’de Samsun Limanı ile başlayan zincirin; Mersin Serbest Bölgesi, Tekirdağ Limanı, Taşucu Limanı ve geri sahasındaki 714 bin metrekarelik sanayi arazisi, Denizli Serbest Bölgesi ve son olarak İstanbul Kemerburgaz’daki kamu taşınmazlarına kadar uzandığı görülüyor.


HABER ALTERNATİF ÖZEL İNFOGRAFİK | CEY Holding’in 2006–2026 arasında özelleştirme ihaleleri ve kamu varlıklarının devriyle liman, lojistik, serbest bölge ve gayrimenkul alanlarında oluşturduğu ekonomik ekosistemin kronolojik haritası.


HABER ALTERNATİF’in kamu kayıtları, Özelleştirme İdaresi belgeleri, TBMM raporları, Resmî Gazete kararları ve şirket açıklamaları üzerinden yaptığı inceleme ise bu büyümenin yalnızca “şirket ihaleye girdi ve kamu varlığı satın aldı” cümlesiyle açıklanamayacağını gösteriyor.

Çünkü bazı işlemlerde satılan şey yalnızca mevcut bir işletme değil.Liman işletme hakkı, yüz binlerce metrekare arazi, yapı ve tesisler, serbest bölge işletme yetkileri ve daha sonra yapılan kapasite artırımları aynı ekonomik ekosistemin parçaları haline geliyor.

 

2008: TÜM BU “EKOSİSTEM ZİNCİRİ” SAMSUN LİMANI İLE BAŞLADI

CEY Holding özelleştirmeleri zincirinin ilk büyük halkası ve holding için “Kırılma noktası” yahut “Sıçrama eşiği”  biri Samsun Limanı oldu.

CEY Grubu’nun büyük kamu özelleştirmeleriyle kesişen yükselişindeki ilk önemli kırılma Samsun Limanı oldu.TCDD’ye ait Samsun Limanı’nın 36 yıllık işletme hakkı için yapılan ihalede Ceynak Lojistik 125 milyon 200 bin dolar ile en yüksek teklifi verdi.Devir 31 Mart 2010’da tamamlandı.

Böylece Karadeniz’in önemli ticaret kapılarından biri CEY Grubu’nun liman portföyüne girmiş oldu.Bu işlem grubun sonraki yıllarda izleyeceği büyüme modelinin de başlangıcıydı:Liman + lojistik terminal + geri saha + serbest bölge bağlantısı.

CEY, ilerleyen yıllarda Samsun Limanı’na önemli yatırımlar yaptı ve kapasitesini büyüttü.

Fakat Samsun yalnızca başlangıçtı.

2017: MERSİN SERBEST BÖLGESİ’NDE İMTİYAZLI HİSSE

Bir sonraki “Cey Holding” imzalı önemli kamu varlığı devri 2017’de gerçekleşti.

Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi AŞ’deki —MESBAŞ— yüzde 21,26 oranındaki A Grubu imtiyazlı hissesi, Ceynak Lojistik ve Ceyport Terminal Lojistik ortaklığındaki CEY Ortak Girişim Grubu’na satıldı.

Bedel 25 milyon 800 bin TL’ydi…

TBMM KİT raporları da bu satışı açık biçimde kayda geçiriyor.

CEY HOLDİNG böylece yalnız liman işletmeciliğinde değil, Türkiye’nin önemli serbest bölgelerinden birinin işletici şirketinde de doğrudan pozisyon elde etmiş oldu.

2018: SIRA TEKİRDAĞ LİMANI’NDA

Bir yıl sonra CEY’in “liman ağı” Karadeniz’den Marmara’ya genişledi.Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne ait Tekirdağ Limanı’nın 36 yıllık işletme hakkı için yapılan özelleştirme ihalesini CEY HOLDİNG bünyesindeki Ceynak Lojistik 347 milyon 100 bin TL teklif ederek kazandı.

Böylece CEY Grubu artık Türkiye’nin kuzey-güney ticaret aksında iki stratejik limanın işletmecisiydi: Samsun ve Tekirdağ.

Tekirdağ’da sonraki yıllarda kapasite artırımı ve liman genişletme projeleri gündeme geldi.

Yani özelleştirme ile alınan ekonomik hak ve devir günündeki fiziksel liman kapasitesiyle sınırlı kalmadı.

2021: TAŞUCU LİMANI

CEY Holding özelleştirmeleri içinde Mersin Taşucu Limanı özelleştirmesinin kazanılması , yalnız liman işletme hakkını değil 714 bin metrekareyi aşan sanayi imarlı taşınmazı da kapsaması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.

3 Aralık 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4880 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı son derece açık: CEY Grubu Ortak Girişimi; Taşucu Limanı’nın 40 yıllık işletme hakkını ve aynı zamanda limanın geri sahasındaki; 714 bin 200,23 metrekare büyüklüğündeki, “Sanayi Tesis Alanı” imarlı taşınmazın MÜLKİYETİNİ üzerindeki bütün yapı ve tesislerle birlikte aldı.

Toplam ihale bedeli 684 MİLYON TL idi.

Başka bir ifadeyle CEY HOLDİNG sadece 684 milyon TL’lik bir bedel ödeyerek 40 yıllık liman işletme hakkı + 714 bin metrekare sanayi imarlı arazi + arazideki yapı ve tesislerin hepsini birden almıştı.

İşte Taşucu dosyasının kritik sorusu tam burada başlıyor.

DÖRT YIL ÖNCE AYNI PAKETE 410 MİLYON TL TEKLİF EDİLMİŞTİ

Taşucu’nun özelleştirme geçmişi incelendiğinde daha dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.

Limanın özelleştirme girişimleri 2000’li yılların başına kadar uzanıyor. 2003’te yapılan ihalede yalnız liman için belirlenen muhammen bedel 7 milyon dolardı. En yüksek teklif 4 milyon dolarda kalınca işlem sonuçlandırılmadı.

2017’ye gelindiğinde ihale modeli değişmişti.

Artık limanın yanında geri saha varlıkları da pakete dahil edilmişti.

5 Ekim 2017’de yapılan ihalede Metal Yapı Konut AŞ 410 MİLYON TL ile en yüksek teklifi verdi.

CEY HOLDİNG de CEYNAK isimli şirketi ile  o ihaleye katılmış, ancak ikinci elemeli turda elenmişti.

410 milyon TL’lik teklif verilmesine rağmen özelleştirme tamamlanmadı ve ihale daha sonra yeniden gündeme geldi.

Dört yıl sonra, Eylül 2021’de aynı stratejik bölge için yeniden masaya oturuldu.

Bu kez kazanan CEY Grubu’ydu.

Bedel ise 684 milyon TL olarak açıklandı.

Ancak 2017 ile 2021 arasındaki dört yıl Türkiye ekonomisi açısından sıradan dört yıl değildi.Döviz kuru, enflasyon, arazi fiyatları ve sanayi gayrimenkullerinin TL değerleri çok ciddi biçimde yükselmişti.

Dolayısıyla Taşucu’nda sorulması gereken soru yalnızca “684 milyon TL ödendi mi? değil, asıl soru şu:


40 yıllık liman işletme hakkı, 714 bin 200 metrekare sanayi imarlı taşınmaz ve üzerindeki yapı/tesislerden oluşan bu dev paketin satış günündeki gerçek ekonomik değeri neydi?


Ve daha önemlisi:


Özelleştirme bedeli ile varlıkların o tarihteki gerçek piyasa değeri arasında nasıl bir ilişki vardı?


Bu soruların kesin cevabı için ihale öncesinde hazırlanan ekspertiz/değerleme raporlarının kamuoyuna bütün ayrıntılarıyla açıklanması gerekiyor. Ancak bugüne kadar açıklanmış bir bağımsız ekspertiz/değerleme raporu yok. CEY HOLDİNG de halka açık bir şirket olmadığı için kendi yıllık faliyet raporlarından bu rakamları görme şansımız yok. Dolayısı ile kamu yararı açısından son derece kritik olan bu sorunun cevabı tam bir muamma ve kimse de bu soruya açık ve şeffaf bir yanıt vermiyor.

684 MİLYON TL’YE YAKLAŞIK 1,44 MİLYON METREKARELİK EKONOMİK EKOSİSTEM

CEY HOLDİNG’in kendi verileri Taşucu paketinin büyüklüğünü daha da görünür hale getiriyor.

Taşucu’ndaki sistem;

395 bin 995 metrekare liman sahası,

329 bin 556 metrekare lojistik tesis alanı

ve mülkiyeti CEY Grubu’na geçen

714 bin 200 metrekare sanayi tesis alanından

oluşuyor.

Toplam fiziksel ekonomik alan YAKLAŞIK 1 MİLYON 440 BİN METREKARE.

Burada kritik hukuki ayrım unutulmamalı:Bu alanın tamamının mülkiyeti CEY’e satılmış değil.Ancak 714.200,23 metrekarelik sanayi imarlı geri saha doğrudan mülkiyet satışı, liman ise uzun süreli işletme hakkı niteliğinde.

Bu ayrım, Taşucu dosyasının ekonomik değerlemesinde belirleyici.

2023: SERBEST BÖLGE AĞINA DENİZLİ DE EKLENDİ

CEY HOLDİNG’in kamu kaynaklı genişleme zinciri Taşucu’yla sona ermedi.

2023’te TMSF süreci sonrasında Denizli Serbest Bölgesi’nin işletici yapısı da CEY Grubu ekosistemine geçti. Böylece CEY’in faaliyet haritası artık yalnız limanlardan oluşmuyordu.

Holding; limanlar, lojistik terminaller, serbest bölgeler ve büyük ölçekli sanayi/lojistik arazilerinin birbirini tamamladığı bir sisteme dönüşüyordu.

2026: BU KEZ ADRES İSTANBUL KEMERBURGAZ

Ve 2026’da CEY HOLDİNG’in kamu varlıkları üzerinden genişleme hikâyesine yeni bir sayfa eklendi.

Adres bu kez İstanbul’un hızla değerlenen bölgelerinden Kemerburgaz’dı.Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kemerburgaz’daki kamu taşınmazlarını satışa çıkardı.

14 Mayıs 2026’da yapılan nihai pazarlık görüşmelerinde CEY Holding bünyesindeki Ceynak Lojistik iki ayrı ihalede de en yüksek teklifi verdi.

Birinci paket 343 ada 15, 16, 17, 23 ve 24 parseller.

Yani tek bir ihalede beş ayrı taşınmaz.

Toplam yüzölçümü 17 BİN 678,20 METREKARE.

CEY HOLDİNG’in “Amiral Gemisi Şirketi” olan CEYNAK’ın teklifi bu tek bir ihalede satılacak toplamdaki 5 ayrı taşınmaz için  1 MİLYAR 210 MİLYON TL oldu ve ihaleyi yine CEY HOLDİNG kazandı.

Bir başka ifade ile CEY HOLDİNG bu “Toplu paket” için Metrekare başına ihale bedeli yaklaşık:68 BİN 446 TL olarak gerçekleşti.

Satış 28 Ağustos 2026 tarihli 11677 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylandı.

AYNI GÜN İKİNCİ KEMERBURGAZ İHALESİNİ DE CEYNAK KAZANDI

Fakat aynı gün CEY HOLDİNG’in en önemli şirketi konumundaki CEYNAK bir başka Kemerburgaz taşınmazı için de masadaydı.

329 ada 14 parselde bulunan 7 bin 518,12 metrekarelik taşınmaz için CEYNAK 515 MİLYON TL ile en yüksek teklifi verdi.

Bu da yaklaşık 68 bin 503 TL/metrekare anlamına geliyor.

İki ihalenin toplamı: 25 BİN 196 METREKARE ve toplam teklif: 1 MİLYAR 725 MİLYON TL

Ve bu ihalenin de kazananı CEY HOLDİNG oldu…



BELGE | Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın Nisan 2026 tarihli Kemerburgaz 329 ada 14 parsele ilişkin resmi Tanıtım Dokümanı. HABER ALTERNATİF, parselin tapu ve imar özelliklerini ÖİB’nin bu belgesi üzerinden inceledi.

KEMERBURGAZ’DA ASIL SORU: 68 BİN TL/M² GERÇEK DEĞER Mİ?

HABER ALTERNATİF’in ulaştığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın resmi Tanıtım Dokümanı, CEYNAK’ın 515 milyon TL teklif verdiği 7 bin 518 metrekarelik 329 ada 14 parselin sıradan bir tarla ya da imarsız arazi olmadığını ortaya koyuyor.

Taşınmaz, tapuda “arsa” niteliğinde ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda açık biçimde “Konut Alanı” içerisinde bulunuyor.

Daha önemlisi ÖİB’nin Nisan 2026 tarihli resmi tanıtım dokümanına göre parsel, 15 Temmuz 2023 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Kemerburgaz Bölgesi Revizyon Uygulama İmar Planı kapsamında:

Konut Alanı,
Ayrık Nizam,
Emsal: 0,30,
Yükseklik: 6,50 metre,
Ön bahçe çekme mesafesi: 5 metre,
Yan bahçe çekme mesafesi: 4 metre

yapılaşma koşullarına sahip.


BELGE 1 | ÖİB’nin resmi Tanıtım Dokümanı’ndaki tapu bilgileri: CEYNAK’ın 515 milyon TL ile en yüksek teklifi verdiği 329 ada 14 parsel 7.518,12 m² büyüklüğünde ve tapuda “arsa” niteliğinde. Satış öncesindeki malik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı.


 

 

 


ÖİB’NİN KENDİ BELGESİ: KONUT İMARI, EMSAL 0,30 | Nisan 2026 tarihli resmi Tanıtım Dokümanı’nda 329 ada 14 parsel için “Konut Alanı”, “Ayrık Nizam”, Emsal/KAKS 0,30 ve 6,50 metre yapı yüksekliği açık biçimde belirtiliyor.


Dolayısıyla CEYNAK’ın ödediği yaklaşık 68 bin 503 TL/metrekarelik fiyat, yalnızca “ham arazi metrekaresi” üzerinden değerlendirilmemeli. Çünkü bu taşınmazın üzerinde konut üretme hakkı bulunuyor.

7 bin 518,12 metrekarelik parselin E=0,30 yapılaşma koşulu üzerinden yapılan teorik hesap:

7.518,12 m² × 0,30 = yaklaşık 2.255,44 m² emsale dahil yapılaşma kapasitesi ortaya çıkarıyor.

Bu rakam doğrudan “2.255 metrekare satılabilir konut yapılabilir” anlamına gelmiyor. Plan notları, mimari proje, ortak alanlar, emsal harici alanlar, bodrum kullanımları, çekme mesafeleri, yeni yapılacak 18. madde uygulaması ve ruhsat koşulları nihai yapılaşma miktarını değiştirebilir. Ancak gayrimenkul ekonomisi açısından bu hesap son derece önemli. Çünkü arazi yatırımcıları yalnızca “bir metrekare toprak kaç TL?” sorusuna bakmaz.

Asıl hesaplardan biri şudur:


Bir metrekare geliştirilebilir/emsale esas inşaat alanının arsa maliyeti ne kadar?


CEYNAK’ın teklifini bu açıdan hesapladığımızda 515 milyon TL / 2.255,44 m² ≈ 228 bin 340 TL seviyesinde teorik emsal m² başına arsa maliyeti ortaya çıkıyor.

İşte Kemerburgaz ihalesinin gerçek ekonomik analizi bu noktadan başlıyor.

68 BİN TL/M² TEK BAŞINA HİÇBİR ŞEY SÖYLEMİYOR

Bir gayrimenkulün piyasa değerini yalnızca yüzölçümü belirlemez. Özellikle İstanbul gibi arazi kıtlığının yüksek olduğu bölgelerde değer üzerinde;imar fonksiyonu, emsal hakkı, yükseklik, yapılaşma biçimi, ulaşım bağlantıları, çevredeki konut fiyatları, parsel geometrisi, terk zorunlulukları, plan değişikliği potansiyeli ve geliştirilebilir toplam inşaat alanı belirleyici olur.

ÖİB’nin kendi tanıtım dokümanı da 329 ada 14 parselin konumsal avantajlarına özellikle dikkat çekiyor.

Belgede Kemerburgaz’ın Göktürk’e yakınlığı, metro bağlantısı, İstanbul Havalimanı’na yaklaşık 20 dakikalık ulaşım mesafesi, gelişen konut dokusu ve prestijli sitelerin bulunduğu bir bölge olması açık biçimde belirtiliyor.



Başka bir ifadeyle kamunun satışa çıkardığı taşınmaz:

İstanbul’da,
Göktürk–Kemerburgaz aksında,
konut imarlı,
E=0,30 yapılaşma hakkına sahip,
metro ve havalimanı bağlantısı bulunan
7 bin 518 metrekarelik bir arsa.

Dolayısıyla temel soru artık çok daha somut: “BU NİTELİKLERDEKİ BİR TAŞINMAZ İÇİN 515 MİLYON TL, YANİ 68 BİN 503 TL/M² 2026 KEMERBURGAZ KOŞULLARINDA GERÇEKTEN PİYASA DEĞERİ Mİ?”

Bunun cevabı ise yalnız CEY HOLDİNG’in verdiği tekliften çıkarılamaz.

Karşılaştırma yapılması gereken esas belge, ihale öncesinde hazırlanan bağımsız değerleme/ekspertiz raporudur.

TAM BU NOKTADA “KEMER COUNTRY DOSYASI” TARİHSEL BİR LABORATUVAR VAK’ASI OLARAK ÖNÜMÜZE ÇIKIYOR

Kemerburgaz’da toprağın değerini imar hakkının nasıl dramatik biçimde değiştirebildiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri, aynı bölgedeki Kemer Country–Demirören–Ziraat Bankası süreci.

Demirören Holding bağlantılı Kemer Country arazileri içinde bulunan yaklaşık 315 bin metrekarelik özel spor alanı, 2018 yılında yapılan plan değişikliğiyle önemli ölçüde yapılaşmaya açıldı.

Plan değişikliğiyle alanın:

203 bin 664 metrekaresi konut,
2 bin 838 metrekaresi sosyal-kültürel tesis,
561 metrekaresi ticaret,
84 bin 212 metrekaresi yeşil alan,
24 bin 10 metrekaresi yol

olarak ayrıldı.

Konut alanlarında ise yapılaşma koşulu yine dikkat çekici biçimde:

Emsal: 0,30
Yükseklik: 2 kat

olarak belirlendi.

Yani bir gün önce spor alanı niteliğindeki toprak, plan kararıyla yüzlerce konut üretme kapasitesine kavuştu.

Bu değişiklik, aynı taşınmazın ekonomik anlamını kökten değiştirdi.

Çünkü aynı metrekare toprak;

spor alanıyken başka,
konut imarlı olduğunda başka

bir ekonomik değere sahip.

MİLYARLARCA LİRALIK İPOTEKLER DE AYNI ARAZİLER ÜZERİNDEN KURULDU

Kemer Country dosyasını CEY HOLDİNG ihalesi açısından önemli kılan yalnız imar değişikliği değil. İmar kararları ile finansal değer arasındaki ilişki son derece çarpıcı.

2018 yılı Haziran ve Ağustos aylarında Demirören Grubu’nun söz konusu Kemer Country parsellerini ipotek göstererek Ziraat Bankası’ndan kredi kullandığı kamuoyuna yansıdı.

TBMM kayıtlarına göre 6 Ağustos 2018 tarihinde taşınmazlar üzerinde 1 milyar 118 milyon 330 bin TL+ 300 milyon dolar tutarında ipotek tesis edildi.

Sonraki süreçte ipotek tutarlarının daha da yükseltildiğine ilişkin bilgiler de TBMM tutanaklarına girdi.

Ardından imar planı değişikliğiyle spor alanlarının önemli bir bölümü konut ve diğer yapılaşma fonksiyonlarına dönüştürüldü.

Dolayısıyla Kemer Country vakasında aynı anda üç unsur yan yana geldi:

ARAZİ

↓

FİNANSAL TEMİNAT

↓

İMAR HAKKI

↓

GAYRİMENKUL GELİŞTİRME DEĞERİ

Bu zincir, Kemerburgaz’daki herhangi bir taşınmazın “metrekare fiyatına” bakarken neden yalnız yüzölçümünün yeterli olmadığını açık biçimde gösteriyor.

SONRA PLAN İPTAL EDİLDİ, AYNI ARAZİNİN EKONOMİK HİKÂYESİ DEĞİŞTİ

Kemer Country sakinlerinin açtığı davalarda imar kararlarının hukuka uygunluğu tartışma konusu oldu.Yargı sürecinin ardından ilgili plan kararları yürürlükten kalkınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi bölgeyi önceki plan koşullarına döndürmek üzere çalışma başlattı.

İBB Meclisi de 2020 yılında spor alanlarını yapılaşmaya açan düzenlemelerin devamını sağlamaya yönelik talebi kabul etmedi.

Bu değişiklik yalnız hukuki bir plan kararı değildi.

Gayrimenkulün ekonomik değer üretme kapasitesini de doğrudan etkiliyordu.

Konut üretme hakkı bulunan bir araziyle, yeniden spor alanı niteliğine dönen bir arazinin geliştirme değeri aynı olamaz.

Kemer Country dosyasının CEY HOLDİNG ihalesine verdiği ders tam da burada yatıyor: “KEMERBURGAZ’DA ARAZİ DEĞERİNİN ANAHTARI İMAR HAKKIDIR.”

ZİRAAT BANKASI’NIN 21 TAŞINMAZA BİÇTİĞİ TOPLAM MUHAMMEN BEDEL: 366 MİLYON DOLAR

Demirören Grubu’nun kredi borçlarının ödenmemesinin ardından Kemer Country bağlantılı taşınmazlar Ziraat Bankası’na geçti.

Banka 2020 yılında elindeki toplam 21 taşınmazı e-ihale yöntemiyle satışa çıkardı.

Satış ilanlarında taşınmazların toplam muhammen bedeli yaklaşık 366 MİLYON DOLAR olarak duyuruldu.

Bu rakam gerçekleşmiş satış bedeli değildi.

Kemer Country sakinlerinin itirazlarının ardından satış ilanları kaldırıldı ve işlem sonuçlanmadı.Dolayısıyla 366 milyon dolar, taşınmazların “kesin piyasa değeri” olarak kullanılamaz.Ancak aynı Kemerburgaz–Göktürk coğrafyasında kamu bankasının satış sürecinde yüz milyonlarca dolarlık bir taşınmaz portföyü değerlemesi yapılmış olması, bölgedeki arazi ve imar hakkı ekonomisinin büyüklüğünü göstermesi bakımından önem taşıyor.

Ve aynı zamanda bizi CEY HOLDİNG ihalesinde sorulması gereken asıl soruya getiriyor:


Özelleştirme İdaresi CEYNAK’ın aldığı parsellerin değerini ihale öncesinde kaç TL olarak hesapladı?


ÖİB’NİN KENDİ BELGESİ BİZE İMAR HAKKINI SÖYLÜYOR, AMA DEĞERLEME BEDELİNİ SÖYLEMİYOR

HABER ALTERNATİF’in ulaştığı Nisan 2026 tarihli ÖİB Tanıtım Dokümanı son derece ayrıntılı.

Belgede:

parsel büyüklüğü,
tapu niteliği,
maliki,
takyidatlar,
1/5000 plan fonksiyonu,
1/1000 imar koşulları,
emsal,
yükseklik,
çekme mesafeleri,
parselin ulaşım özellikleri,
çevrenin gelişim durumu

yer alıyor.

Fakat kamuoyunun bilmesi gereken en kritik rakamlardan biri belgede yok “TAŞINMAZIN İHALE ÖNCESİ BAĞIMSIZ EKSPERTİZ DEĞERİ KAÇ TL?”

CEY HOLDİNG şirketi CEYNAK’ın 515 milyon TL teklif verdiğini biliyoruz.

Ama bu fiyatın;

ÖİB’nin ekspertiz değerinin altında mı,
üzerinde mi,
yoksa neredeyse aynı seviyede mi

olduğunu bilmiyoruz.

Bu rakam açıklanmadığı sürece “CEY HOLDİNG burayı kamu yararına uygun şekilde piyasa değerine almıştır” demek mümkün değil

Tam da bu nedenle Özelleştirme İdaresi’nin kamuoyuna açıklaması gereken temel belge bağımsız değerleme raporudur. Ancak CEY HOLDİNG’in bundan önceki özelleştirmelerinde olduğu gibi bu kez de ÖİB bu var olduğuı ifade edilen bağımsız değerleme raporlarını kamuoyuna şeffaf ve resmi olarak açıklamıyor.

ÜSTELİK PARSELİN BİR DE 18. MADDE RİSKİ VAR

Dosyanın sağlıklı olması için CEYNAK lehine fiyatı aşağı çekebilecek riskleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Ve HABER ALTERNATİF bu riskleri de araştırdı.

ÖİB’nin resmi tanıtım dokümanı, taşınmazın bulunduğu bölgede 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında yeni bir arazi ve arsa düzenlemesi yapılmasının planlandığını belirtiyor.

Mevcut uygulamanın kesinleşmediği, yeni uygulamayla parsel formunda ve yüzölçümünde sınırlı değişiklik oluşabileceği ifade ediliyor.

ÖİB bu durumu açık biçimde “belirsizlik ve risk unsuru” olarak tanımlıyor.

Bu nedenle adil değerleme yapılırken yalnız parselin konut imarlı ve E=0,30 olması değil, bu hukuki/planlama riski de hesaba katılmalı. Ancak bu risk, şu temel gerçeği değiştirmiyor: CEY HOLDİNG ve “Amiral Gemisi Şirketi” olan CEYNAK’ın aldığı taşınmaz imarsız arazi değil, konut imarlı bir geliştirme arsasıdır.

PEKİ 343 ADA’DAKİ BEŞ PARSEL?

CEY HOLDİNG’in son özelleştirme ile satın aldığı Kemerburgaz’daki ikinci ve daha büyük paket: 343 ada 15, 16, 17, 23 ve 24 parsellerden oluşuyor.

Toplam 17 bin 678,20 metrekare.

CEY HOLDİNG adına ihaleye katılan CEYNAK’ın en yüksek teklifi 1 MİLYAR 210 MİLYON TL.Yaklaşık 68 bin 446 TL/metrekare.

CEYNAK’ın 329 ada 14 için verdiği 68 bin 503 TL/m² ile neredeyse birebir aynı.

İki ayrı taşınmaz grubunda ortaya çıkan metrekare fiyatları arasındaki fark yalnızca yaklaşık 57 TL.

Bu dikkat çekici paralellik de ayrı bir soruyu beraberinde getiriyor:


Farklı ada ve parsellerden oluşan iki gayrimenkul grubunun imar fonksiyonları, geliştirilebilir alanları ve fiziksel özellikleri farklıysa, iki ihalede metrekare fiyatının neredeyse aynı noktada oluşmasının ekonomik gerekçesi nedir?


343 ada grubunun ayrıntılı ÖİB tanıtım/değerleme belgesi kamuya açık biçimde elde edildiğinde bu sorunun cevabı çok daha net verilebilir.

Şimdilik 329/14 için E=0,30 konut imarı resmi ÖİB belgesiyle kesin.

343 ada grubunda ise aynı imar koşullarına ilişkin sektör verileri bulunmasına rağmen, HABER ALTERNATİF olarak bu bilgiyi resmi plan/tanıtım dokümanıyla teyit etmeden kesin veri olarak kullanmıyoruz.

KEMER COUNTRY’DEN CEYNAK’A DEĞİŞMEYEN SORU

2018’de Kemer Country’de tartışma şuydu:”Spor alanına konut imarı verilirse arazi ne kadar değer kazanır?”

2020’de soru değişti: “Konut hakkı ortadan kalkarsa aynı arazilerin değeri ne olur?”

2026’da CEYNAK ihalesiyle Kemerburgaz’da aynı temel mesele yeniden karşımızda: “KONUT İMARLI KAMU ARAZİSİNİN GERÇEK EKONOMİK DEĞERİ NE?”

HABER ALTERNATİF’in ulaştığı resmi belge artık bize en azından bir parçanın cevabını veriyor.

CEY HOLDİNG’in CEYNAK şirketi ile 515 milyon TL teklif verdiği 329 ada 14;

7.518 m² büyüklüğünde,
Konut Alanı fonksiyonunda,
E=0,30 yapılaşma hakkına sahip,
6,50 metre yüksekliği bulunan,
ayrık nizam yapılaşabilir

bir kamu taşınmazıydı.

CEYNAK’ın ödediği bedel:

515 milyon TL.

Metrekare:

≈68.503 TL.

Teorik emsale esas alan:

≈2.255 m².

Teorik emsal m² başına arazi maliyeti:

≈228 bin TL.

Artık eksik kalan kritik veri “ÖİB’NİN BAĞIMSIZ DEĞERLEME RAPORUNDA BU PARSELE KAÇ TL DEĞER BİÇİLDİĞİ”

Ve aynı soru 1 milyar 210 milyon TL’ye CEYNAK’a satışı onaylanan 343 ada 15, 16, 17, 23 ve 24 parseller için de geçerli.

Bu iki ekspertiz rakamı açıklandığında tartışma siyasi iddia ya da piyasa tahmininden çıkacaktır.

Matematik son derece basit hale gelecektir:

Ekspertiz değeri
– CEYNAK satış bedeli
= kamunun varlığının satış fiyatıyla değerleme arasındaki fark.

O zaman 68 bin TL/metrekarenin ucuz mu, piyasa koşullarına uygun mu, yoksa pahalı mı olduğu belgeler üzerinden söylenebilir.

Şimdilik kesin olarak bildiğimiz ise şu: “CEYNAK KEMERBURGAZ’DA İMARSIZ TOPRAK DEĞİL, GELİŞTİRME HAKKI BULUNAN RANT ARTIŞINA ÇOK MÜSAİT KONUT İMARLI KAMU ARAZİSİ SATIN ALDI.”

Ve Kemer Country’nin yakın geçmişi, aynı bölgede bu imar hakkının arazi değerinin belirlenmesinde ne kadar kritik olduğunu zaten göstermiş durumda.

18 YILLIK TABLO: TEK TEK İHALELER Mİ, BİR BÜYÜME MODELİ Mİ?

CEY Holding’in 2008–2026 dönemine tek tek bakıldığında her işlem kendi ihalesinin sonucu gibi görülebilir.

Fakat kronoloji yan yana getirildiğinde başka bir görüntü ortaya çıkıyor:

Samsun Limanı → Mersin Serbest Bölgesi → Tekirdağ Limanı → Taşucu Limanı ve 714 bin m² sanayi arazisi → Denizli Serbest Bölgesi → Kemerburgaz kamu taşınmazları.

Bu zincir yaklaşık 18 yılda meydana geldi. Üstelik limanların özelleştirme sonrası kapasiteleri büyütüldü, yeni yatırımlar yapıldı ve CEY’in lojistik ağı genişledi.Dolayısıyla kamu açısından yalnız başlangıç ihale bedellerini konuşmak yeterli değil.

HABER ALTERNATİF olarak bu özel araşturma dosyamızda sorduğumuz asli soru şu:


Kamudan hangi varlık hangi değerleme üzerinden çıktı; CEY HOLDİNG ne ödedi; hangi mülkiyet ve işletme haklarını kazandı; daha sonra hangi izin, teşvik ve kapasite artışlarından yararlandı ve bu varlıkların bugünkü ekonomik değeri ne oldu?


TAŞUCU LİMANI ÖZELLEŞTİRMESİ BU SORUNUN SEMBOLÜ

Taşucu Limanı Özelleştirmesi de işte tam olarak bu sebeplerle bu araştırma dosyamızın en önemli akslarından birisini oluşturuyor. Çünkü 684 milyon TL karşılığında CEY HOLDİNG’e geçen ekonomik paket içerisinde 40 yıllık stratejik liman işletme hakkı,714.200 metrekare sanayi imarlı taşınmazın mülkiyeti, taşınmaz üzerindeki yapı ve tesisler bulunuyor.

CEY HOLDİNG daha sonra buraya ciddi yatırım yaptı ve Taşucu’nu çok daha büyük bir liman-lojistik sistemine dönüştürmeye başladı.

Ancak buradaki tartışma CEY HOLDİNG’in yatırım yapıp yapmadığı değil zira yapılan özelleştirme sonrasında limana yatırım yaptığı şirketin kendi açıklamalarından da anlaşılıyor.

Cevaplanması gereken ve “Kamu yararını ilgilendiren” soru ise çok daha başka ve çok daha kritik gereken soru başka: “DEVLET BU VARLIĞI DEVRETTİĞİ GÜN NE KADARLIK BİR EKONOMİK DEĞERİ DEVREDİYORDU?” ve “684 MİLYON TL BU DEĞERİN NE KADARINA KARŞILIK GELİYORDU?”

SONUÇ: 18 YILDA KAMU VARLIKLARINDAN DEV BİR LOJİSTİK AĞA

CEY Holding bugün Türkiye’nin önemli liman, lojistik ve serbest bölge işletmecilerinden biri hatta küresel piyasalara açılan stratejik bir “Kapı” görevini gören pek çok liman-serbest bölge işletmesi elinde olduğu için stratejik olarak da son derece değerini artırmış durumda. Ve CEY HOLDİNG bu ölçeğe yalnız öz kaynakla yapılan sıfırdan yatırımlarla gelmedi. Hatta bundan 18 yıl önce şirketin kendi alanında sadece orta ölçekli, mütevazı sayılabilecek bir şirket olduğunu söylemek de gayet mümkün…

Ancak şirket tarihinin kritik sıçrama noktalarının önemli bir bölümünde 2008 yılında başlayan kamunun özelleştirdiği stratejik varlıklar bulunuyor.

Samsun’da liman işletme hakkı.

Mersin’de serbest bölge hissesi.

Tekirdağ’da liman.

Mersin Taşucu’nda limanla birlikte yüz binlerce metrekarelik sanayi arazisi.

Denizli’de serbest bölge işletmeciliği.

Ve 2026’da İstanbul Kemerburgaz’daki kamu taşınmazları.

Dolayısıyla HABER ALTERNATİF’in CEY HOLDİNG dosyasının esas meselesi yalnız şirketin ne kadar büyüdüğü değil. Kamu yararı adına HABER ALTERNATİF’in üzerine gittiği asli soru BU BÜYÜMENİN NE KADARININ KAMUDAN DEVREDİLEN VARLIK VE HAKLAR ÜZERİNDEN İNŞA EDİLDİĞİ.

Taşucu ve Kemerburgaz özelleştirmeleri ise bu sorunun iki kritik laboratuvarıdır.

Taşucu’nda devletin elinden çıkan ekonomik paketin gerçek değerinin; Kemerburgaz’da ise kamu taşınmazlarının ekspertiz değerlerinin açıklanması, tartışmayı varsayımlardan çıkarıp rakamlara taşıyacaktır. Çünkü özelleştirmelerde temel soru yalnızca “İhaleyi kim kazandı?” değildir.

Bir kamu varlığı satıldığında toplum adına sorulması gereken esas soru şudur: KAMUNUN ELİNDEN NE ÇIKTI, KARŞILIĞINDA NE KADAR PARA GİRDİ?VE BU SATIŞ GERÇEKTEN KAMU YARARINA MI YOKSA ÖZEL ŞİRKETLER YARARINA MI GERÇEKLEŞTİ?

HABER ALTERNATİF’in incelediği CEY Holding özelleştirmeleri, yaklaşık 20 yıllık dönemde liman, serbest bölge, lojistik ve gayrimenkul varlıklarının birbirine eklenerek nasıl bir ekonomik ekosisteme dönüştüğünü gösteriyor.


Kaynak-https://haberalternatif.com/cey-holding-ozellestirmeleri-2006-2026
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//2006dan-2026ya-ozellestirmeler-ile-kurulan-imparatorluk--cey-holding.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//2006dan-2026ya-ozellestirmeler-ile-kurulan-imparatorluk--cey-holding.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//2006dan-2026ya-ozellestirmeler-ile-kurulan-imparatorluk--cey-holding_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//2006dan-2026ya-ozellestirmeler-ile-kurulan-imparatorluk--cey-holding.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/2006-dan-2026-ya-ozellestirmeler-ile-kurulan-imparatorluk-cey-holding/7402/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 00:49:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İstanbul&#039;da hareketli gece! Eylem hazırlığındaki IŞİD&#039;liye operasyon</title>
			<description><![CDATA[İstanbul Sultanbeyli'de terör saldırısı planladığı değerlendirilen DEAŞ bağlantılı şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Polise ateş açan şüpheli çıkan çatışmada etkisiz hale getirilirken, bir vatandaş yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 
İstanbul'da akşam saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. İstanbul'da eylem hazırlığında olan bir IŞİD'li teröriste polis ekipleri operasyon düzenledi.

1 VATANDAŞ YARALANDI

Teröristin ateş açması üzerine polis ekipleri karşılık verdi. Çıkan çatışmada terörist etkisiz hale getirildi. Açılan ateş sonrası bir vatandaş ise yaralandı.



VALİLİKTEN AÇIKLAMA GELDİ

Konuyla ilgili İstanbul Valiliği'nden açıklamada geldi. Teröristin etkisiz hale getirildiği vurgulanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

"İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli olarak yürütülen çalışmalarda;

DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu ve ülkemizde terör saldırısı planladığı değerlendirilen Berkan Ç. (21) isimli şahsın yakalanmasına yönelik Sultanbeyli'de bir operasyon gerçekleştirilmiştir.

Şüphenin görevli polislerimize ateş açması üzerine karşılık verilmiş ve şüpheli Berkan Ç. etkisiz hale getirilmiştir. Bu esnada bir vatandaşımız yaralanmıştır. Konuyla ilgili tahkikat devam etmektedir."


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-hareketli-gece-eylem-hazirligindaki-Isid039liye-operasyon.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-hareketli-gece-eylem-hazirligindaki-Isid039liye-operasyon.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-hareketli-gece-eylem-hazirligindaki-Isid039liye-operasyon_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-hareketli-gece-eylem-hazirligindaki-Isid039liye-operasyon.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/istanbul-da-hareketli-gece-eylem-hazirligindaki-isid-liye-operasyon/7401/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 00:35:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alihan Kuriş soruşturmasında 206 kilo altın paniği: Cem Küçük&#039;ün avukatı Merve Uçanok ve İrfan Yılmaz sahhnede!</title>
			<description><![CDATA[Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında örgüt yöneticisi Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik aramalar sırasında ele geçirilen 206 kilogram altına ilişkin içeriklerin yayından kaldırılması için harekete geçildiği ortaya çıktı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında sarsıcı yeni detaylar ortaya çıktı. Adli kontrolle serbest bırakılan İrfan Yılmaz ve Yılmaz Kimya'nın, örgüt yöneticisi Hilmi Tuna Kuriş’in adreslerinde ele geçirilen 206 kilogram altına dair haber ve görselleri internetten temizletmek için Cem Küçük’ün avukatı Merve Uçanok ile anlaştığı saptandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 



Son dakika! İrfan Yılmaz ve Yılmaz Kimya'nın, tutuklu gazeteci Cem Küçük'ün avukatı Merve Uçanok ile anlaşarak medya kuruluşlarında tekzip yayımlatmaya ve içerikleri yayından kaldırmaya çalıştığı belirlendi.

Şirket kayıtlarına göre, Hilmi Tuna Kuriş'in Yılmaz Kimya'nın yönetiminde olduğu ifade ediliyor.



Avukat Merve Uçanok



ALİHAN KURİŞ VE AİLESİNİN LÜKS YAŞAMI

Suç Örgütü lideri Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında yürütülen soruşturmada, Kuriş ailesinin sahip olduğu yüksek değerli mal varlıkları mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre, kendisini dini cemaatin lideri ve kanaat önderi olarak konumlandıran Alihan Kuriş'in henüz 25 yaşındayken yaklaşık 3 yıl boyunca Porsche Carrera 4S marka lüks otomobil kullandığı tespit edildi.

Alihan Kuriş'in ayrıca "CADENCE D'EMM" isimli yarış atının sahibi olduğu belirlendi. Kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in de "ASCOT" isimli yarış atının bulunduğu öğrenildi.



MAL VARLIKLARININ KAYNAĞI ARAŞTIRILIYOR

Kuriş ailesinin sahip olduğu yüksek değerli mal varlıkları ile bu varlıkların hangi kaynaklarla edinildiği soruşturmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Dini hassasiyetler ve aidiyetler üzerinden oluşturulan güvenin, aile üyelerinin sahip olduğu kişisel servet ve lüks yaşamla nasıl bir ilişki içerisinde olduğu da araştırılıyor.

TAKİPÇİLERDEN SAĞLANAN KAYNAKLARLA BAĞLANTISI İNCELENİYOR

Soruşturma kapsamında, söz konusu mal varlıklarının edinilmesinde takipçilerden sağlanan mali kaynakların kullanılıp kullanılmadığı ve elde edilen gelirlerle herhangi bir bağlantı bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması hedefleniyor. Mal varlıklarının kaynağına ilişkin incelemelerin, soruşturmanın mali boyutunun aydınlatılması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Soruşturmanın sonucunda elde edilecek deliller doğrultusunda söz konusu iddialara ilişkin hukuki durum netlik kazanacak.



MASAK RAPORU ORTAYA ÇIKTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü soruşturmada, Alihan Kuriş'in aile ve yakın çevresinin mali profili ayrıntılı şekilde incelendi.

MASAK tarafından 20 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen raporda; Alihan Kuriş'in yanı sıra eşi, anne ve babası, kardeşi, babaannesi ile eşinin anne, baba ve kardeşlerinin mal varlığı, banka hareketleri, araçları, şirket ortaklıkları ve taşınmaz devirleri araştırıldı.

Savcılığın talebinde, özellikle Alihan Kuriş ve yakınlarının 1 Ocak 2016 sonrasındaki zenginleşme ve mal varlığı değişimlerinin ortaya çıkarılması istendi.



YALNIZCA DÖRT İSİMDE 1.818 TAPU İŞLEM KAYDI

MASAK raporundaki en dikkat çekici tablo, aile fertlerinin TAKBİS kayıtlarında ortaya çıktı. Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 gayrimenkul işlem kaydı bulundu.

Böylece yalnızca bu dört isim bakımından toplam 1.818 TAKBİS işlemine ulaşıldı. Söz konusu sayı, 1.818 ayrı taşınmaz bulunduğu anlamına gelmese de TAKBİS işlem kayıtlarında satış ve alımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, kat irtifakı ve kimlik düzeltme işlemleri de yer alıyor. Bu büyüklükteki hareketlilik, taşınmazların edinim ve devir zincirlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesini adli makamların gündemine taşıyor.



ANNENİN TAPU TRAFİĞİ: 646 İŞLEM

Raporda en yüksek taşınmaz hareketliliğine sahip isimlerden biri Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş oldu. MASAK kayıtlarında Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'in 646 ayrı tapu işlemi gerçekleştirdiği belirlendi. İşlemlerin kapsamı yalnızca mesken ve arsayla sınırlı kalmadı. Kayıtlarda; büro, dükkân, depolu dükkân, imalathane, kahvehane, lokanta, mesken, bahçeli kargir ev, zeytinli tarla, kuyulu tarla ve çeşitli arsalar yer aldı.

Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'in taşınmazlarının bir bölümünü aile bireylerinden miras ve intikal yoluyla edindiği görüldü. İbrahim Hakkı Kuriş'ten "ahırı olan ahşap ev ve tarla" ile başka bir tarla; Mahmut Sabri Kuriş'ten arsa, daire, dubleks mesken ve tarla; Denizolgun ailesi mensuplarından da çeşitli mesken ve arsalar geçti.

Buna karşılık bazı taşınmazların Hıdır Öztürk, İbrahim Özaydın ve Sevil Denizel gibi üçüncü kişilere veya çeşitli şirketlere devredildiği tespit edildi.
 



TAŞINMAZLARDA HACİZ VE "MALİK BİZZAT GELMELİ" ŞERHİ

Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e ilişkin taşınmazlarda yer alan şerh ve tedbirler de dikkat çekti. Rapora göre bazı parseller üzerinde; 10 icrai haciz, 6 icrai haciz, dört ayrı ihtiyati tedbir, dört ayrı "malik bizzat gelmedikçe işlem yapılamaz" kaydı bulunuyor. Bir başka parselde ise altı icrai haciz ile dört ihtiyati tedbir kaydı yer alıyor.

Bu görünüm, yüzlerce tapu işlemiyle birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazların hangi mali kaynaklarla edinildiği, devirlerin gerçek satışa dayanıp dayanmadığı ve işlem bedellerinin banka sisteminde karşılık bulup bulmadığı sorularını gündeme getiriyor.

ŞİRKET ORTAKLIKLARI DA RAPORDA

Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'in yalnızca taşınmaz değil, şirket bağlantıları da MASAK raporuna yansıdı. Raporda; Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde yüzde 45, Er Sea İnşaat Anonim Şirketinde yüzde 6,29, Ardeniz Emlak Anonim Şirketinde yüzde 9,43, Fersah Denizcilik şirketinde yüzde 1 oranında ortaklık veya yöneticilik kayıtları bulundu.

Kayıtlardaki taşınmaz hareketleriyle şirket faaliyetleri arasında ekonomik bir bağ bulunup bulunmadığının şirket muhasebeleri, tapu bedelleri ve banka hareketleri üzerinden inceleniyor.



KAYINPEDER MUSTAFA KÖSEMUSUL'DA 426 GAYRİMENKUL İŞLEMİ

Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul, raporda taşınmaz hareketliliği en yüksek ikinci isim olarak öne çıktı. Mustafa Kösemusul adına rapor tarihi itibarıyla üç taşınmaz bulunduğu, ancak geçmiş kayıtlarında toplam 426 gayrimenkul alış, satış ve devir işlemi yer aldığı tespit edildi.

Mevcut taşınmazlar arasında; Serdivan'da yaklaşık 53 bin 900 metrekarelik özel ormanda hisse, Adapazarı'nda iki katlı betonarme bina ve arsasının yüzde 50 hissesi, Rize'nin Çayeli ilçesinde tarla ve çalılık hissesi bulunuyor.

ÖZEL ORMAN HİSSESİNDE 84 İCRAİ HACİZ

Mustafa Kösemusul'un taşınmazları üzerindeki haciz ve şerh yoğunluğu raporun en çarpıcı bölümlerinden birini oluşturdu. Özel orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde; 84 icrai haciz, 30 kamu haczi, 3 ihtiyati haciz, satışa arz şerhi bulunduğu kaydedildi.



Adapazarı'ndaki iki katlı betonarme bina ve arsa üzerinde ise; 30 icrai haciz, 32 kamu haczi, iki ihtiyati haciz, iki ayrı ipotek yer aldı. MASAK verileri doğrultusunda hacizlerin hukuki sebebinin ve taşınmazlardaki hisselerin ekonomik değerinin asıl icra ve tapu dosyaları üzerinden inceleniyor.

BABAANNE NEVİN KURİŞ'TE 539 TAPU İŞLEMİ

Alihan Kuriş'in 22 Mart 2022 tarihinde hayatını kaybeden babaannesi Nevin Kuriş'in tapu geçmişinde toplam 539 TAKBİS işlem kaydı bulundu. Nevin Kuriş'in geçmiş mal varlığı içerisinde; dükkânlı kargir evler, dört katlı betonarme bina ve arsası, daire ve dubleks mesken, çok sayıda arsa ve tarla, çayır ve yol, üzerinde iki, sekiz ve 18 dükkân bulunan arsalar, içerisinde kargir cami, çeşme, kuyu, ahşap ev ve mezarlar bulunan tarla gibi farklı nitelikte taşınmazlar yer aldı.

Nevin Kuriş'in adına kayıtlı taşınmazların önemli bir bölümünün daha önce yine miras ve intikal yoluyla çeşitli aile bireylerinden geldiği, sonrasında ise satış ve intikal işlemlerine konu olduğu belirlendi.

MİRAS ZİNCİRİ İKİ KEZ EL DEĞİŞTİ

Nevin Kuriş'in 2022 yılındaki vefatının ardından çok sayıda taşınmaz Mahmut Sabri Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Mahmut Sabri Kuriş'in de 29 Nisan 2024 tarihinde hayatını kaybetmesi üzerine aynı mal varlığının bir bölümü bu kez Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve diğer aile bireylerine intikal etti.

Böylece raporda; Nevin Kuriş → Mahmut Sabri Kuriş → Alihan Kuriş/Hilmi Tuna Kuriş şeklinde ilerleyen çok katmanlı bir mülkiyet zinciri ortaya çıktı. Taşınmazların kısa bir dönem içinde iki ayrı miras sürecinden geçmesi şüpheli bir işlem anlamına gelmemekle birlikte sonraki satışların tarihleri, gerçek bedelleri ve yeni maliklerin aileyle mali ilişkileri soruşturma bakımından önem taşıyor.



BABA MAHMUT SABRİ KURİŞ'TE 27 TAŞINMAZ, 207 İŞLEM

MASAK raporuna göre Mahmut Sabri Kuriş adına 27 taşınmaz, bunların 21'i üzerinde şerh veya haciz kaydı ve toplam 207 gayrimenkul işlemi bulunuyordu. Taşınmazlar arasında; ahşap iki ev ve tarla, çok sayıda arsa, daire ve dubleks mesken, üç adet üç katlı betonarme apartman ve arsası, dört katlı betonarme mesken ve arsası, üç katlı ofis ve işyeri, çeşitli tarla ve yol hisseleri yer alıyor.

Bir taşınmazda 38 icrai haciz, 72 kamu haczi ve çok sayıda ipotek kaydı; başka parsellerde ise onlarca icrai ve kamu haczi bulunduğu rapora yansıdı. Mahmut Sabri Kuriş'in ölümünün ardından bir Volkswagen Jetta'nın aynı tarihli kayıtlarla Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e devrine ilişkin kayıtlar da raporda yer aldı.

HİLMİ TUNA KURİŞ'TE PEŞ PEŞE İNTİKAL VE SATIŞ

Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in taşınmaz hareketleri özellikle 2024-2026 döneminde yoğunlaştı. Babasının ölümünden sonra Adapazarı ve Sultanbeyli'de çeşitli tarla ve arsaların Hilmi Tuna Kuriş'e intikal ettiği görüldü.

Kayıtlara göre 14 Şubat 2025 tarihinde aynı taşınmazlar üzerinde peş peşe; elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, hisse ve kimlik düzeltmesi, satış işlemleri gerçekleştirildi.

2670/6 parseldeki arsa aynı gün Hıdır Öztürk'e satıldı. Hilmi Tuna Kuriş, 29 Aralık 2025 tarihinde ise Üsküdar'da Osman Aslanali'den ahşap ev niteliğinde bir taşınmaz edindi. 2026 yılında aile kaynaklı yeni intikaller de devam etti.
 



İKİ AYRI EL KOYMA KARARI

Hilmi Tuna Kuriş'e ilişkin bazı taşınmazlar üzerinde; 8 icrai haciz, ihtiyati tedbirler, "malik bizzat gelmedikçe işlem yapılamaz" şerhi, iki ayrı el koyma kararı bulunduğu tespit edildi. Raporda Hilmi Tuna Kuriş'in bankacılık transfer trafiğinin de on milyonlarca liraya ulaştığı belirtildi.

Miras yoluyla geçen taşınmazların kısa süre içerisinde tevhit, mülkiyet düzenlemesi ve satış işlemlerine konu edilmesiyle mali hareketlerin birlikte değerlendirilmesi, soruşturmanın önemli başlıklarından biri oldu.

EŞİNİN MERCEDES'İNE ÜÇÜNCÜ KİŞİDEN 2,4 MİLYON TL

Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş adına -babasının aksine- MASAK kayıtlarında gayrimenkul bulunmadı. Buna karşılık araç kayıtlarında; 2008 model Volkswagen Jetta, 2023 model Mercedes-Benz C 200 4MATIC yer aldı.

Seda Kuriş'in daha önce Audi Q2 sahibi olduğu ve bu aracı Eylül 2023'te devrettiği de belirlendi. Raporda Mercedes-Benz'in finansmanına ilişkin para hareketi özellikle dikkat çekti.

5 Eylül 2023 tarihinde Mehmet Özmen'den Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 TL gönderildi. Aynı gün bunun 2 milyon 406 bin 344 TL'si Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş.'ye aktarıldı.

MASAK raporunda, harç ödemeleri dışında Seda Kuriş'in incelenen dönemdeki esas bankacılık hareketinin bu iki işlemden oluştuğu belirtildi.

Yaklaşık 2,4 milyon liralık otomobil bedelinin neden Mehmet Özmen tarafından karşılandığı ve taraflar arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin ne olduğu soruşturmanın cevap aradığı konular arasında yer aldı.

AYNI GÜN BEŞ TARLA, GARAJDA İKİ LÜKS OTOMOBİL

Seda Kuriş'in kardeşi Ayşe Nur Bedir'in mali profilinde 2023 yılı dikkat çekici bir dönüm noktası oldu. Rapora göre Ayşe Nur Bedir'in banka işlem hacmi 2023 yılı itibarıyla önceki yıllara göre yaklaşık beş kat arttı.

Ayşe Nur Bedir adına beş ayrı tarla kaydı tespit edildi. Beş taşınmazın tamamı 2 Ekim 2023 tarihinde, aynı gün edinildi ve tüm işlemlerde karşı taraf olarak Fikri Kama yer aldı.

Taşınmazların toplam yüzölçümü yaklaşık 18 bin 700 metrekareye ulaştı. Beş parselin tamamında ihtiyati haciz ve kira şerhi; bazı parsellerde satışa arz şerhi, birinde ise 400 bin TL tutarında ipotek bulundu.

Ayşe Nur Bedir'in araç portföyünde; 2023 model Mercedes-Benz EQE 350 4MATIC AMG, 2024 model Volkswagen Golf yer aldı. Şirket kayıtlarında ise Tria Botanik ve Tarımsal Yatırım şirketinde yüzde 95, Armiteks Dokuma Tekstil'de yüzde 100 ortaklık görüldü.

Aynı tarihte alınan beş tarla, lüks araçlar, şirket ortaklıkları ve hesap hareketlerindeki beş katlık artışın kaynağının birlikte incelenmesi gerektiği değerlendirildi.

MAL VARLIĞI YOK, 9,3 MİLYON LİRALIK TRANSFER TRAFİĞİ

Seda Kuriş'in annesi Zeynep Kösemusul adına herhangi bir şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydına rastlanmadı. Buna rağmen 2016-2026 döneminde hesaplarına; 5,55 milyon TL'nin üzerinde para girişi, yaklaşık 3,8 milyon TL para çıkışı kaydedildi.

Toplam çift yönlü transfer hacmi 9,3 milyon TL'yi aştı. Hareketlilik özellikle 2024-2026 döneminde yoğunlaştı. 2024'te yaklaşık 1,6 milyon TL, 2025'te 1,9 milyon TL, 2026'nın incelenen bölümünde ise 1,5 milyon TL'nin üzerinde para girişi gerçekleşti.

Kayıtlı şirketi veya mal varlığı bulunmayan Zeynep Kösemusul'un hesaplarındaki paranın kaynağı, aile üyeleriyle karşılıklı transferler ve işlemlerin herhangi bir ekonomik faaliyete dayanıp dayanmadığı araştırılması gereken başlıklar arasında yer aldı.

ARAÇ AYNI GÜN SATILDI, 368 BİN TL PETROL ŞİRKETİNE GİTTİ

Seda Kuriş'in diğer kardeşi Yasemin Şimşek adına gayrimenkul kaydı bulunmadı. 2017-2026 döneminde banka hesaplarında yaklaşık; 653 bin TL giriş, 635 bin TL çıkış gerçekleşti.

11 Ekim 2021 tarihindeki işlemler ise dikkat çekti. Aynı gün; Volkswagen Golf, Neşat Salih'e devredildi, Neşat Salih'ten Yasemin Şimşek'e 124 bin 700 TL geldi, Özön Petrol Petrol Ürünleri Otomobil Nakliye İnşaat şirketine iki işlemde toplam 368 bin TL gönderildi.

İşlemlerin araç değişimi veya yeni araç alımıyla ilişkili olabileceği değerlendirilse de araç satış bedeli, yeni araç bedeli ve banka hareketlerinin belgelerle eşleştirilmesi gerektiği belirtildi.

MERVE KÖSEMUSUL'DA AİLE VE ŞİRKETLER ARASINDA PARA DOLAŞIMI

Seda Kuriş'in kardeşi Merve Kösemusul adına şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadı. Buna rağmen 2018-2026 dönemindeki banka hesaplarında; yaklaşık 922 bin TL giriş, yaklaşık 717 bin TL çıkış tespit edildi.

Hesap hareketlerinde aile bireyleri ve aileyle bağlantılı şirketler öne çıktı. Armiteks Dokuma Tekstil'den 2024-2026 döneminde düzenli para girişleri; Ayşe Nur Bedir, Mustafa Kösemusul ve Zeynep Kösemusul ile çift yönlü transferler görüldü.

Merve Kösemusul'un Armiteks Dokuma Tekstil'de çalışan olarak kayıtlı olduğu görülmekle birlikte, maaş ve diğer ödemelerin niteliğinin, aile içi transferlerden ayrıştırılarak incelenmesi gerektiği değerlendirildi.

MASAK RAPORUNDA ÜÇ ANA MAL VARLIĞI KÜMESİ

Ailenin mali profili birlikte değerlendirildiğinde üç ayrı yapı öne çıkıyor:

Birinci grupta, Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile Mustafa Kösemusul'un yüzlerce tapu işlemine ulaşan taşınmaz hareketliliği yer alıyor. İkinci grupta, Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, oradan Alihan ve Hilmi Tuna Kuriş'e uzanan kuşaklar arası mülkiyet zinciri bulunuyor.

Üçüncü grupta ise Seda Kuriş, Ayşe Nur Bedir, Zeynep Kösemusul, Yasemin Şimşek ve Merve Kösemusul'un taşınmaz, lüks araç ve banka hareketleri öne çıkıyor.

DOSYANIN CEVAP BEKLEYEN SORULARI

MASAK raporundaki kayıtların ardından soruşturmada şu sorular önem kazandı:

Aile içi ve üçüncü kişilere yapılan taşınmaz devirlerinin gerçek bedelleri neydi?
Bu bedeller banka hesaplarına girdi mi?
Yüzlerce tapu işlemi hangi ekonomik faaliyete dayanıyordu?
Lüks otomobiller hangi kaynakla finanse edildi?
Seda Kuriş'in Mercedes-Benz'inin bedelini gönderen Mehmet Özmen ile aile arasındaki ilişki neydi?
Aynı gün alınan beş tarlanın bedeli nasıl karşılandı?
Kayıtlı mal varlığı bulunmayan kişilerin hesaplarındaki milyonluk para hareketleri hangi gelir veya ticari faaliyetten kaynaklandı?

Soruşturma kapsamında banka dekontları, tapu işlem dosyaları, satış bedelleri, şirket bilançoları, vergi beyannameleri ve araç ödeme kayıtlarının karşılaştırılması bekleniyor. Yüzlerce tapu işlemi, ardışık aile içi devirler, üçüncü kişilerce finanse edilen lüks araçlar ve görünür mal varlığıyla uyuşmayan hesap hareketleri, mal varlığının gerçek kaynağı ve gerçek faydalanıcılarının belirlenmesi bakımından soruşturmanın en önemli mali izlerini oluşturuyor.

Nihai hukuki değerlendirme; MASAK verileri, banka ve tapu kayıtları ile savcılık tarafından toplanan diğer deliller birlikte incelendikten sonra yapılacak.

Kaynak-https://www.sabah.com.tr/yasam/son-dakika-alihan-kuris-suc-orgutunden-pes-dedirten-oyun-operasyon-sonrasi-da-bos-durmadilar-206-kg-altin-icin-7653670
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-sorusturmasinda-206-kilo-altin-panigi-cem-kucuk039un-avukati-merve-ucanok-ve-irfan-yilmaz-sahhnede.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-sorusturmasinda-206-kilo-altin-panigi-cem-kucuk039un-avukati-merve-ucanok-ve-irfan-yilmaz-sahhnede.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-sorusturmasinda-206-kilo-altin-panigi-cem-kucuk039un-avukati-merve-ucanok-ve-irfan-yilmaz-sahhnede_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//alihan-kuris-sorusturmasinda-206-kilo-altin-panigi-cem-kucuk039un-avukati-merve-ucanok-ve-irfan-yilmaz-sahhnede.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-206-kilo-altin-panigi-cem-kucuk-un-avukati-merve-ucanok-ve-irfan-yilmaz-sahhnede/7399/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 00:26:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İBB&#039;ye bir operasyon daha! Üst düzey isimler gözaltında…</title>
			<description><![CDATA[İBB satın alma dairesi başkanı Mustafa Sökmen ve Kent Lokantaları'ndan sorumlu şube müdürünün de aralarında olduğu üst düzey isimler gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[stanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturmada yeni bir operasyon düzenlendi. İBB Davası’nda tutukluluk incelemesinin yapıldığı günde gerçekleştirilen operasyonda, belediyenin farklı birimlerinde görev yapan yöneticilerin de aralarında bulunduğu bazı isimler gözaltına alındı.

KENT LOKANTALARI ŞUBE MÜDÜRÜ DE GÖZALTINDA

Gazeteci Muratcan Altuntoprak'ın haberine göre, Operasyonda İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen, Kent Lokantaları’ndan sorumlu Şube Müdürü Ali Toy, İBB Mali İşler eski Daire Başkanı Neslihan Vural ve Zabıta yöneticisi Gökhan Fırtına’nın da aralarında bulunduğu isimlerin gözaltına alındığı belirtildi.

İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyon, davanın tutukluluk incelemesinin görüldüğü gün yapıldı.
 

14 ŞÜPHELİNİN LİSTESİ


	
		
			Sıra
			Adı soyadı
			Görevi / unvanı
			Durumu
		
	
	
		
			1
			Abdulkerim Hazırbaba
			İBB – Tekniker
			Gözaltında
		
		
			2
			Mustafa Delipoyraz
			İBB – Mühendis
			Gözaltında
		
		
			3
			Volkan Karagöz
			İBB – Satın Alma Müdür Yardımcısı
			Gözaltında
		
		
			4
			Talha Özyurt
			İBB – Satın Alma Müdürü
			Gözaltında
		
		
			5
			Rezzan Neslihan Vural
			İBB – Finansman Müdürü
			Gözaltında
		
		
			6
			Gökhan Fırtına
			İBB – Zabıta Destek Hizmetleri Müdür Yardımcısı
			Gözaltında
		
		
			7
			Saliha Ülkü Aydoğan
			İBB – Gelirler Müdür Yardımcısı
			Gözaltında
		
		
			8
			Ali Toy
			İBB – Destek Hizmetleri Müdür Yardımcısı
			Gözaltında
		
		
			9
			Mehmet Yücetürk
			İBB – Destek Hizmetleri Müdür Yardımcısı
			Gözaltında
		
		
			10
			Mustafa Sökmen
			İBB – Satın Alma Daire Başkanı
			Gözaltında
		
		
			11
			Vedat Taşdelen
			ARTAŞ Hırdavat Boya unvanlı firma sahibi
			Gözaltında
		
		
			12
			Ekrem Baki
			İBB ve Üsküdar Belediyesi Meclis Üyesi
			Gözaltında
		
		
			13
			Mahmut Berk Şahin
			TEKNOGEN Araç Makina unvanlı firma sahibi
			Yurt dışında
		
		
			14
			Onur Gülin
			İBB – Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı
			Ceza infaz kurumunda
		
	


SON DURUM
Operasyon kapsamında gözaltına alınan 12 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürmektedir. Yurt dışında bulunan şüphelinin yakalanmasına yönelik işlemler ile soruşturma kapsamındaki diğer adli süreçler ilgili makamlarca yürütülmektedir.
Soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve ilgili kolluk birimlerince sürdürülmektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ibb039ye-bir-operasyon-daha-ust-duzey-isimler-gozaltinda.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ibb039ye-bir-operasyon-daha-ust-duzey-isimler-gozaltinda.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ibb039ye-bir-operasyon-daha-ust-duzey-isimler-gozaltinda_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//ibb039ye-bir-operasyon-daha-ust-duzey-isimler-gozaltinda.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/ibb-ye-bir-operasyon-daha-ust-duzey-isimler-gozaltinda/7396/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:52:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Muhittin Böcek&#039;in fuhuş ağının başındaki isim ortaya çıktı: "Hamile kal hayatını yaşa"</title>
			<description><![CDATA[Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fuhuş soruşturmasında, CHP'li Muhittin Böcek hakkındaki dosyaya giren ifadeler kan dondurdu. Fuhuş ağının başında, Muhittin Böcek'e "baba" dediği belirtilen Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi Sorumlusu Tuğçe Güney'in olduğu iddia edilirken, soruşturmada yeni detaylar da ortaya çıktı. Güney'in istismar edildiği belirtilen genç kadına, "Hamile kal, hayatını yaşa" diye akıl verdiği öne sürüldü. Güney'in ayrıca genç kadına, "Kafana takma, ayda bir anca çağırır seni. Artık hayatın değişecek" dediği iddia edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fuhuş soruşturmasında, CHP'li Muhittin Böcek hakkındaki dosyaya giren müşteki-mağdur ifadelerinden yeni iddialar yansıdı.

 

 

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada yeni iddialar ortaya çıktı. 

BÖCEK SORUŞTURMASINDA YENİ AYRINTILAR

Sabah'tan Kerim Cengil'in haberine göre soruşturmanın son operasyonunda 7 şüpheli gözaltına alınırken, dosyada 11 genç kadının beyanının bulunduğu belirtildi. İfadelerde, Böcek'e yönelik yaşı küçük kişilerle ilişki ve grup ilişki iddiaları da yer aldı.

Bir müşteki, kardeşiyle birlikte Konyaaltı'ndaki bir eve götürüldüklerini, burada Böcek'in de bulunduğu grup ilişki yaşandığını ve dans ettikleri sırada üzerlerine yaklaşık 3 bin dolar takıldığını öne sürdü. Dosyadaki ayrı bir müşteki beyanında ise olayların başladığı dönemde 17 yaşında olduğu iddia edildi.

 

 

Genç kadınların çeşitli vaatlerle yönlendirildiği ve istismar edildiği iddia edildi. (AA)

FUHUŞ ÇARKININ BAŞI BÖCEK'E "BABA" DİYEN TUĞÇE GÜNEY İDDİASI

Fuhuş çarkını organize eden isim ise Antalya Büyükşehir Belediyesinden çıktı. İtirafçı, Muhittin Böcek'e "Baba" diye hitap eden Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi Sorumlusu Tuğçe Güney'in ismini verdi.

 


 


Tuğçe Güney 

"BİZ DANS EDERKEN 3 BİN DOLAR PARA TAKILDI"

"Bize bu işi Tuğçe Güney'in organize ettiğini söylediler" diyen mağdur kız şu ifadeleri kullandı:

"Ben ve kardeşim Alvina, Konyaaltı'ndaki evde Muhittin Böcek'le grup olarak ilişkiye girdik. Biz oryantal kıyafetle dans ederken üzerimize yaklaşık 3.000 dolar para takıldı. Ekstra ödeme almadık."

 

 

Tuğçe Güney 

BÖCEK: 16 YAŞINDA GÖRÜNÜYORSUN! ÇOCUK GİBİ OLMAN HOŞUMA GİTTİ

Böcek'in 17 yaşındaki çocuğa ilişki öncesi "Sen kaç yaşındasın, 16 yaşında gibi görünüyorsun, çocuk gibi olman hoşuma gitti" dediği ve estetik yaptırmasını engellediği iddia edildi.

 

 

 

Tuğçe Güney 

"HAMİLE KAL HAYATINI YAŞA"

CHP'li Böcek'in fuhuş ağına hizmet eden isimlerin istismar edilen genç kadına "Hamile kal hayatını yaşa" diye akıl verdiği öne sürüldü.

"SENİ YURT DIŞINA GÖNDERİR"

Genç kadına, "Kafana takma, ayda bir anca çağırır seni. Artık hayatın değişecek. Hatta hamile kalmaya çalış, seni yurt dışına gönderir, Melek hamile kaldı hayatı değişti" dendiği ifade edildi.

 

 

Dosyada yer alan ʺHamile kal, hayatını yaşaʺ şeklindeki sözler soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu. 

"HAMİLE KALDI, HAYATI DEĞİŞTİ" DENİLEN MELEK KİM?

"Hamile kaldı, hayatını yaşadı" denilen ismin ise Muhittin Böcek'in Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde sevgilisi olduğu öne sürülen Melek Kurukama olduğu belirtiliyor.

Böcek'in Kurukama'yı özel üniversitedeki eğitiminden sonra belediyede memur yaptığı, Audi A4 marka lüks otomobil, ev ve Rolex hediye ettiği ortaya çıkmıştı. Kurukama verdiği ifadede Böcek'le aralarındaki ilişkiyi doğrulamıştı.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muhittin-bocek039in-fuhus-aginin-basindaki-isim-ortaya-cikti-quothamile-kal-hayatini-yasaquot.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muhittin-bocek039in-fuhus-aginin-basindaki-isim-ortaya-cikti-quothamile-kal-hayatini-yasaquot.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muhittin-bocek039in-fuhus-aginin-basindaki-isim-ortaya-cikti-quothamile-kal-hayatini-yasaquot_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//muhittin-bocek039in-fuhus-aginin-basindaki-isim-ortaya-cikti-quothamile-kal-hayatini-yasaquot.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/muhittin-bocek-in-fuhus-aginin-basindaki-isim-ortaya-cikti-hamile-kal-hayatini-yasa/7395/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:15:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yabancıların işlemlerine SPK freni!</title>
			<description><![CDATA[Transfer işlemlerinde SWIFT mesajındaki bilgiler ile müşteri kayıtlarının eşleşmesi zorunlu hale geliyor. Şirketlerin uzaktan müşteri kabulünde ise gerçek faydalanıcının tespiti kritik şart olacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Finansal işlemlerde müşteri bilgilerinin doğrulanmasına yönelik yeni kurallar sıkılaştırılıyor.

Buna göre transfer işlemleri yalnızca SWIFT üzerinden gerçekleştirilecek. SWIFT mesajında yer alan bilgiler ile kurumların elindeki müşteri bilgilerinin eşleşmemesi halinde transfer işlemi gerçekleştirilemeyecek.

Düzenleme kapsamında müşteri bilgilerinin yanı sıra portföy büyüklükleri ve yatırım tutarları da daha yakından izlenecek. Bu veriler üç aylık dönemler halinde MASAK’a raporlanacak.

Ticaret siciline kayıtlı şirketlerin uzaktan müşteri kabul süreçlerinde de yeni kontrol mekanizmaları devreye girecek.

Şirket temsilcilerinin yetkileri MERSİS, Ticaret Sicili Gazetesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı verileri üzerinden doğrulanacak.

Gerekli görülmesi halinde noter onaylı imza sirkülerinin kontrol edilmesi de mümkün olacak.

Düzenlemenin en kritik başlıklarından birini ise şirketlerin gerçek faydalanıcısının tespiti oluşturuyor.

Uzaktan kimlik tespiti sürecinde şirketin nihai gerçek faydalanıcısının belirlenmesi zorunlu tutulacak.

Gerçek faydalanıcının tespit edilememesi veya müşteri kabul sürecinde şüpheli bir durum ortaya çıkması halinde ise müşteri kabul işlemi sonlandırılacak.

Yeni kurallar, özellikle uzaktan müşteri edinimi ve uluslararası para transferlerinde kimlik doğrulama ve işlem takibinin daha sıkı hale geleceğine işaret ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yabancilarin-islemlerine-spk-freni.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yabancilarin-islemlerine-spk-freni.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yabancilarin-islemlerine-spk-freni_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//yabancilarin-islemlerine-spk-freni.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/yabancilarin-islemlerine-spk-freni/7394/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:14:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Binali Yıldırım’ın gemilerine el mi kondu?</title>
			<description><![CDATA[Binali Yıldırım’la ilgili çarpıcı bir iddiada bulunan Gazeteci Timur Soykan, “Bu yüzden de morali çok bozuk" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Binali Yıldırım hakkında 480 milyon Euro’luk varlık iddiası: “Yurt dışındaki paralarını Türkiye’ye zorla getirttikleri söyleniyor”

Melih Gökçek ailesinin Almanya’daki para transferleri ve şirketleriyle ilgili soruşturmanın ardından, bu kez eski Başbakanlardan AK Partili Binali Yıldırım hakkında dikkat çeken iddialar gündeme geldi.

Gazeteci Timur Soykan, Ankara kulislerinde konuşulan iddiaları aktarırken Binali Yıldırım’ın 480 milyon Euro değerinde bir varlığı bulunduğunun öne sürüldüğünü söyledi.

“480 MİLYON EURO’LUK VARLIĞINDAN BAHSEDİLİYOR”

Timur Soykan, Binali Yıldırım’la ilgili kendisine ulaşan iddiaları şöyle aktardı:

“Binali Yıldırım’ın 480 milyon Euro’luk bir varlığından bahsediliyor. Şirketlerinin kendisinden alındığı, ‘Sen artık bu şirketleri bize vereceksin’ denildiği bile var. Bununla ilgili çok sağlam kaynaklardan da duydum. Yurt dışındaki paralarını Türkiye’ye zorla getirttikleri söyleniyor.”

“MORALİ BOZUK” İDDİASI

Gazeteci Timur Soykan, yaşanan gelişmeler nedeniyle Binali Yıldırım’ın moralinin bozuk olduğu ve son dönemde kamuoyu önünde daha az görünmesinin bununla bağlantılı olabileceğinin de ileri sürüldüğünü belirtti.

Binali Yıldırım’ın ailesinin denizcilik şirketleri ve yurt dışındaki mal varlığı geçmiş yıllarda da tartışma konusu olmuştu. Siyasete girmeden önce denizcilik sektöründe çalışan Yıldırım, daha önce yaptığı açıklamalarda siyasete başladıktan sonra ticari işlerini çocuklarına bıraktığını söylemişti.

17 ŞİRKET, 30 GEMİ İDDİASI

Daha önce yapılan bir haberde Yıldırım ailesinin doğrudan ve dolaylı olarak 17 şirketi ve 30 gemisi olduğu ileri sürülmüştü.

Yıldırım ailesi tarafından işletilen veya sahibi olunan gemilerin isimleri şöyle sıralanmıştı:

“Mv Zealand Alexıa (Dalo Z), Mv Zealand Almere, Mv Zealand Amalıa, Mv Zealand Amsterdam, Mv Zealand Arıane (Sylyanı Z), Mv Zealand Beatrıx, Mv Zealand Delılah, Mv Zealand Julıana, Mv Zealand Maxıma, Mv Zealand Rotterdam, Mv Breadbox Falcon, Mv Celtıc Explorer, Mv Francısca, Mv Leah, Mv Merıdıaan, Mv Nekton, Mv Samskıp Akrafell, Mv Samskıp Endeavour, Mv Samskıp Innovator, My Lady Dee, My Latıtude, Ak Abba, Ak Ceren, Ak Brother, Ak Phoenicia, Pacific Ocean, John F, Golden Bay, Sis, Son 1.”

Not: Binali Yıldırım hakkında aktarılan 480 milyon Euro’luk varlık, şirketlerin el değiştirdiği ve yurt dışındaki paraların Türkiye’ye getirildiği yönündeki ifadeler, Timur Soykan’ın aktardığı iddialardır. Bu iddiaların kesinleşmiş yargı kararıyla sabit olmadığı gözetilmelidir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//binali-yildirimin-gemilerine-el-mi-kondu.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//binali-yildirimin-gemilerine-el-mi-kondu.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//binali-yildirimin-gemilerine-el-mi-kondu_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//binali-yildirimin-gemilerine-el-mi-kondu.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/binali-yildirim-in-gemilerine-el-mi-kondu/7391/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:14:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Seferihisar Belediyesi soruşturmasında ‘kuryelik’ itirafı: Şoför kirli çarkı deşifre etti! ‘Poşetler dolusu parayı…’</title>
			<description><![CDATA[Seferihisar Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında 25 Haziran’da, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alınmıştı. Yetişkin’in de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, İçişleri Bakanlığı Yetişkin’i görevden uzaklaştırmıştı. Soruşturma kapsamında Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in 2019’dan bu yana makam şoförlüğünü yapan Aykan Dalbudak etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Dalbudak, Başkan Yetişkin’in talimatları üzerine müteahhit, emlakçı ve iş insanlarından defalarca poşet ve zarflar içerisinde yüz binlerce lira aldığını, paraları makamda veya makam aracında Yetişkin’e elden teslim ettiğini beyan etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seferihisar Belediyesi iştiraklerinden Seferihisar Jeotermal A.Ş.'de 2019 yılında şoför olarak göreve başlayan ve aynı yıldan itibaren Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in makam şoförlüğünü yapan Aykan Dalbudak, soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade verdi. Dalbudak ifadesinde kirli çarkı tek tek anlattı.

"ALMAM GEREKEN PARA VAR"

Dalbudak'ın beyanındaki dikkat çekici para teslimatlarından biri müteahhit Mehmet Ersay ile ilgili oldu. Yaklaşık bir yıl önce akşam saatlerinde Başkan İsmail Yetişkin'in kendisine Mehmet Ersay'ı aramasını ve "ondan almam gereken para var" dediğini anlatan Dalbudak, belediyeye ait 35 CJJ 290 plakalı Skoda Superb makam aracıyla Ersay Beach'e gittiğini söyledi. Dalbudak'ın ifadesine göre Ersay, park hâlindeki beyaz SUV aracından aldığı bir poşeti kendisine teslim etti. Makam şoförü, poşetin içerisine baktığında desteler hâlinde Türk lirası gördüğünü belirtti. Parayı saymadığını söyleyen Dalbudak, o gece Ürkmez'de bulunan Yetişkin'in yanına gittiğini, paranın makam aracında kaldığını ve ertesi gün Yetişkin'in kullandığı Mercedes marka aracın bagajına bıraktığını anlattı.



"ZEKİ SEYYAR'DAN İKİ SEFERDE 150 BİN TL"

İfadenin devmında Dalbudak, Başkan Yetişkin'in kendisini 2025 yılında bu kez müteahhit Zeki Seyyar'a yönlendirdiğini anlattı. Dalbudak, Yetişkin'in kendisine Seyyar'da bir "emaneti" bulunduğunu söylediğini anlattı. Mezesa İnşaat'ın ofisine belediyenin kiralık Audi makam aracıyla gittiğini belirten Dalbudak, Seyyar'ın kendisine "Başkanın parası bitti, benden borç istedi." diyerek çekmecesinden çıkardığı 100 bin TL'yi poşet içerisinde verdiğini beyan etti.

Dalbudak, parayı daha sonra Fırat Kahvesi'nden aldığı Belediye Başkanı Yetişkin'e, makam aracının içerisinde elden teslim ettiğini söyledi. Bir süre sonra aynı kişiye bir kez daha gönderildiğini anlatan Dalbudak, bu defa Zeki Seyyar'dan 50 bin TL aldığını ve parayı Belediye Başkanlığı makamında Yetişkin'e teslim ettiğini ifade etti.



"MEHMET ERSAY'DAN 50 BİN, 100 BİN, KARDEŞİNDEN BİR 100 BİN TL DAHA"

Dalbudak, 2024 ve 2025 yıllarında Başkan Yetişkin'in talimatıyla Mehmet Ersay'ın Deniz Ada Yapı Denetim isimli iş yerine iki kez gittiğini de anlattı. İlkinde yaklaşık 50 bin TL, ikincisinde ise 100 bin TL aldığını belirten Dalbudak, her iki parayı da poşet içerisinde Yetişkin'e ulaştırdığını söyledi. Yaklaşık 8-9 ay önce Mehmet Ersay'ın kardeşi Metin Ersay'ın belediyeye geldiğini belirten Dalbudak, Ersay'ın kendisini kamyonetine çağırarak "Abim gönderdi." deyip poşet içerisinde 100 bin TL verdiğini öne sürdü. Dalbudak, makam odasına çıkarak durumu Yetişkin'e anlattığında Belediye Başkanının "konudan bilgisinin olduğunu" söylediğini ve paranın kendisine teslim edilmesini istediğini beyan etti. 2026 yılının başlarında ise Dalbudak'ın ifadesine göre yeni bir para teslimatı yaşandı. Dalbudak, Başkan Yetişkin'in müteahhit Türker Çınar'dan da 150 bin ila 200 bin TL arası bir rüşvet aldığını söyledi.

EMLAKÇININ KIYAFETİNİN ALTINDAN 5 DESTE PARA ÇIKTI İDDİASI

Etkin pişmanlık ifadesindeki dikkat çekici anlatımlardan biri de emlak ve inşaat işleri yaptığı belirtilen Umut Peköz hakkında oldu. Dalbudak'a göre Peköz kendisini arayarak "Başkan sana bir şey söyledi mi, yanıma uğrar mısın?" diye sordu. Yetişkin'i aradığını söyleyen Dalbudak, Belediye Başkanının "Benim haberim var, sen git onunla görüş" demesi üzerine Çınar Plaza'ya gittiğini anlattı. Dalbudak, Peköz'ün üzerindeki kıyafeti kaldırarak altından 200 TL'lik 5 deste para çıkardığını, toplam 100 bin TL'yi kendisine teslim ettiğini ileri sürdü. Bu parayı da aynı gün Yetişkin'e makamında verdiğini söyledi. Dalbudak, yaklaşık 2-2,5 yıl önce Başkan Yetişkin'in kendisini emlak komisyoncusu Samet Karataş'a yönlendirdiğini de anlattı. Belediyenin arkasındaki otoparka gittiğini belirten Dalbudak, Karataş'ın çift kabin Nissan kamyonetinden inerek kendisine içerisinde 200 bin TL bulunduğunu söylediği poşeti verdiğini ifade etti. Şeffaf poşetin daha sonra koyu renkli başka bir poşete konulduğunu söyleyen makam şoförü, parayı bir gün sonra Başkan Yetişkin'e teslim ettiğini beyan etti.
 



MAKRO EMLAK'TAN 400-500 BİN TL PARA TRAFİĞİ

Dalbudak'ın beyanına göre para trafiğinin önemli adreslerinden biri de Makro Emlak oldu. Makro Emlak'ın sahibi Akın Emre İldeniz'in, Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın kuzeni olduğunu bildiğini söyleyen Dalbudak; 2023-2026 yılları arasında Başkan Yetişkin, Başkan Yardımcısı Pehlivan ve Özel Kalem Müdürü İrfan Çevik'in kendisini çeşitli tarihlerde bu ofise gönderdiğini ifade etti. Dalbudak, Akın Emre İldeniz'den bu süreçte toplam 400 bin ila 500 bin TL arasında para aldığını beyan etti. Paraları özellikle il dışı seyahatler öncesinde aldığını söyleyen makam şoförü, bir defasında Başkan Yetişkin'in Kıbrıs'a gideceği sırada ofisten 1.000 Euro alarak Yetişkin'e teslim ettiğini beyan etti. Dalbudak ayrıca Pehlivan ve Çevik'in yönlendirmesiyle iki kez daha aynı ofisten para aldığını, yaklaşık 50 bin TL civarında olduğunu hatırladığı bu paraları Pehlivan ve Çevik'e teslim ettiğini söyledi.

100 GRAM KÜLÇE ALTIN İDDİASI:"SEFERİHİSAR'DA BOZDURMA"

Etkin pişmanlık ifadesinin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 100 gram külçe altın anlatımı oldu. Dalbudak, 2026 yılının ilk aylarında, Mart ayı olduğunu hatırladığı bir tarihte, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in makamında kendisine 100 gramlık bir külçe altın verdiğini söyledi. Yetişkin'in altını bozdurmasını ancak "Seferihisar ilçesinde bozdurma, dışarıda başka bir yerde bozdur." şeklinde talimat verdiğini beyan etti. Dalbudak, kendi otomobiliyle İzmir Konak'taki Kemeraltı Kuyumcular Çarşısı'na giderek altını tanıdığı bir kuyumcuda bozdurduğunu ifade etti. Aldığı paranın toplam miktarını hatırlamadığını söyleyen makam şoförü, buradan elde edilen paranın 100 bin TL'sini Yetişkin'in talimatıyla Sultan Acar isimli kişiye Folkart Vega'daki evinde teslim ettiğini, kalanını ise aynı akşam İsmail Yetişkin'e verdiğini beyan etti.

*MAKAM ARACIYLA ANTALYA VE AKYAKA SEYAHATLERİ*

Dalbudak, Sultan Acar'ın İsmail Yetişkin ile özel bir ilişkisinin bulunduğunu ileri sürerek belediyeye ait makam aracının bazı seyahatlerde kullanıldığına ilişkin de ayrıntılı anlatımlarda bulundu. 18 Nisan 2025'te Yetişkin'i Antalya'daki bir fuara götürdüğünü söyleyen Dalbudak, Yetişkin'in talimatıyla Sultan Acar'ı Antalya Havalimanı'ndan belediyenin 35 CJJ 290 plakalı makam aracıyla aldığını ve Serik'teki bir otele götürdüğünü belirtti. Dalbudak, daha sonra Yetişkin ile Acar'ı aynı makam aracıyla Muğla Akyaka'daki bir otele tatil amacıyla götürdüğünü ve birkaç kez Acar'ın Folkart Vega'daki ikametine Yetişkin'i makam aracıyla bıraktığını ileri sürdü.

MERCEDES İÇİN DOLARLARI BOZDURUP BANKAYA GÖTÜRDÜ

2024 yılının Haziran ayında yaşandığını belirttiği başka bir olayı anlatan Dalbudak, Yetişkin'in makam odasında Dilek Gökhun ve eşi Ali Nihat Gökhun'un bulunduğunu söyledi. Dalbudak'ın anlatımına göre Yetişkin, Mercedes marka araç almak için ödemeyi dolar üzerinden yapmak istedi ancak karşı taraf bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Yetişkin'in masasındaki miktarını hatırlamadığı dolar destesini kendisine vererek Türk lirasına çevirmesini istediğini belirten Dalbudak, parayı İzmir Çankaya'daki bir döviz bürosunda bozdurduğunu ve ardından Balçova'daki banka şubesinde Dilek Gökhun'a teslim ettiğini ifade etti.



BAŞKANIN OĞLUNA AİT OLDUĞU İLERİ SÜRÜLEN VİDEO DA İFADEDE

Dalbudak'ın etkin pişmanlık beyanında soruşturmanın para trafiğinden ayrı bir başka dikkat çekici iddia da yer aldı. Yaklaşık iki yıl önce Yetişkin'in mandalina bahçesinde bulunduğu sırada Yetişkin'in telefonuna bir video geldiğini anlatan Dalbudak, görüntülerde Başkanın oğlu İbrahim Hakkı Yetişkin'in uyuşturucu benzeri bir madde kullandığını gördüğünü beyan etti. Dalbudak, videonun daha sonra yerel basına yansıyan görüntü olduğunu söyledi. İfade sahibi, videonun gelmesinin ardından Yetişkin'in Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ı çağırdığını; yaklaşık bir ay sonra ise makam aracında Pehlivan'ın Yetişkin'e "video işini hallettiğini, yayılmayacağını" söylediğini ifade etti. Dalbudak, videonun gönderilmesi nedeniyle herhangi bir şantaj veya para talebi olup olmadığını bilmediğini ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-kuryelik-itirafi-sofor-kirli-carki-desifre-etti-posetler-dolusu-parayi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-kuryelik-itirafi-sofor-kirli-carki-desifre-etti-posetler-dolusu-parayi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-kuryelik-itirafi-sofor-kirli-carki-desifre-etti-posetler-dolusu-parayi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-kuryelik-itirafi-sofor-kirli-carki-desifre-etti-posetler-dolusu-parayi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-kuryelik-itirafi-sofor-kirli-carki-desifre-etti-posetler-dolusu-parayi/7385/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:42:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gökçek dosyasında yeni perde! Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı</title>
			<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Başsavcılığa çağrıldığı öğrenildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine başlattığı soruşturma kapsamında Gökçek'in 4 Eylül Cuma günü şüpheli sıfatıyla ifade vereceği öğrenildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlattı.

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında Gökçek hakkında gündeme getirilen iddiaların incelenmesi amacıyla soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Açıklamada, "Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

GÖKÇEK'TEN SORUŞTURMA SONRASI İLK AÇIKLAMA
Soruşturma haberinin kamuoyuna yansımasının ardından Melih Gökçek, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Hakkındaki iddialarla ilgili gerekli bilgileri savcılığa sunacağını belirten Gökçek, kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili herhangi bir hesabının bulunmadığını savundu.

Gökçek, paylaşımında, "Allah'ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim. Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum" ifadelerini kullandı.

4 EYLÜL'DE ŞÜPHELİ SIFATIYLA İFADE VERECEK
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamında Gökçek'in ifade işleminin tarihi belli oldu.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00'da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına çağrıldığı öğrenildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//gokcek-dosyasinda-yeni-perde-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//gokcek-dosyasinda-yeni-perde-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//gokcek-dosyasinda-yeni-perde-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//gokcek-dosyasinda-yeni-perde-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/gokcek-dosyasinda-yeni-perde-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi/7381/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:21:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İstanbul&#039;da 2 gemi çarpıştı, 10 kişi aranıyor</title>
			<description><![CDATA[İstanbul Silivri açıklarında gece saat 03.00 sıralarında iki ticari gemi çarpıştı. Gemilerden birinde hasar tespit edilmezken, diğer gemide bulunan 10 personelle henüz irtibat kurulamadı. Bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Valiliği, saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde, Türk bayraklı iki ticari geminin çarpıştığını açıkladı.

Valilik açıklamasına göre, Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halinde bulunan ALSU isimli gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye giden TUĞBERK İMAMOĞLU isimli ticari gemi, henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı.

BÖLGEYE ÇOK SAYIDA EKİP SEVK EDİLDİ

Kaza sonrası bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı ekipleri sevk edildi.

Arama kurtarma çalışmalarına Sahil Güvenlik helikopteri ve çok sayıda deniz unsuru da katıldı.

Ekiplerin bölgede yaptığı ilk incelemelerde ALSU isimli gemide gözle görülür herhangi bir hasar tespit edilmedi.

10 PERSONELE ULAŞILAMIYOR

Valilik, TUĞBERK İMAMOĞLU isimli gemi ile gemide bulunan 10 personelle henüz irtibat kurulamadığını bildirdi.

Arama kurtarma ekiplerinin gemiye ve mürettebata ulaşmak amacıyla bölgedeki çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

İSTANBUL VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA

İstanbul Valiliğinin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

-Çarşamba günü saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli’den Aliağa’ya intikal eden Türk bayraklı ALSU isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli’ye intikal eden Türk bayraklı TUĞBERK İMAMOĞLU isimli ticari gemi çarpışmıştır.

-Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı’na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve Sahil Güvenlik helikopteri sevk edilmiştir.

-Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre ALSU isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmadığı görülmüştür.

-Ancak TUĞBERK İMAMOĞLU isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-2-gemi-carpisti-10-kisi-araniyor.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-2-gemi-carpisti-10-kisi-araniyor.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-2-gemi-carpisti-10-kisi-araniyor_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul039da-2-gemi-carpisti-10-kisi-araniyor.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/istanbul-da-2-gemi-carpisti-10-kisi-araniyor/7379/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:07:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye’nin zenginler listesi altüst oldu! İşte serveti uçanlar ve eriyenler</title>
			<description><![CDATA[Forbes Türkiye’nin mart ayında yayımladığı listede 43 Türk milyarderin toplam serveti 106 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Son veriler ise milyarder sayısının 35’e, toplam servetin de 96,7 milyar dolara gerilediğini ortaya koydu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Türkiye'nin dolar milyarderleri tablosunda ağustos ayında dikkat çeken değişimler yaşandı. Borsa İstanbul'daki hareketliliğin de etkisiyle bazı isimler servetlerini artırırken bazı milyarderlerin varlıklarında düşüş görüldü. Ay sonunda Türkiye'deki 35 milyarderin toplam serveti 96,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

 

111
  



Forbes Türkiye'nin aktardığı verilere göre, ağustos ayının servetini en fazla artıran isimlerinden biri Feridun Geçgel oldu. Geçgel'in 3,7 milyar dolar olan varlığı ay sonunda 4,3 milyar dolara yükseldi. Böylece Geçgel'in servetindeki aylık artış 600 milyon doları buldu.

 

211
  



Hamdi Akın ve ailesi de servetini artıran isimler arasında yer aldı. Ailenin 2,4 milyar dolar seviyesindeki toplam varlığı, ağustos sonunda 2,7 milyar dolara çıktı.

 

311
  



Listenin üst sıralarında yer alan Şaban Cemil Kazancı'nın servetinde ise gerileme yaşandı. Kazancı'nın 4,8 milyar dolar olan varlığı 4,6 milyar dolara düştü. Böylece ağustos ayında 200 milyon dolarlık kayıp yaşadı.

 

411
  



Murat Vargı'nın serveti de milyar dolar seviyesinin altına indi. Vargı'nın ağustos sonundaki varlığı 997,1 milyon dolar olarak hesaplandı.

 

511
  



Ağustos ayındaki değişimlere yılın başından itibaren bakıldığında ise bazı isimlerin servetlerini önemli ölçüde büyüttüğü görülüyor.

 

611
  



Feridun Geçgel, yıl başında 2,8 milyar dolar olan servetini 4,3 milyar dolara çıkararak 1,5 milyar dolarlık artış kaydetti. Hamdi Akın ve ailesinin varlığı da yıl başından bu yana 1,6 milyar dolardan 2,7 milyar dolara yükseldi. Erman Ilıcak'ın serveti ise aynı dönemde 2,8 milyar dolardan 3,7 milyar dolara çıktı. İbrahim Erdemoğlu ise servetinde düşüş yaşayan isimlerden oldu. Erdemoğlu'nun 1,2 milyar dolarlık varlığı 1,1 milyar dolara geriledi.

 

711
  



Türkiye'deki milyarderlerin toplam serveti yıl içinde de geriledi. Forbes Türkiye'nin mart ayında açıkladığı yıllık dolar milyarderleri listesinde 43 milyarder bulunurken, güncel tabloda bu sayı 35'e düştü.

 

811
  



35 ismin toplam serveti 96,7 milyar dolar olarak hesaplandı.

 

911
  



Ancak servetlerini ağırlıklı olarak yurt dışında elde eden isimler çıkarıldığında Türkiye merkezli milyarderlerin toplam varlığı çok daha düşük bir seviyeye iniyor.

 

1011
  



Hamdi Ulukaya, Eren Özmen, Fatih Özmen ve Uğur Şahin'in dahil edilmediği tabloda Türkiye merkezli milyarderlerin toplam serveti 67,6 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Yurt dışında faaliyet gösteren bu dört ismin toplam serveti ise 29,1 milyar dolara ulaşıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//turkiyenin-zenginler-listesi-altust-oldu-iste-serveti-ucanlar-ve-eriyenler.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//turkiyenin-zenginler-listesi-altust-oldu-iste-serveti-ucanlar-ve-eriyenler.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//turkiyenin-zenginler-listesi-altust-oldu-iste-serveti-ucanlar-ve-eriyenler_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//turkiyenin-zenginler-listesi-altust-oldu-iste-serveti-ucanlar-ve-eriyenler.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/turkiye-nin-zenginler-listesi-altust-oldu-iste-serveti-ucanlar-ve-eriyenler/7378/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:44:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erdoğan Bişkek&#039;te: Bu fotoğraf gündem oldu</title>
			<description><![CDATA[Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) 25. yıl zirvesi Kırgızistan'ın başkenti Bişkek’te başladı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ŞİÖ ile her alanda iş birliğini ilerletme hedefini vurgularken; Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, evrensel güvenlik ve diyalog çağrısında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avrasya bloğu olan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Konseyi toplantısı, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Yntymak Ordo kompleksinde başladı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Cabarov'un devlet ve hükümet başkanlarını karşılaması ve geleneksel aile fotoğrafının çekilmesinin ardından liderler oturumlara geçti.

Örgütün 25. kuruluş yıl dönümüne denk gelen ve bu yıl "Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refah İçin Birlikte" temasıyla düzenlenen iki günlük zirve kapsamında liderlerin "Bişkek Deklarasyonu"nu imzalaması bekleniyor.

Toplantıya Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev katıldı.

PUTİN, ERDOĞAN VE LUKAŞENKO GÖRÜŞMESİ

Zirve oturumları sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko gayri resmi bir görüşmede bir araya geldi.



Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov'un aktardığı bilgilere göre üç lider "ayaküstü" sohbet etti. Yayınlanan fotoğrafta Erdoğan ve Putin'in rahat vücut dili dikkat çekti.

Yapılan açıklamaya göre üç liderin gerçekleştirdiği temasta, bölgedeki son gelişmeler detaylı şekilde değerlendirildi. 

Görüşmede ayrıca Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılım süreci ve yürütülen ateşkes görüşmeleri de ele alınan başlıca konular arasında yer aldı.

Görüşme kapsamında üç lider, bölgedeki istikrarın korunması ve barış ortamının sağlanmasına yönelik stratejik konuları da masaya yatırdı.

Erdoğan, Putin ile olan görüşmesinden önce Azerbaycan Başbakanı İlham Aliyev ile bir araya geldi. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.

Azerbaycan ve Türkiye arasındaki altyapı, ulaşım ve enerji sektörlerindeki işbirliğine vurgu yapıldı. Azerbaycan-Ermenistan ile baş

ERDOĞAN'DAN 'İŞBİRLİĞİ ARTACAK' VURGUSU

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Cabarov, örgütün sınır güvenliğine odaklanan bir mekanizmadan uluslararası alanda etkili küresel bir aktöre dönüştüğünü belirtti.

Üye ülkelerin dünya nüfusunun %40'ından fazlasını ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık çeyreğini oluşturduğunu vurgulayan Cabarov, Kırgızistan'ın dönem başkanlığı felsefesinin "Birlik, refahın temelidir" sözüne dayandığını ifade etti.

Devlet Başkanları Konseyi toplantısının ardından Türkiye'nin 2012'den bu yana diyalog ortağı olarak yer aldığı ŞİÖ Plus toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Örgütü ile her alanda iş birliğimizi ilerletmek için çaba göstereceğiz" açıklamasında bulundu.

ŞİÖ'nün büyüklüğüne dikkat çeken Erdoğan, "3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı temsil eden Şanghay İşbirliği Örgütü, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez bir unsurudur" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin diyalog ve diplomasi yoluyla çatışmaların çözümü için sorumluluk aldığını belirten Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Örgütün sadece barış ve istikrarın sağlanmasında değil, aynı zamanda güvenli ulaştırma koridorlarının oluşturulmasında ve enerji arz güvenliğinin sağlanmasında da rol oynayacağına inanıyoruz"

Türkiye'nin 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya'da COP31 zirvesine ev sahipliği yapacağını kaydeden Erdoğan şu açıklamayı da yaptı:

 "Hazar Geçişli Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol Girişimi ile uyumlaştırılmasını istiyor ve örgüt bünyesindeki iş birliğine büyük önem veriyoruz" 

Gazze ve Lübnan'daki duruma da değinen Erdoğan, İsrail saldırılarında 74 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirterek tüm bölgenin bu saldırgan politikanın bedelini ödediğini uyardı.

Erdoğan, "Bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılığa dayalı Mekke Savunma İttifakı, bölgesel ve küresel barış ile istikrara önemli katkılar sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Şİ'DEN 'EVRENSEL GÜVENLİK' İSTEĞİ

Rusya-Ukrayna savaşı, ABD'nin İran ile savaşı ve Gazze'deki İsrail soykırımı gölgesinde gerçekleşen zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ŞİÖ'nün güvenliği önceliklendirmesi ve evrensel bir güvenlik ortamı teşvik etmesi gerektiğini belirtti.

Çin resmi haber ajansı Xinhua'ya göre diyalog ve danışmanın önemine dikkat çeken Şi, örgütün yönetişimi adil ve düzenli bir şekilde iyileştirmesi çağrısında bulundu.

Şi konuşmasında, "Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü'nü Kuşak ve Yol'un yüksek kaliteli ortak inşası ve Küresel Kalkınma Girişimi'nin uygulanması için öncelikli bir alan olarak görmektedir" dedi.

Çin'in örgütü Küresel Güvenlik Girişimi'nin uygulanması için önemli bir platform haline getirmeye yardımcı olmaya hazır olduğunu dile getiren Şi; Küresel Medeniyet Girişimi ve Küresel Yönetişim Girişimi'nin uygulanmasını da desteklediklerini aktardı.

Şi Cinping, nesiller boyu sürecek dostluk için sağlam bir temel atılması ve ortak refahın geleceğine öncülük edilmesi vurgusuyla Pekin'in bir Çin-ŞİÖ temel eğitim iş birliği merkezi kuracağını duyurdu
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//erdogan-biskek039te-bu-fotograf-gundem-oldu.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//erdogan-biskek039te-bu-fotograf-gundem-oldu.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//erdogan-biskek039te-bu-fotograf-gundem-oldu_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//erdogan-biskek039te-bu-fotograf-gundem-oldu.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/erdogan-biskek-te-bu-fotograf-gundem-oldu/7377/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:36:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İstanbul Emniyeti’nde yeni dönem: 18 ilçeye ve 8 şubeye yeni müdür atandı</title>
			<description><![CDATA[İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde beklenen il içi atamalar gerçekleştirildi. Yeni görevlendirme listesine göre 18 ilçe emniyet müdürlüğü ile 8 şube müdürlüğünde yeni isimler görevlendirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Emniyet teşkilatında 2026 yılı terfi ve genel atama sürecinin ardından İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosundaki il içi görevlendirmeler de belli oldu.

Ülke genelinde Emniyet Müdürü ve Emniyet Amiri rütbesindeki personelin genel atamalarının ardından İstanbul Emniyeti’nde yeni görev dağılımına gidildi. Terfi sürecinin tamamlanmasının ardından İstanbul’daki ilçe ve şube müdürlüklerini kapsayan yeni görevlendirme listesi oluşturuldu.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki yeni düzenlemeyle 18 ilçede emniyet müdürü görevlendirilirken, şube müdürlüklerinde de yeni görev dağılımları yapıldı.

İŞTE İSTANBUL’UN YENİ İLÇE EMNİYET MÜDÜRLERİ

3.Sınıf Emniyet Müdürü Alpaslan Şahin, Adalar İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Lütfü Doğan, Çatalca İlçe Emniyet Müdürü oldu.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Tolga Öztürk, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Muhammet Ahmet Katipoğlu, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürü oldu.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Kıvanç Taşçı, Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

4.Sınıf Emniyet Müdürü Kürşat Mesut Özmen, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü oldu.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Oktay Çelik, Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

4.Sınıf Emniyet Müdürü Nadir Öztürk, Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürü oldu.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Can Coşkun, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Özgür Yılmaz, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürü oldu.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Ömer Faruk Günay, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Fatih Tilki, Kartal İlçe Emniyet Müdürü oldu.

2.Sınıf Emniyet Müdürü İlyas Kayış, Pendik İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Yunus Gezer.Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürü oldu.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Alpaslan Kırbaş, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Ahmet Serkan Tulum, Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürü oldu.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Arınç Çevik, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.

2.Sınıf Emniyet Müdürü Dr. Abdulkadir Bilen, Tuzla İlçe Emniyet Müdürü oldu.

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİNDE YENİ GÖREVLENDİRMELER

İstanbul Emniyeti bünyesindeki şube müdürlüklerinde de yeni görev dağılımı yapıldı.

4.Sınıf Emniyet Müdürü Ozan Koç, Baltalimanı Polisevi Şube Müdürü olarak görevlendirildi.

4.Sınıf Emniyet Müdürü Mehmet Tanrıkulu, Çocuk Şube Müdürü oldu.

4.Sınıf Emniyet Müdürü Esma Yavaşça, Dış İlişkiler Şube Müdürü olarak görevlendirildi.Yavaşça ayrıca Interpol-Europol Şube Müdürü ve Strateji Geliştirme Şube Müdürü görevlerini vekaleten yürütecek.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Halil İbrahim Başlı, Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü oldu.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Azmi İlker Çiftçi, İnşaat Emlak Şube Müdürü olarak görevlendirildi. Çiftçi aynı zamanda Destek Hizmetleri Şube Müdürü görevini vekaleten yürütecek.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Dumlupınar, Koruma Şube Müdürü oldu.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Emrah Ata, Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürü olarak görevlendirildi.

3.Sınıf Emniyet Müdürü Gökhan Karagül ise İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürü oldu.

İSTANBUL EMNİYETİ’NDE YENİ GÖREV DAĞILIMI

Yeni görevlendirmeler kapsamında 2., 3. ve 4. Sınıf Emniyet Müdürleri İstanbul’un farklı ilçe ve şube müdürlüklerinde görevlendirildi.

Listede 18 ilçe emniyet müdürlüğünün yanı sıra Baltalimanı Polisevi, Çocuk, Dış İlişkiler, Interpol-Europol, Strateji Geliştirme, Boğaziçi Köprüleri Koruma, İnşaat Emlak, Destek Hizmetleri, Koruma, Hassas Bölgeleri Koruma ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı birimlerini kapsayan görevlendirmeler yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul-emniyetinde-yeni-donem-18-ilceye-ve-8-subeye-yeni-mudur-atandi.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul-emniyetinde-yeni-donem-18-ilceye-ve-8-subeye-yeni-mudur-atandi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul-emniyetinde-yeni-donem-18-ilceye-ve-8-subeye-yeni-mudur-atandi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//istanbul-emniyetinde-yeni-donem-18-ilceye-ve-8-subeye-yeni-mudur-atandi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/istanbul-emniyeti-nde-yeni-donem-18-ilceye-ve-8-subeye-yeni-mudur-atandi/7376/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:32:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hafize Gaye Erkan Merkez&#039;i karıştırmıştı, şimdi de Bodrum&#039;u karıştırdı!</title>
			<description><![CDATA[9 Haziran 2023 tarihinde Türkiye tarihinin ilk kadın Merkez Bankası Başkanı olarak görevlendirilen Hafize Gaye Erkan, kısa süre sonra TCMB Sosyal Tesisi'ni tadilat bahanesi ile kapattığı ve burayı ailesinin emrine tahsis ettiği iddialarıyla gündem olmuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tartışmalardan kısa süre sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görevinden alınan Erkan'ın başı şimdilerde Bodrum'daki lüks villasının komşuları ile dertte.

14-28 Mayıs 2023 tarihli seçimlerin ardından ekonomi yönetiminde köklü değişikliğe gidilmiş, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilen Mehmet Şimşek'in ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına ise Hafize Gaye Erkan atanmıştı. 

Türkiye tarihinin ilk kadın Merkez Bankası Başkanı olan Erkan, 8 aya yakın oturduğu koltukta aldığı ekonomik kararlardan çok adının karıştığı skandallarla gündeme gelmişti. 

SKANDALLARIN ARDINDAN GÖREVDEN ALINMIŞTI

Erkan'ın TCMB'ye ait Sosyal Tesisi 'tadilat' bahanesi ile kapatarak ailesine tahsis ettiği, ailesinin hizmetine özel açılar ve çalışanlar görevlendirdiği, babasının kurumda üst düzey bir görevli gibi aktif olarak rol aldığı ve çalışanlara yönelik hakaret ile mobbingde bulunulduğu iddialarından kısa bir süre sonra Erkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görevden alındı. 



Görevden alınmasının ardından uzun süre boyunca Ankara kulislerinde Erkan'ın Cumhurbaşkanlığına bağlı bir pozisyona atanacağı iddia edilmiş ancak mevcut ekonomi yönetimi ve Şimşek ekibi tarafından 'istenmeyen kişi' olduğu belirtilerek bu atamanın önüne geçildiği konuşulmuştu. 

Geçtiğimiz aylarda uzun süren sessizliğini bozan ve Kanada merkezli uluslararası yatırım ve sigorta devi Fairfax Financial Holdings bünyesinde 'Üst Düzey Yönetici' olarak göreve başlayan Erkan'ın adı şimdilerde Bodrum'da karıştığı yeni bir skandalla anılıyor. 



BODRUM'DAKİ KOMŞULARINI CANINDAN BEZDİRDİ

Ekonomim'de Sadi Özdemir'in yazısına göre, Bodrum'un en lüks bölgesinde bulunan Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi'nde bir villası bulunan Erkan, site kurallarına uymadığı gerekçesiyle yönetim tarafından sert bir dille uyarıldı. 

Erkan'ın 'ortak yaşam alanlarında' uygun bulunmayan davranışlarda bulunduğu ve site yaşamını çekilemez hale getirdiği iddiasıyla site yönetimi tarafından ihtarname ile uyarıldığı ortaya çıktı. 

Site yönetiminin 28 Ağustos 2026 tarihli ihtarnamesinde, Erkan’ın ortak yaşam kurallarına uymadığı iddia edildi.

İhtarda, sorunların devam etmesi halinde Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında “Ortak yaşamın diğer kat malikleri açısından çekilmez hale gelmesine neden olan eylemlerinizin devam etmesi ve gerekli yükümlülüklere riayet edilmemesi halinde 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 25’inci Maddesi kapsamında bağımsız bölümünüzün mülkiyetinin devri için dava açılması da dahil olmak üzere...” yasal süreçlerin başlatılabileceği ifade edildi.

İhtarnamede, Erkan ve ailesine yönelik çok sayıda şikâyet bulunduğu belirtilerek şu iddialara yer verildi:

Tüm kat maliklerinin ve misafirlerin ortak kullanımında bulunan servis araçlarını (buggy) gün içerisinde defalarca ve uzun süreli olarak şahsi tahsisiniz gibi kullanarak diğer sakinlerin bu hizmetten yararlanmasını fiilen engellediğiniz,

Sahil şeridindeki ortak yürüyüş yolunda bulunan ağaçlara ‘özel mülktür girilmez’ yazılı tabelalar asarak ortak alanı işgal ettiğiniz,

Ortak sahil alanına yönetimden ve kat maliklerinden izin almaksızın büyük bir platform kurarak günlerce süren organizasyonlar düzenlediğiniz,

Villanıza taktırdığınız geniş açılı kamera sistemiyle komşu villaların bahçelerini, özel yaşam alanlarını ve ortak geçiş yollarını 24 saat kayıt altına alarak kat maliklerinin mahremiyet haklarını ağır biçimde ihlal ettiğiniz,

İskele ve sahil gibi ortak alanlarda otel misafirleriyle sürekli tartışmaya girdiğiniz, misafirlere fiziki müdahalede bulunduğunuz,

Kış dönemlerinde site yönetiminden izin almaksızın bahçıvan ve temizlik personelini şahsi işleriniz için tahsis ettiğiniz, temizlik personelini haftanın altı günü yalnızca kendi villanızda çalıştırdığınız,

Kendinize özel hizmet veya ayrıcalık tanınmadığı durumlarda personel üzerinde baskı kurduğunuz, personelin işten çıkarılması veya görevden aldırılması yönünde tehdit ve müdahalelerde bulunduğunuz,

Diğer kat maliklerini taraf olmaya zorladığınız ve kendinizle aynı görüşte olmayan kişilere karşı baskı oluşturduğunuz…



O VİLLAYI 1,3 MİLYON EURO’YA ALMIŞTI

Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi’nde 72 villa ile 74 odalı bir otel işletmesi bulunuyor.

Hafize Gaye Erkan sahibi olduğu 1 numaralı villayı 1,3 milyon Euro’ya satın almıştı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hafize-gaye-erkan-merkez039i-karistirmisti-simdi-de-bodrum039u-karistirdi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hafize-gaye-erkan-merkez039i-karistirmisti-simdi-de-bodrum039u-karistirdi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hafize-gaye-erkan-merkez039i-karistirmisti-simdi-de-bodrum039u-karistirdi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/09//hafize-gaye-erkan-merkez039i-karistirmisti-simdi-de-bodrum039u-karistirdi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/hafize-gaye-erkan-merkez-i-karistirmisti-simdi-de-bodrum-u-karistirdi/7375/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:30:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Flash TV satıldı: İşte yeni sahibi Safe Media Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Şahin</title>
			<description><![CDATA[Flash TV, eğlence kanalı konseptiyle yeni logosu ve yayın anlayışıyla yeniden yapılanma sürecine girdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk televizyonculuğunun köklü markalarından Flash Haber TV, TMSF kayyum sürecinin ardından Safe Media bünyesine katıldı. Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Şahin, kanalın yeni logo ve eğlence odaklı içeriklerle yeniden yapılandırılacağını, dijital platformlarda da etkin rol alacağını açıkladı.

Flash TV, eğlence kanalı konseptiyle yeni logosu ve yayın anlayışıyla yeniden yapılanma sürecine girdi. "Çatlı" filminin yapımcısı olan Safe Media, televizyon sektörüne adım atarak Flash TV’yi bünyesine kattığını duyurdu. Yeni dönemde kanalda özgün eğlence programları, yarışmalar, müzik, kültür-sanat içerikleri, sinema filmleri, diziler ve farklı yaş gruplarına hitap eden yapımların yer alacağı bildirildi.

KANALIN YENİ YAYIN STRATEJİSİ NE OLACAK?

Safe Media Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Şahin, kanalın Türk televizyonculuğundaki marka geçmişine dikkat çekerek yeni döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Şahin, kanalı ailelerin güvenle izleyebileceği ulusal bir eğlence kanalı olarak konumlandıracaklarını ifade etti. Yayın altyapısının güçlendirileceğini belirten Şahin, geleneksel yayıncılığın yanı sıra dijital platformlarda da aktif bir yapı oluşturulacağını vurguladı.

EŞREF KELEŞ TMSF ÜZERİNDEN SATIN ALMIŞTI

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 84 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkarılan Flash Haber TV ihalesinde de yeni gelişmeler yaşanmıştı. İhaleyi Ankara merkezli Öz Er-Ka İnşaat'ın sahibi Eşref Keleş kazandı. Keleş, daha önce Hatay'da 2 milyar 474 milyon TL’lik konut ihalesi alması ve gayrimenkul yatırımlarıyla gündeme gelmişti.

NE OLMUŞTU?

Flash TV, 9 Ocak 2025 tarihinde Bankpozitif ve Payfix Ödeme Kuruluşu’nun sahibi Erhan Kork tarafından satın alınmıştı. Kork’un kanalı devralmasının ardından yayın yönetimi için Ersoy Dede’nin adı geçmişti.

Ancak Erhan Kork hakkındaki çok sayıda suçlama nedeniyle tutuklandı. Kork’un tutuklanmasının ardından TMSF kanala kayyum atayarak satış sürecini başlattı. Son devir işlemleriyle birlikte kanal yeni yönetim yapısına kavuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//flash-tv-satildi-iste-yeni-sahibi-safe-media-yonetim-kurulu-baskani-seyfi-sahin.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//flash-tv-satildi-iste-yeni-sahibi-safe-media-yonetim-kurulu-baskani-seyfi-sahin.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//flash-tv-satildi-iste-yeni-sahibi-safe-media-yonetim-kurulu-baskani-seyfi-sahin_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//flash-tv-satildi-iste-yeni-sahibi-safe-media-yonetim-kurulu-baskani-seyfi-sahin.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/flash-tv-satildi-iste-yeni-sahibi/7374/</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 23:26:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Serdar Özyurt’tan kritik holding hamlesi! Cem Küçük detayı dikkat çekti</title>
			<description><![CDATA[Özyurt Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Özyurt, Cem Küçük'ün TGRT'den kovulduğu gün holding adını değiştirdiği ortaya çıktı. Özyurt'un şirket ilanı ise Tahir Sarıkaya'nın tutuklandığı gün Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beyaz TV'de yıllarca yorumculuk yapan Rasim Ozan Kütahyalı, Adana'da başlayan soruşturma kapsamında tutuklandı. Kütahyalı'nın tutuklanmasına ilk reaksiyonu veren ise Cem Küçük oldu. Taksim Meydanı isimli programda Rasim Ozan Kütahyalı'nın kendi adını kullanarak bazı iş insanlarını tehdit ettiğini iddia etti. Bu süreçte butlan yönetimi aleyhine yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken Cem Küçük 24 Temmuz 2026 tarihinde TGRT Haber'den kovuldu. Cem Küçük ayrılığı 27 Temmuz'da sosyal medya paylaşım sitesinden duyurdu.



ÖZYURT HOLDİNG'DE CEM KÜÇÜK HAREKETLİLİĞİ

Cem Küçük soruşturmasının daha esamesi okunmazken Özyurt Grup Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Özyurt, adeta kendisiyle özdeşleşen holdingin adını değiştirdi. Büyükçekmece Fatih Mahallesi'ndeki Özyurt Grup Yatırım Holding'in adı 24 Temmuz 2026 tarihli genel kurul kararı ile BMZ Holding adını aldı. Cem Küçük'ün İhlas Holding'den kovulduğu gün Serdar Özyurt'un holdingin adını değiştirmesi ise 'tesadüf' olarak görülse de ilanın Tahir Sarıkaya'nın tutuklandığı günde yayınlanması ''Bu kadar tesadüf de fazla ama'' dedirtti.



CEM KÜÇÜK'E AKTARILAN PARALAR!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla hazırlanan MASAK analiz raporlarına göre Cem Küçük'e hem Serdar Özyurt'tan hem de onun Özel Kalem Müdürü İsmail Çanak tarafından defalarca para aktardığı belirlendi. Cem Küçük'ün Serdar Özyurt'tan para alması MASAK analiz raporunda ''İzaha muhtaç'' ibaresiyle yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cem Küçük soruşturması kapsamında önce Tahir Sarıkaya hakkında gözaltı kararı çıkardı. Tahir Sarıkaya'nın 5 Ağustos'ta tutuklanmasından sonra oklar Serdar Özyurt ile Özel Kalem Müdürü İsmail Çanak'a çevrildi.



EVDE BULUNAMADAILAR!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz hafta Cem Küçük soruşturması kapsamında Serdar Özyurt ile İsmail Çanak hakkında gözaltı kararı çıkardı. Ancak iki isim de telefonlarını evde bırakarak adeta sırra kadem bastılar. Uzun bir süre Tahir Sarıkaya ile Beyaz TV'de çalışan İsmail Çanak ''Bildiklerimi anlatacağım'' diyerek geçtiğimiz cuma günü teslim oldu. Çanak savcılık ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tahir Sarıkaya ve Serdar Özyurt'un adeta 'sır küpü' olan Çanak'ın savcılığa neler anlattığı ise bilinmiyor. Yine MASAK raporlarına göre Serdar Özyurt ile İsmail Çanak'tan Tahir Sarıkaya'nın hesabına 9 milyon TL para aktarıldığı belirlendi. Tahir Sarıkaya'nın aldığı bu parayı kimlere dağıttığı ise gizemini koruyor. Sahte Forbes kapağıyla ilgili paylaşım yapanlar ise bu listenin ilk sırasında yer aldıkları tahmin ediliyor.



KURTLAR VADİSİ'NDEN ETKİLENDİ OTELİN ADINI DEĞİŞTİRDİ

Serdar Özyurt, 2024 yılında faaliyet alanını turizm sektörüne de taşıdı. İstanbul Bahçelievler'de bulunan Royal Stay Palace Oteli'ni satın alan Özyurt, tesisin adını "Grand Harilton" olarak değiştirdi. Grand Harilton Oteli, 2006 yapımı Kurtlar Vadisi Irak filminde Türkler ile Amerikalıların karşı karşıya geldiği, suikast planlarının yapıldığı otelin adıydı. Serdar Özyurt'un otel adının değiştirilme hikayesini ise TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik duyurmuş.



FATİH ATİK'İN O PAYLAŞIMI

Fatih Atik'in ''Senaryoydu gerçek oldu'' başlığıyla yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmış:

‘Kurtlar Vadisi Irak’ filminde Türkler ve ABD’lilerin karşı karşıya geldiği Grand Harilton oteli gerçeğe dönüştü. Türk iş insanı Serdar Özyurt, Suudlu işadamından satın aldığı Royal Stay Palace otelinin adını ‘Grand Harilton’ olarak değiştirdi. Savunma sanayi ve sosyal sorumluluk projeleriyle öne çıkan iş insanı Serdar Özyurt’un turizm sektöründe yatırımlarına devam etmesi bekleniyor.”


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//serdar-ozyurttan-kritik-holding-hamlesi-cem-kucuk-detayi-dikkat-cekti.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//serdar-ozyurttan-kritik-holding-hamlesi-cem-kucuk-detayi-dikkat-cekti.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//serdar-ozyurttan-kritik-holding-hamlesi-cem-kucuk-detayi-dikkat-cekti_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//serdar-ozyurttan-kritik-holding-hamlesi-cem-kucuk-detayi-dikkat-cekti.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/serdar-ozyurt-tan-kritik-holding-hamlesi-cem-kucuk-detayi-dikkat-cekti/7373/</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:53:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Manipülasyon yapana kurul dokunmadı</title>
			<description><![CDATA[Manipülasyon iddialarının ardından SPK tartışmaları sürüyor. Serbest hisse yoğun fonlara yeni yatırım sınırları getirilirken portföy yönetim şirketlerinin sermaye ve personel yükümlülükleri ağırlaştırıldı. Uzmanlar, manipülasyon iddialarının odağındaki şirketleri etkilemediğini ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) serbest fonlara ilişkin beklenen düzenlemeyi yayımladı. Serbest fonlar ve para piyasası fonları başta olmak üzere yatırım fonlarının işleyişine yönelik yapılan düzenlemeler rehber halinde SPK'nın sitesinden duyuruldu.

Yeni kurallarla serbest fonların belirli hisselerde yoğunlaşmasına sınır getirilirken, portföy yönetim şirketlerinin sermaye ve insan kaynağı şartları da ağırlaştırıldı.

Bir şirketin ihraç edebileceği serbest fon sayısının istihdam ettiği portföy yöneticisi sayısıyla ilişkilendirilmesi, fon başına yönetici ve fonların belirli hisselerde sahip olabileceği paylara getirilen sınırlamalar getirildi.

Yeni kurallar ağırlıklı olarak portföy yönetim şirketlerinin sermaye, personel ve organizasyon yükümlülüklerini artırıyor.

Özel fonlar da dahil olmak üzere bir portföy yönetim şirketinin ihraç edebileceği serbest fon sayısı, şirket bünyesinde istihdam edilen portföy yöneticisi sayısını aşamayacak.

Belirlenen sınırın üzerinde serbest fonu bulunan mevcut şirketlere ise düzenlemeye uyum sağlamaları için 30 Haziran 2029'a kadar süre tanındı.

Portföy yönetim şirketleri için asgari başlangıç sermayesi de yetkilerine göre 250 milyon TL ve 500 milyon TL olarak belirlendi. Küçük portföy yönetim şirketlerinin riskleri açısından gerekli olmayan bu yeni sermaye ve personel sayısı şartlarını karşılamakta zorlanması halinde piyasadan çekilmeleri de gündeme gelebilir.

Düzenlemeye göre serbest fonların bir şirketin fiili dolaşımdaki hisselerinden alabileceği miktar, doğrudan şirketin halka açıklık oranına bağlandı. Buna göre fiili dolaşım oranı yüzde 25'in altında olan şirketlerde serbest fon, dolaşımdaki payların en fazla yüzde 8'ine yatırım yapabilecek.

Fiili dolaşım oranı yüzde 25 ile yüzde 50 arasında olan şirketlerde bu oran yüzde 6, yüzde 50 ile yüzde 75 arasında olan şirketlerde yüzde 4, yüzde 75'in üzerinde olan şirketlerde ise yüzde 2 olacak.

Aynı portföy yönetim şirketinin yönettiği tüm serbest fonların toplamı açısından ise bu oranlar iki katına çıkacak.

TARTIŞMALAR BİTMEDİ

Ancak düzenleme, fon piyasasında aylardır devam eden manipülasyon ve koordineli işlem tartışmalarını sona erdirmedi. Aksine bazı piyasa profesyonelleri, yeni kuralların tartışmanın merkezindeki işlemler ve aktörlerden çok, sektörün geneline yeni maliyetler yüklediğini ifade etti.

BirGün'e konuşan Sermaye Piyasası Uzmanı Kenan Gözlemci, piyasada bugüne kadar olağanüstü kazanç sağlayan, bu düzenlemeye, MSCI uyarısına sebep olan sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin birbirinden bağımsız hareket etmediğini, bazı hisselerdeki fiyat hareketleriyle yüksek getirili ‘içi boş’ fonlar yaratıldığını, bu düzenleme öncesinde de zaten manipüle ettikleri hisse senetlerini birbirlerinin fonlarına aktarmaya başladıklarını, dolasıyla bu düzenlemeye kısa sürede uyum sağlayabileceklerini belirtti.

Gözlemci, tartışmalı bazı hisselerin zaman içerisinde BIST 30'a kadar taşındığını belirterek, manipülasyon iddialarıyla ilişkilendirilen yapılara bir yaptırım uygulanmadığını ifade etti.

Ayrıca asgari sermaye şartındaki artışa da dikkat çekerek, “Fonlardaki fiyat hareketlerinin asgari sermayeyle ne ilgisi var? 2023 yılında 10 milyon lira olan asgari sermaye her yıl katlanarak üç yıl içinde bu yılın başında 150 milyon liraya kadar yükseltilmişti.

SPK o dönemde bu artışın nedenini çok sayıda portföy yönetim şirketi başvurusu yapılmasıyla açıklamıştı.

Şimdi yeniden sermaye şartları ağırlaştırılıyor.

Buna karşılık manipülasyon iddialarının odağındaki geçmiş işlemlerle ilgili bir yaptırım açıklanmıyor” ifadelerini kullandı.

ZARAR VERECEKLER

Gözlemci, yeni düzenlemeye ilişkin şöyle konuştu:

“SPK’nın son tebliğ düzenlemesi beni açıkçası şaşırtmadı, zaten bütün bu olanlara balon fon değerlerine sebep olan 4-5 portföy yönetim şirketinin fonları birbirinin fonlarındaki hisse senetlerini değiş tokuş yapmaya başlayarak, sanki yapılacak bu düzenlemeyi biliyormuş gibi birkaç aydır aksiyon alıyorlardı.

Bunların piyasada birlikte hareket ettiklerine dair kuvvetli bilgiler var. Zaten bu bilinen grubun en önde duranı sürekli tebliğ değişikliğini ve Portföy Yönetim Şirketlerine (PYŞ) getirilen yeni sermaye şartını manidar bir şekilde öve öve bitiremiyor.

Hele yeni düzenlemeyle PYŞ’lere getirilen yeni sermaye şartı akıl alır gibi değil, ben durumu şuna benzetiyorum, kalabalık bir mekanda 4-5 kendini bilmez müşteri her çirkinliği yapıyor, tüm mekandakilere zarar veriyor, mekanın imajını bozuyor ama mekan sahibi bunları kolundan tutup kapı dışarı edeceğine sanki yanlış olan mekanın içindekilerin tamamıymış gibi tuhaf kurallar getiriyor.

Bu düzenlemenin MSCI’ın uyarılarını karşılamayacağını, ameliyat gereken hastaya pansuman yapılmaya çalışıldığını, yakın zamanda birleşerek yollarına devam edecek olan bu balon varlık yaratıcılarının piyasaya daha büyük zarar vererek, mekanı imha edeceklerini düşünüyorum.”

DİKKAT ÇEKEN HAMLE

Fon piyasasında manipülasyon tartışmasının odağında olan Tera Yatırım ve Pusula’dan dikkat çeken hamleler geldi. Tera Yatırım, 40 milyon lira olan kayıtlı sermaye tavanını 40 milyar liraya çıkarmak için SPK’ya başvurma kararı aldı. Şirket ayrıca 150 milyon lira seviyesindeki ödenmiş sermayesini de 4 milyar liraya yükseltecek.

Pusula Finans Holding A.Ş. de grup şirketlerinden Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş.’deki pay sahipliğini artırmak amacıyla önemli bir yatırım kararı aldı.

Holding Yönetim Kurulu’nun 30 Ağustos 2026 tarihli kararı doğrultusunda, Borsa İstanbul’da işlem gören Katılımevim paylarından (KTLEV), toplam alım tutarı 10 milyar TL’yi aşmayacak şekilde ilave pay alımı gerçekleştirilecek.

Tartışmalarda portföy yapısıyla dikkat çeken fonlardan Tera Portföy Birinci Serbest Fon’un (TLY) büyüklüğü yaklaşık 266,5 milyar liraya, yatırımcı sayısı ise 100 binin üzerine çıkmış durumda.

Temmuz portföy dağılımında OZATD'nin (Özata Denizcilik) TLY içindeki ağırlığı bir önceki ay yüzde 14,30 seviyesindeyken yüzde 34,27'ye yükseldi.

Böylece tek bir şirket, 266 milyar liralık fonun yaklaşık üçte birini oluşturur hale geldi.

Aynı dönemde daha önce fonun en büyük pozisyonlarından biri olan Destek Finans Faktoring'in (DSTKF) ağırlığı ise yüzde 22,85'ten yüzde 12,02'ye geriledi.

Temmuz ayında Tera'nın TLY fonunda DSTKF'nin ağırlığı 10,83 puan azalırken Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu'nda (PHE) aynı hissenin ağırlığı 2,51 puan arttı.

Yaklaşık 40,9 milyar lira büyüklüğündeki PHE, THYAO, AKBNK, YKBNK ve ISCTR gibi Borsa İstanbul'un büyük ve yüksek likiditeli şirketlerindeki pozisyonlarını sıfırlarken ODINE, PASEU, AKSEN, HEDEF ve DSTKF gibi hisselerde ağırlığını artırdı.

Fonun en büyük beş hissesinin toplam ağırlığı yüzde 54'ün üzerine çıktı. PHE'nin Temmuz portföyünde KTLEV yaklaşık yüzde 9,48 ağırlıkla en büyük hisseler arasında.



Kaynak-https://www.birgun.net/haber/manipulasyon-yapana-kurul-dokunmadi-731952
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//manipulasyon-yapana-kurul-dokunmadi.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//manipulasyon-yapana-kurul-dokunmadi.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//manipulasyon-yapana-kurul-dokunmadi_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//manipulasyon-yapana-kurul-dokunmadi.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/manipulasyon-yapana-kurul-dokunmadi/7372/</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:39:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>SPK’nın yeni düzenlemesi fonları küçük ve sığ hisselerden BIST 30 şirketlerine kaydırabilir</title>
			<description><![CDATA[SPK’nın serbest fonlara yönelik yeni düzenlemesiyle &apos;serbest’ dönem bitiyor. Küçük ve sığ hisselerde satış baskısı artarken, fonların rotası BIST 30’un &apos;babalarına’ dönebilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Küresel endeks sağlayıcılar MSCI ve FTSE’nin Türk hisse senetlerine yönelik yaptığı uyarılar, son zamanlarda piyasaların üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi sallanıyordu.

MSCI, geçtiğimiz aylarda halka açıklık oranı pratikte düşen ama hızla yükselen bazı hisseler nedeniyle endeks hesaplamada rasyonaliteden çıkıldığını söylemişti.

Hatta MSCI; kasım ayını işaret ederek, bu düzenin sürmesi halinde Türkiye’yi bir alt kategoriye düşebileceği tehdidinde bulunmuştu.

Bu neden önemli?

MSCI’nın böyle bir karar alması Türkiye’ye yönelik yabancı girişini azaltacaktı.

Çünkü, büyük yabancı fonlar Türkiye’ye yatırım yaparken MSCI’nın bu kriterlerini dikkate alıyor.

Dolayısıyla zaten geçmişe göre oldukça azalan yabancı girişi bu karar sonrasında iyice düşebilir ve gelmesi beklenen girişler de olmazdı.

İşte SPK piyasalar kapandıktan sonra bu riski ortadan kaldıracak oldukça kapsamı bir düzenleme yaptığını duyurdu.

Takasbank ile birlikte hazırlanan rehber oldukça sert düzenlemeler içeriyor.

*Bir serbest fonun, fon portföy değerinin %5’inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri fon portföy değerinin %20’sini aşamaz.
*Bir serbest fon tarafından, Yöneticinin yönetim hakimiyetine sahip gerçek/tüzel kişilerin ve/veya Yöneticinin üst yönetiminin ve ortaklarının yönetim hakimiyetine sahip olduğu ihraççıların ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarında değerlendirilen toplam tutar, fon portföy değerinin %20’sini aşamaz.

*Bir serbest fon;
- Fiili dolaşımdaki pay oranı %25’in altında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %8’inden fazlasına,
- Fiili dolaşımdaki pay oranı %25-%50 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %6’sından fazlasına,
-Fiili dolaşımdaki pay oranı %50-%75 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %4’ünden fazlasına,
-Fiili dolaşımdaki pay oranı %75’den fazla olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %2’sinden fazlasına yatırım yapamaz.

Yani bu düzenlemelerin Türkçesi ne?

*Serbest fonlar artık o kadar da ‘serbest’ hareket edemeyecek.
*Fonlar portföyleri artık haftalık olarak kamuoyuyla paylaşacak.
*İstediği hisseye istediği miktarda yatırım yapamayacak.
*Yeni kriterlerle uymayan portföyündeki hisse oranlarını 3 ay içinde belirlenen orana düşürecek.
*Bir hissenin dolaşımdaki hisselerinin büyük bölümünü ele geçirmek artık yasak.
*Fiili dolaşımı %25 altı olan sığ tahtalarda dolaşımdaki lotların en fazla %8'ini; %75 üstü olanlarda ise en fazla %2'sini alabilecekler.

Tüm fonlar birleşse dahi oran iki katını geçemeyecek.

*Kendi fonuna ve kendi holdingine bağlı hisselere en fazla toplam 20 yatırım yapabilecek. Yani yatırımcıdan aldığı parayla kendi şirket hissesini yükseltemeyecek.
*Şirketleri arka kapıdan ele geçirme tarih oluyor.
*Serbest fonlar, yatırımcıdan aldıkları paranın en fazla %15'ini diğer fonlara yatırabilecek.
*Tek bir fona en fazla %10 yatırım yapabilecek.
*Serbest fonların borsa dışından ortaklık payı alıp satamayacak.
*Bir portföy yöneticisi, serbest fonlar da dahil olmak üzere en fazla 7 adet fon yönetebilecek. Kurulacak serbest fonların toplam sayısı, portföy yönetim şirketinde istihdam edilen portföy yöneticisi sayısını aşamayacak.

Evet düzenlemeler bunlar…

Hisse ve fon oranlarıyla ilgili mecburi uyum süreci 31 Aralık 2026'da bitiyor. Ayrıca fon yöneticileriyle ilgili teknik ve mevzuat uyumları için ise 2029'a kadar uzanan geniş bir geçiş süresi tanındı.

Bir de portföy yönetim şirketlerine sermayelerini en az 500 milyon TL’ye çekme şartı getirildi.

Tüm bunların özeti; yapılan düzenleme hem hisse hem de portföy yönetimi şirketleri açısından ‘babalara’ yani en büyüklere yarayacak.

Çünkü düzenleme borsanın en büyük 30 hissesini yani BIST 30 hisselerini kapsamıyor.

Dolayısıyla fonlar yeni getirilen kriterleri yakalamak için BIST 30 hisselerine yönelebilir.

İşin bir de matematiksel başka bir boyutu var. Yani portföylerdeki hisse oranlarını tutturmak için fonlar ya ellerindeki hisseyi satacaklar ya da portföye yeni hisseler ekleyerek mevcut hisselerin payını aşağıya çekecekler.

Portföy yönetim şirketlerine getirilen sermaye şartı da yine sektördeki ‘babalara’ yarayacak. Yani yeni sermayeye uyum sağlayamayanlar ya birleşecek ya birilerine satılacak ya da kapanacak. İşte bu durumda sermayesi güçlü şirketlerin pazar payı artabilir.

Haftanın ilk işlem gününden itibaren yeni düzenleme hisse bazlı sert fiyat hareketlerine neden olabilir. Özellikle yeni kriterlere uyum açısından portföylerde yüksek oranda bulunan görece ‘küçük’ kağıtlarda panik satışlar görülebilir.

BIST 30 hisselerine gelebilecek talep ise endekse direnç bölgelerini geçme konusunda yardımcı olabilir.

Ancak yatırımcıların böyle dönemlerde panik ve “treni kaçırma” içgüdüsünden uzaklaşması doğru olur.

BIST 100 Endeksi’nin 14.500 doların üzerinde kalınması halinde 15.000 puan seviyesi hedeflenebilir. Bu seviyenin üzerine çıkılırsa yeni TL bazlı hedefler gündeme gelebilir.

Aşağı tarafta ise 14.000 puan seviyesi önemli bir destek noktası.

Bereketli, bol kazançlı günler diliyorum…

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//spknin-yeni-duzenlemesi-fonlari-kucuk-ve-sig-hisselerden-bIst-30-sirketlerine-kaydirabilir.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//spknin-yeni-duzenlemesi-fonlari-kucuk-ve-sig-hisselerden-bIst-30-sirketlerine-kaydirabilir.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//spknin-yeni-duzenlemesi-fonlari-kucuk-ve-sig-hisselerden-bIst-30-sirketlerine-kaydirabilir_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//spknin-yeni-duzenlemesi-fonlari-kucuk-ve-sig-hisselerden-bIst-30-sirketlerine-kaydirabilir.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/spk-nin-yeni-duzenlemesi-fonlari-kucuk-ve-sig-hisselerden-bist-30-sirketlerine-kaydirabilir/7370/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:37:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu&#039;ndan Uraw Kozmetik&#039;e 11 milyon lira ceza!</title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltan 4 firmaya ceza kesti. Reklam Kurulu'nun en yüksek cezalarından biri ise kozmetik sektöründe faaliyet gösteren Uraw Kozmetik A.Ş.'ye verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltan reklam ve satış uygulamalarına yönelik denetimlerinde 4 firmaya toplam milyonlarca liralık idari para cezası uyguladı. Sınırsız çay vaadini yerine getirmeyen restorana 108 bin 370 lira, gıdada yasaklı ifadeler kullanan markete 863 bin 580 lira, indirimli ürünü daha yüksek fiyattan satan markete 86 bin 358 lira ve saç çıkardığını iddia eden kozmetik firmasına 10 milyon 837 bin lira ceza verildi.

Reklam Kurulu'nun İstanbul'da faaliyet gösteren Koçlar Cafe Restaurant'a yönelik denetiminde, işletmenin "kahvaltı tabağı (Sınırsız Çay)" şeklinde reklam yaptığı belirlendi. Ancak reklamda yer verilen sınırsız çay vaadinin tüketicilere fiilen sunulmadığı tespit edildi.

Kurul, söz konusu reklamın tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelikte olduğuna karar vererek işletmeye 108 bin 370 lira idari para cezası uyguladı.

MARKETTE YASAK İFADELER KULLANILDI

Kurulun bir diğer denetiminde ise bir indirim marketinin sosyal medya hesabından yaptığı ürün tanıtımları incelemeye alındı. Marketin bazı süt ürünleri ve pirinç için "Kaliteli çiftlik sütü(...)", "Ev yoğurdu sevenlerin favorisi" ve "Türkiye'nin en çok tercih edilen pirinci..." ifadelerini kullandığı belirlendi.

Reklam Kurulu, Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliği kapsamında "köy", "ev", "geleneksel", "çiftlik" ve "yüzde 100" gibi ifadelerin kullanımına ilişkin yasakları hatırlattı. Ayrıca kullanılan iddiaların ispatlanamadığı değerlendirildi.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin "ispat külfeti" hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle markete 863 bin 580 lira idari para cezası verildi.

44 LİRALIK ÜRÜN 65 LİRAYA SATILDI

Kurulun bir başka kararında ise İstanbul'daki bir zincir marketin "Torku Çikolatam" ürünü için yaptığı kampanya incelendi. Tanıtımlarda ürünün "25 TL üzeri alışverişe 70 TL yerine 44 TL" fiyatıyla satılacağı belirtildi. Ancak yapılan denetimde, 44 TL olarak duyurulan çikolatanın tüketicilere 65 TL'den satıldığı tespit edildi.

Reklamların tüketicileri yanıltıcı ve aldatıcı nitelikte olduğuna karar veren Kurul, markete 86 bin 358 lira idari para cezası uyguladı.

SAÇ ÇIKARMA İDDİASINA 10,8 MİLYON LİRALIK CEZA

Reklam Kurulu'nun en yüksek cezalarından biri ise kozmetik sektöründe faaliyet gösteren Uraw Kozmetik A.Ş.'ye yönelik oldu. Şirket tarafından satışa sunulan "Uraw Mavi Sprey" adlı ürünün tanıtımlarında saç çıkarma ve yeni saç kökleri oluşturma iddialarına yer verildiği belirlendi.

Ürün reklamlarında "Her 10 günde 2000 yeni saç kökleri", "90 günde saçların çıkmazsa..." ve "Saç kökleri uyku halinden çıkıyor" ifadelerinin kullanıldığı tespit edildi. Kurul, söz konusu tanıtımların mevcut mevzuata aykırı olduğuna karar vererek firmaya 10 milyon 837 bin lira idari para cezası uygulanmasına hükmetti.

Eski milli futbolcu Tümer Metin de "Uraw Mavi Sprey" reklamlarında yer almış ve ürünün birçok arkadaşı tarafından kullanıldığını söylediği açıklamalarıyla gündeme gelmişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//ticaret-bakanligi-reklam-kurulu039ndan-uraw-kozmetik039e-11-milyon-lira-ceza.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//ticaret-bakanligi-reklam-kurulu039ndan-uraw-kozmetik039e-11-milyon-lira-ceza.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//ticaret-bakanligi-reklam-kurulu039ndan-uraw-kozmetik039e-11-milyon-lira-ceza_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//ticaret-bakanligi-reklam-kurulu039ndan-uraw-kozmetik039e-11-milyon-lira-ceza.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/ticaret-bakanligi-reklam-kurulu-ndan-uraw-kozmetik-e-11-milyon-lira-ceza/7369/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:23:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erdem Resneli&#039;nin Otto vurgunu</title>
			<description><![CDATA[Atlantik Petrol ve Bantaş'taki şaibeli işlemleri ile konuşulan Erdem Resneli bu kez OTTO hisselerindeki vurgunu ile gündeme geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[OTTO Holding operasyonuna ilişkin iddialarda, Erdem Resneli'nin şirketin Taç Tarım adıyla bilindiği dönemde hisse senetleri üzerinden çevresindeki yatırımcıları yönlendirdiği öne sürüldü.

İddialara göre Resneli, hisselerin 2-3 lira seviyelerinde olduğu dönemde piyasadan alım yapmaya başladı. Hisselerin 25-35 TL aralığına yükselmesinin ardından ise çevresine şirketin "gizli ortağı" olduğunu ve hissede sert bir yükseliş yaşanacağını söyleyerek yeni alımlar yapılmasını teşvik etti.

"Ben maraton koşucusuyum" diyerek yatırımcıları yönlendirdi

İddiaya göre Erdem Resneli, yatırımcılara bu sürecin uzun süreceğini belirterek, "Bu uzun bir süreç olacak, ben maraton koşucusuyum ama işin sonunda istediğiniz şeyle kıyaslayın en çok kazanan siz olacaksınız" şeklinde vaatlerde bulundu.

Resneli'nin ayrıca bazı yatırımcılardan, "Ben sat demedikçe kağıdı satmayacaksınız" sözü aldığı öne sürüldü. Bir başka gruba ise elde edilecek kârdan yüzde 20 ila yüzde 50 arasında pay alma şartıyla yüksek miktarda hisse aldırdığı iddia edildi.

İddialara göre bu yatırımcılar arasında İngiltere'de depoculuk faaliyetleri yürüten ve borsayla ilgilenen bir kişinin de bulunduğu, bu kişinin Resneli'nin yönlendirmesiyle yüksek miktarda alım yaptığı belirtildi.

Hisselerdeki yükseliş ve satış iddiası

Şirket hisselerinin Yakın İzleme Pazarı'ndan çıkması için başvuru yapılmasının ardından süreç yatırımcıların dikkatini çekti. Başvuru haberinin etkisiyle hisselerin zirve seviyelere ulaştığı dönemde Resneli'nin kendi elindeki ve yönetimindeki hisseleri sattırdığı öne sürüldü.

Hisselerin daha sonra gerilemesiyle birlikte aynı hisselerin daha düşük fiyatlardan yeniden toplandığı iddia edildi. Böylece Resneli'nin bir yandan yönettiği hisse miktarını artırdığı, diğer yandan ise elde edilen kârdan komisyon aldığı ileri sürüldü.

Yatırımcılar iki gruba ayrıldı

İddialara göre Erdem Resneli, hisse alımı yaptırdığı kişileri iki ayrı gruba ayırdı. İlk grubu kendisine çok yakın kişiler oluştururken, ikinci grubun ise yakın çevresinden olduğu belirtilen yatırımcılardan oluştuğu öne sürüldü.

İlk gruptaki yatırımcılara hisselerin zirve yaptığı dönemlerde satış yaptırıldığı ve daha sonra düşük seviyelerden yeniden alım gerçekleştirildiği iddia edildi. Bu yöntemle yönetilen hisse miktarının artırıldığı ve Resneli'nin komisyon elde ettiği öne sürüldü.

İkinci gruptaki yatırımcılara ise "Biz hisseyi elimizden geldiği kadar destekliyoruz. Bakalım piyasa ne kadar götürecek onu bir görelim" denilerek satış yapmalarının önüne geçilmeye çalışıldığı iddia edildi.

13 Ocak 2026'daki kritik süreç

İddialara göre zirveden satış ve düşük seviyelerden yeniden alım süreci 2026 yılına kadar devam etti. 13 Ocak 2026'da açıklanan tahsisli sermaye artırımı ise sürecin en kritik aşamalarından biri oldu.

Resneli'nin özellikle ikinci grupta bulunan yatırımcılara, "Şirkete 2 milyar para girecek, bu kağıt artık uçar" şeklinde ifadeler kullanarak ellerindeki hisseleri satmamalarını ve yeni alım yapmalarını teşvik ettiği ileri sürüldü. Hatta bazı yatırımcılara kredi kullanarak hisse alabileceklerini söylediği iddia edildi.

Ancak aynı süreçte Resneli'nin satış hazırlığında olduğu öne sürüldü.

Tahsisli sermaye artırımı haberi sonrası satış iddiası

12 Ocak 2026'da hisselerin tavan fiyatın bir kademe altında kapanması yatırımcıların dikkatini çekti. Kapanışın ardından yatırımcılar arasında hissedeki yükselişin nedenine ilişkin beklentiler oluşurken, sonrasında tahsisli sermaye artırımı haberi açıklandı.

Şirkete 2 milyar TL'nin üzerinde kaynak girişi sağlayacağı düşünülen sermaye artırımı, yatırımcılar açısından önemli bir beklenti oluşturdu. İddialara göre Resneli de kendi yönetimindeki hisseleri taşıyan kişilere "Bu haberle hisse en az iki tavan yapmaz mı sizce de?" diyerek satış yapmamaları yönünde telkinde bulundu.

Ancak iddiaya göre Resneli, 12 ve 13 Ocak tarihlerinde hem kendi elindeki hem de birinci grupta yer alan yatırımcıların hisselerini sattı veya sattırdı.

350 bin lotluk satış ve komisyon iddiası

İddialarda, yalnızca Resneli'nin İngiltere'de yaşayan arkadaşına ait yaklaşık 300-350 bin lot hissenin bu süreçte satıldığı öne sürüldü.

Bu satış karşılığında Erdem Resneli'nin yüzde 20 oranında komisyon aldığı da iddialar arasında yer aldı. Söz konusu komisyonun OTTO Holding'in otoparkında Resneli'ye teslim edildiği ileri sürüldü.

Melih Dinçer fark etti ve Resneli'yi uzaklaştırdı

İddialara göre yaşananların büyük bölümünden habersiz olan Melih Dinçer, hisselerde 13 Ocak'ta yaşanan düşüşün ardından Resneli'nin gerçekleştirdiği işlemlerin farkına vardı.

Dinçer'in bunun üzerine Erdem Resneli'yi şirketten tamamen uzaklaştırdığı öne sürüldü. İddialara göre Resneli ise yıllar boyunca gerçekleştirdiği işlemler ve özellikle son hamlesinin ardından OTTO Holding'den ayrıldı.

Hisse senedi işlemleri ve yatırımcı yönlendirmelerine ilişkin söz konusu iddiaların hukuki ve resmi süreçlerde nasıl değerlendirileceği ise soruşturmanın sonucuyla netlik kazanacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erdem-resneli039nin-otto-vurgunu.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erdem-resneli039nin-otto-vurgunu.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erdem-resneli039nin-otto-vurgunu_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erdem-resneli039nin-otto-vurgunu.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/erdem-resneli-nin-otto-vurgunu/7368/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:22:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Denizde kaybolan 23 kişiye ulaşılamıyor</title>
			<description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Girne Limanı’ndan ayrılan ve 259 yolcu ve 8 mürettebatı taşıyan bir katamaran, limanın 2 kilometre açığında henüz bilinmeyen bir nedenle su aldı ve alabora oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[KKTC Başbakanı Üstel, 8 kişinin hayatını kaybettiğini, 237 kişinin kurtarıldığını kaydetti. 23 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor. Gemi kaptanı ve 7 mürettebat gözaltına alındı

Girne-Mersin seferini düzenleyen Filo Jet'e ait katamaran, Girne'ye 7 kilometre uzaklıkta alabora oldu. 259 yolcu ve 8 mürettebatın deniz ortasında mahsur kaldığı olayda kurtarma çalışmaları devam ediyor. 

CAN KAYIPLARI VAR, 23 KİŞİ KAYIP

KKTC Başbakanı Üstel, alabora olan ve 267 kişiyi taşıyan gemiden 237 kişinin kurtarıldığını, 8 kişinin hayatını kaybettiğini, 23 kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü söyledi

TÜRKİYE'DEN HELİKOPTERLER VE DALIŞ TİMİ OLAY YERİNDE

Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri:

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tüm unsurları, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Sivil Savunma Başkanlığı arama kurtarma faaliyetlerine devam ediyor.

Türkiye'den de Sahil Güvenlik kuvvetlerimizin iki helikopteri, iki botu ve bir dalış timi, ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın bölgeye yakın konumda bulunan iki gemisi arama kurtarma faaliyetlerine dahil olmuş durumda. Arama kurtarma çalışmaları hala devam ediyor.

Maalesef can kayıpları var. Sağ kurtarılan yolcular var. Biz de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte gelişmeleri Büyükelçilik olarak yakından takip etmekteyiz. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Denizde olanların da bir an evvel kurtarılması için canla başla uğraş veren arama kurtarma ekiplerine başarılar diliyorum.

Can yelekleriyle denize atlamış olanların da denizden toplanmasına çalışılıyor. Bunlar zaman alan arama kurtarma faaliyetleri. Önümüzdeki saatler içerisinde tablonun daha netleşeceğini tahmin ediyorum."

Öte yandan İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Kurtarma faaliyetleri kapsamında; KKTC Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 4 yüzer unsur ile AKGÜNLER 3 isimli yolcu gemisi bölgede görevlendirilmiş, Sahil Güvenlik Komutanlığımız tarafından ise 5 yüzer unsur ve 2 Sahil Güvenlik helikopteri bölgeye sevk edilmiştir. Ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından bölgede yürütülen çalışmalara destek sağlamak üzere 6 deniz unsuru görevlendirilmiştir."

172 YOLCU KURTARILDI 

Elde edilen bilgilere göre Girne açıklarında yan yatan yolcu gemisindeki 172 yolcu kurtarıldı.

Kurtarılan yolcuların karaya getirilmeye başlandığı öğrenilirken, bölgede ekiplerin kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor.

Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, Girne açıklarında su alan yolcu gemisinin battığını, durumun çok ciddi olduğunu belirtti.

Şenkul, açıklamasında, “Filo denizciliğe ait yolcu gemisi Diana Beach açıklarında batmıştır. İçerisinde yolcu ve personel toplamda 268 kişi bulunmaktadır. Durum çok ciddidir. 172 kişi Girne'ye güvenli şekilde getirilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Sahil güvenlik, Akgünlerin Express gemisiyle çok sayıda küçük teknenin kurtarma çalışmalarına katıldığını belirten Şenkul, bilgi kirliliği yaratacak paylaşımlardan uzak durulmasını istedi.

KURTARMA ÇALIŞMALARINDA DÜZENSİZLİK VE PANİK 

Saat 12.00 sıralarında Girne'den ayrılan gemi, kısa süre sonra alabora oldu. Yardım çağrılarının ardından ilk olarak olay yerine yakın balıkçı tekneleri yolcuları kurtarmak için bölgeye gelirken, kurtarma ve tahliyeden sorumlu yetkili ekipler uzun süre boyunca alana yaklaşamadı. 

Şu ana kadar 172 yolcunun tahliye edildiği vahim olayda kurtarma ve tahliye çalışmaları sırasındaki düzensizlik Girne limanında da büyük bir paniğe neden oldu. Olay yerine akın eden yolcu yakınları ve yetkililer arasında uzun süreli bir kargaşa yaşanırken, şu ana kadar tam olarak kaç yolcunun kurtarıldığına ilişkin net bir bilgi bulunmuyor. 

BAZI YOLCULAR DENİZE ATLADI

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, geminin su almaya başlamasının ardından bazı yolcular paniğe kapılarak denize atladı. Denize atlayan yolcuların bazılarına ulaşılırken, henüz tespit edilemeyen yolcuların yerini belirlemek için çalışmalar devam ediyor. 

"TÜRKİYE HER TÜRLÜ DESTEĞİ SAĞLAMAKTA"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne açıklarında geminin alabora olmasına ilişkin "Yaşanan müessif hadiseyi yakından takip ediyor, arama kurtarma çalışmalarına her türlü desteği sağlıyoruz." ifadesini kullandı.

Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, herkesi derinden üzen bir haber aldıklarını, Girne açıklarında katamaran tipi bir yolcu gemisinin su alarak battığını belirtti.

KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Sahil Güvenlik unsurları ile ilgili kurumlarca başlatılan arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:

"Şu an itibarıyla temel önceliğimiz, yolcuların ve mürettebatın kurtarılmasıdır. Yaşanan müessif hadiseyi yakından takip ediyor, arama kurtarma çalışmalarına her türlü desteği sağlıyoruz. Gemide bulunan yolcularımıza, mürettebata ve milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum."

SAĞLIK BAKANLIĞI: HER TÜRLÜ TEDBİR ALINDI 

KKTC Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Girne açıklarında bir yolcu gemisinin alabora olması nedeniyle yaşanan olayın ardından, ilk müdahale ve sağlık hizmetlerinin en hızlı ve etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla gerekli tüm hazırlıklar yapılmıştır. Sağlık Bakanlığı olarak, hem limanda hem de devlet ve özel hastanelerde her türlü tedbir alınmıştır. Olası ihtiyaçlara hızlı şekilde müdahale edilebilmesi amacıyla maksimum düzeyde insan kaynağı harekete geçirilmiş; limanda ve hastanelerde görev yapacak sağlık ekipleri için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır” ifadelerine yer verildi.

KURTARILANLAR HASTANEYE GÖTÜRÜLÜYOR

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiden kurtarılanları hastanelere sevk edilmek üzere Girne Limanı'na getirdiklerini söyledi. Kurtarılarak limana getirilen yolcuların sayısının 160'ın üzerinde olduğu paylaşıldı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//denizde-kaybolan-23-kisiye-ulasilamiyor.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//denizde-kaybolan-23-kisiye-ulasilamiyor.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//denizde-kaybolan-23-kisiye-ulasilamiyor_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//denizde-kaybolan-23-kisiye-ulasilamiyor.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/denizde-kaybolan-23-kisiye-ulasilamiyor/7366/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 22:50:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ünlü armatör Kahraman Sadıkoğlu hayatını kaybetti</title>
			<description><![CDATA[Türk denizcilik ve gemi inşa sektörünün önde gelen isimlerinden armatör Kahraman Sadıkoğlu hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gemi inşaat sektörü ile denizcilik dünyasının önemli isimlerinden Armatör Kahraman Sadıkoğlu’nun hayatını kaybettiği öğrenildi. Cenaze bilgisiyle ilgili henüz açıklama yapılmadı.

Rize’nin köklü denizci ailelerinden birinin ferdi olan Sadıkoğlu, Türk gemi yapım endüstrisinde gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki yeniliklerle tanınıyor.

Gerek yurt içindeki tersanecilik yatırımları gerekse sınır ötesindeki cesur ticari hamleleriyle küresel bir marka haline gelen ünlü iş insanının arşivlerde yer alan biyografisi, ekonomi ve başarı hikayesi sayfalarında ders niteliğinde okutulmaya devam ediyor.

Tuzla’dan küresel projelere

Ailesinden devraldığı denizcilik bayrağını çok daha ileriye taşıyan Kahraman Sadıkoğlu, 1984 yılında gemi inşa sektörüne adım attığında büyük bir vizyon ortaya koydu.

Türkiye’ye kazandırdığı devasa kuru havuz yatırımı sayesinde, yüksek tonajlı uluslararası gemilerin bakım ve onarım üssü haline gelmemizi sağladı. Sektörde taşları yerinden oynatan Tuzla Tersanesi’ni uzun yıllar yüksek kapasiteyle işlettikten sonra 2008’de Kıran Holding’e devreden usta iş insanı, rotasını küresel deniz mühendisliği projelerine çevirdi.

2007 yılında İran Ulaştırma Bakanlığı tarafından açılan, körfezdeki devasa batık gemileri çıkarma ihalesini kazanarak uluslararası sularda Türk mühendisliğinin gücünü kanıtladı.

Tarihi Savarona’yı hurda olmaktan kurtaran hamle

Kahraman Sadıkoğlu’nun milli duygularla ve büyük bir vizyonla üstlendiği en önemli misyon, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan Savarona Yatı’nın kurtarılması sürecidir.

1989 yılında jilet olmayı bekleyen ve tamamen harabeye dönmüş durumdaki yatı devletten kiralayan ünlü armatör, hiçbir masraftan kaçınmayarak 50 milyon dolarlık bütçeyle aslına sadık bir restorasyon başlattı.

Gemiyi lüks kruvaziyer dünyasına yeniden armağan eden Sadıkoğlu, tarihi değerin yok olmasını engelleyerek büyük bir vefa örneği sergiledi. Savarona, 2010 yılında sözleşmenin feshedilmesiyle yeniden tamamen devlet idaresine devredildi.

Umm Kasr limanındaki rehine şoku

Aile işlerini sürdüren Kemal adında bir erkek çocuk babası olan armatörün hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri 2005’te Irak’ta yaşandı.

Umm Kasr Limanı’nda iş geliştirme faaliyetleri yürütürken terör örgütlerince kaçırılan ve günlerce ölümle burun buruna yaşayan iş insanı, devletin en üst kademelerinin devreye girdiği diplomatik bir operasyonla kurtarıldı. Bu olay, Türk iş insanlarının küresel pazarlarda karşılaştığı zorlukların ve Sadıkoğlu’nun sarsılmaz karakterinin bir sembolü olarak tarihe geçti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti/7365/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 22:46:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kuzey Kıbrıs&#039;ın Girne kenti açıklarında 267 kişilik yolcu gemisi battı: "Kayıplarımız var, sayısını bilmiyoruz"</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[FERİBOTTA 267 KİŞİ VAR

Feribotta 259'u yolcu ve 8'i mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu bilgisini veren Erhan Arıklı, geminin neden su aldığına ilişkin henüz bir bulguya ulaşılamadığını dile getirdi.

Görgü tanıkları, geminin su almasının ardından yolculardan bazılarının denize atladıklarını belirtti.

Bölgedeki balıkçı teknelerinin de kurtarma çalışmalarına katıldıkları bildirildi.

Yetkililer, olay yerine çok sayıda sahil güvenlik botu ve sivil teknenin yönlendirildiğini açıkladı. Ambulans ve polis ekiplerinin de bölgeye sevk edildiği belirtildi.

"DURUM ÇOK CİDDİDİR"

Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul konuya ilişkin yaptığı açıklamada durumun ciddi olduğunu belirtti:

"Filo denizciliğe ait yolcu ve yük gemisi Diana Beach açıklarında batmıştır. İçerisinde yolcu ve personel toplamda 270 kişi bulunmaktadır. Durum çok ciddidir"

159 KİŞİYE ULAŞILDI

Şenkul ilerleyen dakikalarda yaptığı açıklamada ise gemideki 159 kişiye ulaşıldığını, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Arıklı ise, alabora olan gemiden kurtarılanları hastanelere sevkedilmek üzere Girne Limanı'na getirdiklerini söyledi.

"KAYIPLARIMIZ VAR"

Kuzey Kıbrıs Ulaştırma Bakanı Arıklı yaptığı açıklamada hayatını kaybedenlerin olduklarını bildirdi ve "Kayıplarımız var maalesef sayısını bilmiyoruz" dedi.

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel de Girne açıklarında alabora olan ve 267 kişiyi taşıyan feribotta hayatını kaybedenlerin olduğunu, kurtarma için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.

Üstel ayrıca, "259 yolcu ve 8 mürettebat vardı. Gemi, dün Türkiye'ye gidecekti ama hava şartları dolayısıyla bugün gitti. Ancak denizde birinci dalga vurdu, kaptan kurtarmaya çalışırken ikinci dalgada gemi su almaya başladı" dedi.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibinin sevk edildiği bildirildi. Bakanlık'tan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"30 Ağustos 2026 tarihinde, Girne Limanı’ndan Taşucu Limanı’na seyir halinde bulunan, 259 yolcu ve 8 mürettebatın bulunduğu FİLOJET isimli yolcu gemisinin Girne Limanı’nın 4 mil açığında su almaya başladığı ve batma tehlikesi geçirdiği bilgisi alınmıştır. İhbarın alınmasının ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatılmıştır. Arama kurtarma faaliyetleri kapsamında; K.K.T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 4 yüzer unsur ile AKGÜNLER 3 isimli yolcu gemisi bölgede görevlendirilmiş, Sahil Güvenlik Komutanlığımız tarafından ise 5 yüzer unsur ve 2 Sahil Güvenlik helikopteri bölgeye sevk edilmiştir. Ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından bölgede yürütülen çalışmalara destek sağlamak üzere 6 deniz unsuru görevlendirilmiştir. Arama kurtarma çalışmaları ilgili birimler arasında koordinasyon içerisinde titizlikle sürdürülmektedir."

CEVDET YILMAZ'DAN AÇIKLAMA

Türkiye'den konuya ilişkin resmi makamlardan ilk açıklama Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan geldi. Yılmaz açıklamasında "Hepimizi derinden üzen bir haber almış durumdayız. Girne açıklarında katamaran tipi bir yolcu gemisi su alarak batmıştır. KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Sahil Güvenlik unsurları ile ilgili kurumlar tarafından başlatılan arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. Şu an itibarıyla temel önceliğimiz, yolcuların ve mürettebatın kurtarılmasıdır. Yaşanan müessif hadiseyi yakından takip ediyor, arama kurtarma çalışmalarına her türlü desteği sağlıyoruz. Gemide bulunan yolcularımıza, mürettebata ve milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi.

ÖMER ÇELİK: DUALARIMIZ ONLARLA

AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise alabora olan gemiye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Girne açıklarında alabora olan feribottaki yolcuların hiç kimse zarar görmeden kurtarılmasını diliyoruz. Tüm imkanlar seferber edilmiş durumda. Kurtarma çalışmaları en güçlü şekilde devam ediyor. Dualarımız onlarla."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kuzey-kibris039in-girne-kenti-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-quotkayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruzquot.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kuzey-kibris039in-girne-kenti-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-quotkayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruzquot.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kuzey-kibris039in-girne-kenti-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-quotkayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruzquot_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kuzey-kibris039in-girne-kenti-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-quotkayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruzquot.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/kuzey-kibris-in-girne-kenti-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-kayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruz/7364/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:29:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun...</title>
			<description><![CDATA[26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de kesin zaferle sonuçlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Topçu atışlarıyla 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta zaferle taçlandı. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarru’zla Yunan cephesi iki günde yarıldı.

28 Ağustos’ta düşmandan temizlenen Afyon’a taşınan karargâhta düşmana vurulacak ölümcül darbe planlandı. Uygulamaya kondu. 29 Ağustos itibarıyla düşman ordusu ile yoğun çatışma yaşandı.

Teknik yetersizlikler nedeniyle son tablo ise sabahın ilk saatlerinde netleşebildi.

“Kesin zafer” öncesi Mustafa Kemal Paşa, İsmet ve Fevzi Paşa’yı toplantıya çağırdı.

KRİTİK TOPLANTI 

Üç komutanın da beklediği ve sonrasında Mustafa Kemal Paşa’nın “Türk’ün hakiki kurtuluş güneşinin doğacağı”nı söylediği gün gelmişti. Sabah 6.30 sularında Batı Orduları Komutanı İsmet Paşa, birliklerine “Düşmanı çembere al ve imha et” emrini verdi. Aynı emirde “Orduların vazifesi, Aslıhanlar Meydan Muharebesi’nin her iki ordunun bütün kuvvetleriyle sonuçlandırılmak; Dumlupınar’ın tamamen kesilmesi ve İzmir istikametinde takibin kesintisiz devamı ile kurtulan düşmanın imhası için harekâtı devam ettirmek” ifadeleri yer alıyordu.

Hem kuzeydeki hem de güneydeki Türk birlikleri batıya doğru 15-20 km kaydırıldı ve 17.00 sularında “imha taarruzu” başladı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, saat 18.30’da, Zafertepe’den 9. Alay vasıtasıyla 5. Kafkas Tümeni’ne gönderdiği emirde, tümenin süngü hücumu ile düşmanı atmasını ve Adatepe’yi mutlaka ele geçirmesini istedi. 126. Alay, 23.30’da bomba ve süngü hücumu ile Yunanları tutunmak istedikleri son mevziden de attı.

30 Ağustos’ta büyük ölçüde çember içine alınan ve binlerce ölü ve yaralı bırakan Yunan ordusunun bir kısmı kaçmayı başarsa da yapılan başarılı takip harekâtıyla çok önemli bir kısmı imha ve esir edildi.

Madalyonun bir yüzü Türk tarihinin en büyük zaferlerinden birisi olurken diğer yüzünde ise İzmir’e doğru kaçarken yakıp yıkan Yunan ordusunun yarattığı mezalim olacaktı. ‘Paşa savaşa mecbur kaldı’

Cumhuriyet'e konuşan tarihçi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nin; Türk ordusunun, milletle el ele kazandığı büyük bir bağımsızlık zaferi olduğunu belirtti. Atatürk’ün bu zafer öncesi barışa bir kez daha şans verdiğini anımsatan Elmacı, “Temmuz başında arkadaşı Fethi Bey’i Avrupa’ya, İtalya, Fransa ve İngiltere’ye göndermiş ve ondan gelecek haberleri beklemeye başlamıştı.

Özellikle Londra’dan gelen isteksiz tavırlar, Mustafa Kemal Paşa’yı Büyük Taarruz’a mecbur bırakmıştı” ifadelerini kullandı. Önemli dönüm noktası 30 Ağustos’un “Güneşin Batmadığı imparatorluk” İngiltere’nin de yenilebileceğini gösteren zafer olduğunu belirten Elmacı, “30 Ağustos aynı zamanda ‘yeni Türk devletini kuran’ zafer olarak tarihe geçti” dedi.

Başkumandanlık Meydan Muharebesinin yalnızca askeri bir zafer olmadığına dikkat çeken Elmacı, “Bu zafer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinin, iç dinamiklerinin ve dış politikasındaki temel ilkelerinin hukuki, siyasi ve ideolojik anlamda dayanağı olmuştur. Bu anlamda önemli bir önüm noktasıdır” tespitinde bulundu.

‘İdeojik ve siyasi güç sağladı’ İstanbul’un veya hanedanın değil de doğrudan halkın oluşturduğu TBMM’nin zaferi olan Büyük Taarruz’un, siyasal meşruiyetin de İstanbul’dan, saltanattan alnıp halka verilmesini kolaylaştırdığını vurgulayan Elmacı, “30 Ağustos’ta zaferin kazanılması saltanatın kaldırılması ve cumhuriyetin ilanı için de gerekli olan ideolojik ve siyasi gücü Atatürk’e sağlamıştır” dedi.

‘SEVR’İ ÇÖKERTTİ’

Tarihçi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, zaferin en önemli kazanımının Sevr Antlaşması ile Doğu’yu paylaşmayı hedefleyen ve Türkleri de Anadolu’dan atmayı planlayan Batılı emperyalist güçlerin sistemini çökertmesi olduğunu söyledi.

Elmacı, “Zaferin kazanılması bu nedenle İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde coşkuyla kutlanmış, bunun yanında özellikle Doğu’daki dünya ülkelerinde de ilgiyle karşılanmıştı. Onların gözünden Güneşin Batmadığı İmparatorluk olan İngiltere’nin yani emperyalizmin yenilgisiydi bu zafer. Türk ordusunun kazandığı bu zafer nitekim daha sonra bu mazlum milletlerin emperyalizmine de örnek olacaktır” ifadelerini kullandı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun/7363/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:49:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İdris Naim Şahin, Alihan Kuriş soruşturmasında ifade verecek</title>
			<description><![CDATA[Alihan Kuriş’e yönelik soruşturma kapsamında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ifadesine başvurulacağı öğrenildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ifadesine başvurulacağı öğrenildi.

NE OLMUŞTU?

Kuriş’in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına kaçma hazırlığındayken yakalanmasının ardından, kendisini Muğla’ya götürdüğü belirlenen 34 SL 313 plakalı aracın Şahin adına tahsisli olduğu ortaya çıkmıştı.

Bu gelişmenin ardından Şahin adına tahsis edilen diğer araçlar da mercek altına alınmış ve yapılan incelemelerde 34 S 78* ve 34 RM 86** plakalı 2 aracın daha tahsis amacı dışında ve suç içerikli faaliyetlerde kullanıldığı belirlenmişti.

AKIN GÜRLEK ŞAHİN'İN SÖZLERİNİN 'ÇELİŞKİLİ' OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş soruşturmasında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e ait araçların suç örgütü üyeleri tarafından kullanıldığını belirtmiş ve HTS kayıtları ile Şahin'in sözlerinin çelişkili olduğunu vurguladı.

İDRİS NAİM ŞAHİN NE DEMİŞTİ?

İdris Naim Şahin, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada söz konusu aracın kendi bilgisi dışında kullandırıldığını ve suç duyurusunda bulunduğunu söylemişti.

Ankara’da yaşayan Şahin, söz konusu aracı İstanbul’a gittiği dönemlerde kullanmak amacıyla kiraladığını, kullanmadığı zamanlarda ise otoparkta muhafaza edilmesi konusunda şirketle anlaştığını ifade etmişti. Ancak aracı kiralayan şirketin sahibinin, Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ı bu araçla taşıdığını basından öğrendiğini söylemişti.

Şahin, Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ı tanımadığını vurgularken, aracın bilgisi dışında kullanılmasına ilişkin şirket sahibi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurmuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//idris-naim-sahin-alihan-kuris-sorusturmasinda-ifade-verecek.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//idris-naim-sahin-alihan-kuris-sorusturmasinda-ifade-verecek.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//idris-naim-sahin-alihan-kuris-sorusturmasinda-ifade-verecek_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//idris-naim-sahin-alihan-kuris-sorusturmasinda-ifade-verecek.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/idris-naim-sahin-alihan-kuris-sorusturmasinda-ifade-verecek/7362/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:15:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ERMAN ILICAK &#039;A 5 MİLYAR 800 MİLYONLUK İHALE !</title>
			<description><![CDATA[Saray müteahhidi olarak bilinen Rönesans Holding’e bağlı inşaat şirketi dev bir ihaleyi daha kaptı. Şirket, pazarlık usulüyle gerçekleştirilen Erzurum’daki stadyum, spor salonu ve yüzme havuzu projesi ihalesini 5,8 milyar TL’ye üstlendi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Erzurum’da yapılacak stadyum, kapalı spor salonu ve tam olimpik yüzme havuzu için 12 Ağustos’ta ihale düzenledi.

“Erzurum Stadyum, Kapalı Spor Salonu ve Tam Olimpik Yüzme Havuzu İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi” ihalesini, AKP döneminde adından sıkça bahsettiren Rönesans Holding’e bağlı REC Uluslararası İnşaat kazandı.

İhale, Kamu İhale Kanunu’nun “afet, salgın hastalıklar ile ani ve beklenmeyen olayların” ortaya çıkması halinde kullanılmasını öngördüğü ve kamuoyunda “adrese teslim” ihale yöntemi olarak bilinen pazarlık usulüyle gerçekleştirildi.

26 Ağustos’ta şirketle 5 milyar 800 milyon TL bedelinde sözleşme imzalandı.

SERVETİNİ KATLADI

REC Uluslararası İnşaat’ın bağlı olduğu Rönesans Holding, kamu kaynaklarından aldığı milyarlarca liralık ihalelerle iktidar döneminin öne çıkan şirketlerinden biri. Forbes verilerine göre Rönesans Holding’in sahibi Erman Ilıcak’ın serveti 2026 yılında 3,7 milyar dolara ulaştı.

Holding, Ankara Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yanı sıra Marmaris Okluk Koyu’ndaki Cumhurbaşkanlığı yazlık sarayının da müteahhitliğini yaptı.
Şirket ayrıca Ankara Adalet Sarayı ihalesinde de kazanan Rönesans’tı.
Holdingin kamu yatırımlarındaki ağırlığı yalnızca saray ve adliye binalarıyla da sınırlı değil. Şirketin adı kamu bütçesinde delik oluşturan şehir hastaneleriyle de defalarca öne çıktı. Adana, Bursa ve İstanbul Başakşehir’de bulunanlar dahil olmak üzere çok sayıda şehir hastanesini Rönesans Holding işletiyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erman-IlIcak-039a-5-milyar-800-milyonluk-ihale-.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erman-IlIcak-039a-5-milyar-800-milyonluk-ihale-.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erman-IlIcak-039a-5-milyar-800-milyonluk-ihale-_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erman-IlIcak-039a-5-milyar-800-milyonluk-ihale-.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/erman-ilicak-a-5-milyar-800-milyonluk-ihale/7361/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:05:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden açıldı</title>
			<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla yeniden raftan indirilen Kaşif Kozinoğlu dosyası, Silivri Cezaevi'nde yaşanan akılalmaz skandallar zincirini gün yüzüne çıkardı. FETÖ'nün kumpas soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT Dış Operasyonlar Başkanı Kozinoğlu'nun ölümündeki sır perdesini aralayacak soruşturmada, görev yerini terk eden sağlık personelinden otoban kenarında dakikalarca bekletilen ambulansa ve dosyadaki vahim çelişkilere kadar uzanan çelişkili kayıtlar dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla yeniden raftan indirilen Kozinoğlu dosyası, akılalmaz skandallar zincirini ortaya çıkardı. Milli İstihbarat Teşkilatı Dış Operasyonlar Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar son derece kritik görevler yürüten Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma dosyası yeniden açıldı



15 ŞÜPHELİ İFADEYE ÇAĞRILIYOR
Sabah'ın ulaştığı bilgilere göre, o dönem Silivri Cezaevinde görev yapan nöbetçi müdürler, gardiyanlar, görevi başında bulunmayan sağlık personeli ve ambulanstaki görevliler dahil olmak üzere en az 15 şüpheliyi ifadeye çağıracak.

Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve ekibinin kendisini açıkça hedef göstermesi üzerine FETÖ'cü ihraç savcı Zekeriya Öz'ün hakkında Ocak 2011'de soruşturma açtığını öğrenen Kozinoğlu, o sırada bulunduğu Afganistan'dan kargo uçağıyla Türkiye'ye dönerek teslim olmuştu.



Sorgusunun ardından Mart 2011'de tutuklanan Kozinoğlu, FETÖ'nün kumpas soruşturmaları kapsamında Silivri Cezaevinde 3 kişilik bir koğuşa konuldu.



FETÖ KUMPASI VE ZEHİRLENME KORKUSU

Emekli albaylar Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile aynı koğuşu paylaşan ve her mahkumun kendine ait odasının bulunduğu bu alanda yaşamını sürdüren Kozinoğlu, cezaevi şartlarında suikast ya da zehirleme girişiminden endişelendiği için uzun süredir cezaevi mutfağından çıkan yemekler yerine kapalı konserveler tüketiyordu.


 




KAHVEDEN ALINAN 2 YUDUM VE ANİDEN GELEN KRİZ

Soruşturma dosyasına göre, Kozinoğlu, Yıldırım'dan duş alacağını söyleyerek ısıtıcıya su koymasını istedi. Yıldırım odasına geçerken Kozinoğlu da duşa girdi. Duştan çıktıktan hemen sonra aynı sıcak sudan kendisine bir kahve hazırlayan Kozinoğlu odasına çekildi. Kahvesinden 2 yudum içtikten sonra aniden fenalaşarak koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'a seslendi ve kendisini hiç iyi hissetmediğini belirtti. Uğur, arkadaşının aniden rahatsızlanması üzerine acilen kendi kullandığı dil altı hapını Kozinoğlu'na verdi. İhbar üzerine gardiyanlar saat 18.18'de koğuşa ulaştı.

SAĞLIK EKİBİ YEMEKTE, AMBULANS OTOBANDA BEKLETİLDİ

Kozinoğlu, mahkum kabul bölümüne götürüldü. 24 saat esasına göre kesintisiz hizmet vermesi gereken acil sağlık ekibini aradıklarında, görevli olması gereken 3 sağlık çalışanının da Silivri merkezde yemekte oldukları ortaya çıktı. 2 Nolu sağlık ekibi yaptıkları ilk müdahalenin ardından Kozinoğlu'nu ambulansa bindirerek hastaneye doğru yola çıkardı.

Ancak yolda 3 Nolu acil sağlık ekibi telsizden anons çekerek 2 Nolu ekibe 'Arkanızdayız, bizi bekleyin' talimatı verdi. Ambulans otoban kenarında 10 dakika boyunca bekledi. 3 Nolu aracın personeli diğer araca binerek Kozinoğlu'nu entübe etti ve kalp masajına başladı. Tekrar harekete geçen ambulans, saat 19.15'te Silivri Devlet Hastanesine ulaştı. Kozinoğlu'nun hastanede 15 dakika süren kalp masajı müdahalesine rağmen hayatını kaybettiği açıklandı.

ÇELİŞKİLİ İFADELER
Yeniden başlatılan soruşturmada başsavcılığın üzerinde en çok durduğu husus dosyadaki vahim çelişkiler oldu. Hastanede görevli hemşireler; Kozinoğlu getirildiğinde bilincinin tamamen kapalı olduğunu ifade ederken, gardiyanlar ise Kozinoğlu'nun ambulansa bindirilirken bilincinin açık olduğunu, hatta oturarak Kelime-i Şehadet getirdiğini anlattı.

Bir diğer büyük çelişki ise Silivri Devlet Hastanesi Acil Doktoru Savaş B., cezaevi doktoru Turgay'ı arayarak durumu bildirdiğinde, cezaevi doktorunun Kozinoğlu'nun rahatsızlığından haberinin olmadığını ve kendisinin cezaevinde görev başında olduğunu söylediğini anlattı.

Oysa gardiyan ve hemşireler savcılık ifadelerinde cezaevi doktorunun o saatte kurumda olmadığını kesin bir dille söylemişti. Kamuoyu, Kozinoğlu'nun ölümünün arkasındaki sır perdesinin bu kez aralanmasını bekliyor.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi/7359/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:47:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mehmet Akif Ersoy&#039;a yönelik "tahliye" vaadine 4 gözaltı</title>
			<description><![CDATA[Tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un şikayeti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Ersoy'a "tahliye ve beraat" vaadinde bulunarak yüksek miktarda para talep eden şebeke çökertildi. Aralarında bir avukatın da bulunduğu 4 şüpheli, emniyet güçlerinin titizlikle yürüttüğü teknik takibin ardından düzenlenen operasyonla suçüstü yakalanarak gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un şikayeti üzerine Ersoy’a “tahliye ve beraat kararı aldırma” vaadiyle yüksek miktarda para talep eden biri avukat 4 şüpheli teknik takiple suçüstü yakalandı. Av. Erel Muallaoğlu, Yavuz Küçükyeşil, Erkan Uzun ve Hacı Eşiyok gözaltına alındı.

Kaynak-Sabah Gazetesi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//mehmet-akif-ersoy039a-yonelik-quottahliyequot-vaadine-4-gozalti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//mehmet-akif-ersoy039a-yonelik-quottahliyequot-vaadine-4-gozalti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//mehmet-akif-ersoy039a-yonelik-quottahliyequot-vaadine-4-gozalti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//mehmet-akif-ersoy039a-yonelik-quottahliyequot-vaadine-4-gozalti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/mehmet-akif-ersoy-a-yonelik-tahliye-vaadine-4-gozalti/7356/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 18:15:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Burhanettin Duran, Türk sinemasında dindar tiplemelerin olumsuz temsiline dikkat çekti</title>
			<description><![CDATA[Türk sinemasında uzun yıllar dindar tiplemelerin çeşitli olumsuz karakteristik özellikleriyle yansıtıldığına dikkat çeken İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Elbette bu tehlike geçmişte olduğu gibi bugün de karşımızda durmaktadır" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk sineması tarihinde, özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarından 2000'li yıllara kadar uzanan dönemde, dindar ve din adamı karakterlerinin temsili, akademik çalışmalarda sıklıkla ele alındı.

Uzun yıllar 'dışlanmış din adamı' tiplemesiyle, sonrasında ise 'daraltılmış din adamı' yaklaşımıyla dindar figürler, genellikle gerici, yobaz, sahtekar, muskacı, kırsal veya üçkağıtçı karakterler olarak yansıtıldı.

DİNDAR TİPLEMELER OLUMSUZ ÖZELLİKLERLE ANLATILDI

Bu temsiller, modernleşme ve laikleşme süreçleriyle ilişkilendirilerek eleştirildi.

2000 sonrası Yeni Türk Sineması döneminde ise dindarlık, daha çok bir sosyal gerçeklik olarak ele alınmaya başladı ve karakterler çeşitlendirildi.

Ancak benzer örnekler de yer almaya devam etti.

İSTANBUL'DA TÜRK DİZİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, İstanbul'da 'Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri' programı düzenlendi.

Programın açılışında konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuya değindi.

"DİNDAR TİPLEMELER YILLARCA SAHTEKAR OLARAK SUNULDU"

Duran, konuşmasında "Türk sinemasında dindar tiplemeleri yıllarca sahtekar, kırsal veya yobaz bir karakter olarak sunuldu." diyerek konuya dikkat çekerken, günümüzde de benzer örneklerin görüldüğünü belirtti.

Duran, "Elbette bu tehlike geçmişte olduğu gibi bugün de karşımızda durmaktadır." sözlerini kullandı.



"BU MESELE ÇOK DAHA CİDDİ BİR HAL ALMAKTADIR"

Duran, konuşmasında ayrıca şu sözleri kullandı:

"Az evvel verdiğim örneklerde görüldüğü üzere, Batı dışı toplumlarla ilgili anlatılar söz konusu olduğunda bu mesele çok daha ciddi bir hal almaktadır.

Uzun yıllar boyunca Hollywood yapımlarında Orta Doğu ve zaman zaman Türkiye; tozlu sokakları, kaotik pazar yerleri, şiddet ve güvensizlikle resmedilmedi mi?

"BÖLGEMİZİN DOĞASI YILLARDIR SARI FİLTRE İLE EKRANA YANSITILIYOR"

Hatta bunun bugün bile ortadan kalktığını söyleyemeyiz.

Bölgemizin binlerce yıllık medeniyet birikimi, şehir hayatı, doğası yıllarca sarı filtre estetiğiyle ekrana yansıtılmaya devam ediyor.

"BU APAÇIK İNDİRGEMECİ BİR YAKLAŞIM"

Bu apaçık indirgemeci yaklaşım, başkasının kamerasından kendisine bakmaya alışmış sinemacılarımız, senaristlerimiz eliyle de ne yazık ki uzun zaman kendimize dönük olarak da bize yaşatıldı.

Türk sinemasında dindar tiplemeleri yıllarca sahtekar, kırsal veya yobaz bir karakter olarak sunuldu.

"BU TEHLİKE BUGÜN DE KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR"

Maalesef bizim hikayemizi başkaları anlattığında hem dünyaya hem de kendimize bakış açımız kadrajın sınırlarına hapsoluyor ve biz kendimizi o pencereden değerlendirmeye başlıyoruz.

Elbette bu tehlike geçmişte olduğu gibi bugün de karşımızda durmaktadır."



"MESELE HEGEMONYA KURMA MESELESİ DEĞİL"

Duran, Türk dizilerinin dünyadaki yükselişinin hiçbir zaman ‘bir hegemonya kurma’ meselesi olmadığını belirterek bunun daha ziyade Türkiye’nin kendi hikayesini üretme, dolaşıma sokma ve farklı toplumlarla buluşturma kapasitesinin ortaya konması olduğunu söyledi.

Bir Türk dizisinin Şam’dan Rabat’a, Belgrad’dan Santiago ve Johannesburg’a ulaştığında Türkiye’nin haritada görülen uzak bir ülke olmaktan çıktığını ifade eden Duran; İstanbul’un sokaklarının, Boğaz’ın, Anadolu’nun şehirlerinin, sofraların, aile ilişkilerinin, müziğin ve Türkçenin milyonlarca insanın gündelik hayatına girdiğini kaydetti.

"İNSANLIĞIN HİKAYESİ BİRKAÇ MERKEZİN KAMERASINA BIRAKILAMAZ"

Türkiye’nin dünyanın en büyük dizi ihracatçıları arasında ilk üçte yer aldığını belirten Duran, Türk yapımlarının 170’i aşkın ülkede bir milyarı aşan küresel izleyici kitlesine ulaştığını söyledi. 2000’li yılların başında yaklaşık 10 milyon dolar seviyesinde bulunan dizi ihracatının bugün 1 milyar doları aşan bir hacme ulaştığını aktaran Duran, bu verilerin yalnızca bir sektör başarısını değil, Türkiye markasının dünyada nasıl algılandığını da gösterdiğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde dijital platformlara uygun özgün içeriklere, ortak yapımlara, format ihracatına, küresel oyuncu, senarist ve yapım ağlarına ve stratejik coğrafyalardaki görünürlüğe daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Duran, insanlığın hikayesinin birkaç merkezin kamerasına bırakılamayacağını söyledi.

Duran, dünyaya ulaşan her hikayenin aynı zamanda Türkiye’yi anlattığını vurgulayarak sektör temsilcilerinden kültüre, aile yapısına ve Türkiye’yi var eden değerlere hassasiyet göstermelerini istedi.

Bunun hayal gücünü sınırlandırmak anlamına gelmediğinin altını çizen Duran, sektörden daha cesur ve daha özgün hikayeler beklediklerini; aynı tür ve hikayeleri sürekli tekrar etmek yerine Anadolu’nun hikaye hazinesine, tarihe, şehirlere, edebiyata ve insana yönelinmesini önemsediklerini ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//burhanettin-duran-turk-sinemasinda-dindar-tiplemelerin-olumsuz-temsiline-dikkat-cekti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//burhanettin-duran-turk-sinemasinda-dindar-tiplemelerin-olumsuz-temsiline-dikkat-cekti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//burhanettin-duran-turk-sinemasinda-dindar-tiplemelerin-olumsuz-temsiline-dikkat-cekti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//burhanettin-duran-turk-sinemasinda-dindar-tiplemelerin-olumsuz-temsiline-dikkat-cekti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/burhanettin-duran-turk-sinemasinda-dindar-tiplemelerin-olumsuz-temsiline-dikkat-cekti/7355/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:31:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Murat Ağırel belgeleriyle açıkladı! Gökçeklerin yurt dışındaki serveti ifşa oldu!</title>
			<description><![CDATA[Sözcü TV programcısı Murat Ağırel, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin Avrupa'ya uzanan servetini araştırmak için Almanya'ya gitti. Oğul Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek'in Düsseldorf'ta kurdukları şirket üzerinden 4,5 milyon euro bedelle 18 daireli bir binayı satın aldığı, 8 milyon 500 bin euro karşılığında ise bir AVM satın almak için anlaşma imzaladığı öğrenildi. Sıfır çalışanı ve cirosu olan şirkete Türkiye'den gönderilen paranın kaynağı ise henüz bilinmiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Türk siyasetinin en tartışmalı isimleri arasında yer alan ve 23 yılı aşkın süre boyunca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yürüten İbrahim Melih Gökçek'in ailesinin serveti Türkiye sınırlarını aştı. 

 

112
  



Melih Gökçek'in gelini Hülya Gökçek'in Almanya'da kurduğu ancak hiçbir çalışanı ya da cirosu olmayan 'HAMAG' adlı şirketin Türkiye'den gönderilen milyonlarca euro değerindeki para ile Almanya'da servet değerinde taşınmazlar satın aldığı ortaya çıktı. 

212
  



Gazeteci Murat Ağırel haberine göre, Onlar TV yayınında detaylarını aktardığı haberinde Gökçek ailesinin Avrupa'ya uzanan servetini deşifre etmek için Almanya'ya gitti. 

312
  



Gökçek ailesinin Düsseldorf'ta satın aldığı 18 daireli bina

ÇALIŞANI OLMAYAN ŞİRKET PARA BASTI 

İbrahim Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek'in eşi olan Hülya Gökçek, 2022 yılında Çeşme 1. Noterliği üzerinden verdiği vekalet ile Filiz Polat İşler'i kendisi adına Almanya'da şirket kurabilmesi için görevlendirdi. 

412
  



Almanya'nın Köln şehrinde 30 bin euro sermaye ile kurulan aile şirketinin adı Hülya, Ahmet, Melih, Ahmet ve Gökçek adlarının baş harflerinden oluşan HAMAG olarak belirlenirken, bir süre sonra Türkiye'den söz konusu şirkete para transferleri başladı. 

512
  



2023 yılında şirketin banka hesabına Türkiye'deki bir banka üzerinden önce 722 bin Euro ardından 3 milyon 857 bin Euro para transferi gerçekleştirildi. Hülya Gökçek, bu para ile Düsseldorf'un en nezih sokaklarından birinde bulunan 18 daireli binayı 'yurt yapmak' amacıyla 3 milyon 857 bin Euro karşılığında satın aldı. 

612
  



Gökçek ailesi, hiçbir çalışanı ve ticari faaliyeti bulunmayan şirketleri üzerine satın aldıkları binaya 500 bin Euronun üzerinde tadilat harcaması da gerçekleştirirken, şirketin Düsseldorf'taki bu bina için yaptığı toplam harcama 4,5 milyon Euro seviyelerine yaklaştı. 

712
  



Hülya Gökçek'in 8,5 milyon Euro karşılığında satın almak için sözleşme imzaladığı AVM

8,5 MİLYON EUROYA AVM ANLAŞMASI 

Türkiye'den gönderilen paralar ile Almanya'da yapılan ticari faaliyetlerini artıran Gökçek ailesi, Düsseldorf'taki binayı satın aldıktan sonra bu kez rotayı Düsseldorf'un 40-50 km dışındaki Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Velbert şehrine çevirdi. 

Vilbert şehrinde bir AVM satın almaya karar veren Hülya Gökçek ve eşi Ahmet Gökçek, 5 dükkanı ve 18 dairesi bulunan alışveriş merkezini satın almak için Alman mülk sahibi ile 8,5 milyon Euro bedel üzerinden sözleşme imzaladı. 

812
  



21 Mayıs 2025 tarihinde noter aracılığıyla yapılan sözleşmeye göre Gökçek ailesi, ödeme yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmemesi halinde günlük 345 Euro para cezası ödemeyi kabul etti. İmzalar atıldıktan bir süre sonra ise Gökçek ailesi AVM'yi satın almak için şartları sağlayamadı ve imzaladıkları sözleşme nedeniyle Alman mülk sahibine 300 bin Euro fesih bedeli ve iki Türk alıcıya 100 bin Euro olmak üzere toplam 500 bin Euro ceza ödemesi gerçekleştirdi. 

Ancak Gökçek ailesinin AVM satışı için anlaştığı Türk aracılardan birinin 100 bin Euroluk ödemenin 'eksik' olduğunu iddia etmesi üzerine mahkemeye başvurması, aileyi Almanya'da da davalık hale getirdi. 

912
  



Gökçek ailesinin Lüksemburg'ta satın almak için görüşmeler yaptığı dev AVM

280 MİLYON EUROLUK AVM İÇİN GÖRÜŞME 

Düsseldorf'ta 4,5 milyon Euro (bugünkü kurla 250 milyon TL) ödeme ile bir bina satın alan ve Velbert'te 8,5 milyon Euro değerindeki bir AVM'yi satın almak için el sıkışan Gökçek ailesi, bu kez Lüksemburg'taki 280 milyon Euro değerindeki "Massen Shopping Center" adlı AVM'yi satın almak için görüşmeler yürüttü. 

1012
  



Her fırsatta 'Yerli ve Milli' olduklarını öne süren Gökçek ailesinin son yıllarda başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde milyonlarca Euro değerinde gayrimenkuller satın almak için görüşmeler yürütmesinin nedeni ise merak konusu. 

1112
  



Türkiye'den Almanya'ya yapılan milyonlarca Euro değerindeki para transferlerinin kaynağı, bu paraların nasıl kazanıldığı ise adeta bir sır gibi gizli. 

1212]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//murat-agirel-belgeleriyle-acikladi-gokceklerin-yurt-disindaki-serveti-ifsa-oldu.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//murat-agirel-belgeleriyle-acikladi-gokceklerin-yurt-disindaki-serveti-ifsa-oldu.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//murat-agirel-belgeleriyle-acikladi-gokceklerin-yurt-disindaki-serveti-ifsa-oldu_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//murat-agirel-belgeleriyle-acikladi-gokceklerin-yurt-disindaki-serveti-ifsa-oldu.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/murat-agirel-belgeleriyle-acikladi-gokceklerin-yurt-disindaki-serveti-ifsa-oldu/7352/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:20:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title> İsmail Saymaz Halk TV den istifa etti!</title>
			<description><![CDATA[Gazeteci İsmail Saymaz, iki yıldır görev yaptığı Halk TV’den ağustos ayı sonu itibarıyla ayrılacağını açıkladı. Saymaz, yeni yayın döneminde kanalda yer almayacağını duyurarak Halk TV yönetimine, çalışma arkadaşlarına ve izleyicilere teşekkür etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gazeteci İsmail Saymaz’dan medya dünyasında dikkat çeken bir ayrılık açıklaması geldi. Saymaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Halk TV’deki görevini ay sonunda bırakacağını bildirdi.

YENİ YAYIN DÖNEMİNDE HALK TV’DE OLMAYACAK
Yaklaşık iki yıldır Halk TV bünyesinde görev yapan İsmail Saymaz, yeni yayın döneminde kanalda yer almayacağını açıkladı.

Saymaz, paylaşımında Halk TV’den ağustos ayı sonu itibarıyla ayrılacağını belirterek kanal yönetimine ve birlikte çalıştığı isimlere teşekkür etti.



YÖNETİME VE ÇALIŞMA ARKADAŞLARINA TEŞEKKÜR ETTİ
Ayrılık mesajında Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu ile yayın yönetmenleri Suat Toktaş ve Bengü Şap Babaeker’e teşekkür eden Saymaz, programlarda birlikte çalıştığı Ebru Baki ve İbrahim Kahveci’nin de isimlerini andı.

Saymaz ayrıca Halk TV çalışanlarına ve kanalın izleyicilerine teşekkür ederek veda mesajını tamamladı.

Gazetecinin yeni yayın döneminde hangi medya kuruluşunda görev alacağına ilişkin ise açıklama yapılmadı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//-ismail-saymaz-halk-tv-den-istifa-etti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//-ismail-saymaz-halk-tv-den-istifa-etti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//-ismail-saymaz-halk-tv-den-istifa-etti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//-ismail-saymaz-halk-tv-den-istifa-etti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/ismail-saymaz-halk-tv-den-istifa-etti/7351/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:11:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erhan Çelik Sessizliğini Bozdu! Özlem Gültekin&#039;in Ölümüyle İlgili Çarpıcı İddialar</title>
			<description><![CDATA[Boşanma aşamasındaki eşi Dr. Özlem Gültekin’in şüpheli ölümü sonrası eleştirilerin hedefindeki Erhan Çelik, sessizliğini bozdu. Çelik, eşinin 12 yıllık anestezi maddesi kullanımını 2023’te öğrendiğini, iki yıl boyunca tedavisi için çabaladığını ve ölümle ilgili tüm bilgi ve belgeleri savcılıkla paylaştığını söyledi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Boşanma aşamasındaki eşi Dr. Özlem Gültekin’in kliniğinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesinin ardından eleştirilerin hedefinde olan sunucu Erhan Çelik, sessizliğini bozdu. Çelik, Gültekin’in 12 yıllık anestezi maddesi bağımlılığı bulunduğunu ve iki yıl boyunca tedavi olması için çaba gösterdiğini söyledi. 13 Ağustos’ta kliniğinde fenalaşarak yaşamını yitiren 48 yaşındaki İzmirli kadın doğum uzmanı Dr. Özlem Gültekin’in ölümünün ardından soruşturmayla ilgili yeni iddialar gündeme geldi.

'TAŞ OLUP ÇATLADIM'

Gazeteci ve iş insanı Erhan Çelik, eski eşi Dr. Özlem Gültekin’in şüpheli ölümü ve sonrasında kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin kendi YouTube kanalında açıklamalarda bulundu. Çelik, ölümün ardından hedef gösterildiğini belirterek, oğlunun geleceğini ve çocukluğunu korumak amacıyla bugüne kadar sessiz kaldığını söyledi. Çelik, yaşadıklarına ilişkin “O kadar sabrettim, o kadar sabrettim ki ben taş olup çatladım yine de hiçbir şey demedim” ifadelerini kullandı. Açıklama yapmayı istemediğini belirten Çelik, Gültekin’in vefatının ardından kendisinin ve ailesinin yaptığı ortak çağrılara rağmen çeşitli iddiaların gündeme getirilmeye devam ettiğini söyledi. Çelik şu ifadeler yer ver verdi:



'SİZ DE BU GÜNAHA ORTAKSINIZ'

"Bundan sonra annesiz kalan bir evladı büyüteceğim ve Allah ömür verirse her anımda yanımda sadece ben olacağım. Halbuki Özlem'in ailesiyle daha ilk günden bir kamu açıklaması yaptık. Onun hatırası, geride kalanların yazısı için 'el vicdan' dedik. Biraz susun, bırakın insanlar yasını yaşasın dedik ama durmadılar. Çıktığı iddia edilen ama henüz sonuçlanmayan otopsi raporunu çıkmış gibi yaymaya çalışan zanlılar, azlettiği eski avukatı, gazeteciliğe soyunan astrologlar ve Özlem'i hayatında bir kez bile görmemiş insan müsvetteleri durmadı. Yalanlar üzerine dedikodu yapanlar, siz de bu günaha ve vebale ortaksınız."

ÖLÜMÜN ŞÜPHELİ OLDUĞUNU SAVUNDU

Gültekin’in ölümünün savcılık tarafından neden şüpheli bulunduğuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Çelik, klinikte çalışan üç kişinin ilk ifadelerinde Gültekin’in son iki gününü klinikte geçirdiğini söylediklerini aktardı. Çelik, " Olay günü aşırı dozda, anestezide kullanılan uyuşturucu etkili propofol aldığını beyan ettiler. Ha bu arada alelacele polis olay yerine gelmeden ortalığı pırıl pırıl yapmışlar, temizlemişler. Tüm deliller atılmış. Ama olay yeri inceleme polisi çok titiz bir çalışmayla bunları çöp konteynerında bulmuş ve almış. Kameralar kayıptan çıkarılmış, 'çalışmıyordu' şeklinde ifadeler verilmiş. Oysa çok kısa süre önce başka bir davada bu kameraların çalıştığına dair kendi ifadeleri mevcut. Savcılığın ölümü şüpheli bulmasının pek çok nedeni var yani" dedi.



ÇELİK, EŞİNİN TEDAVİ SÜRECİNİ ANLATTI

Kamera kayıtlarıyla ilgili de iddialarda bulunan Çelik, kameraların çalışmadığı yönünde ifadeler verildiğini ancak daha önceki bir davada bu kameraların çalıştığına ilişkin ifadelerin bulunduğunu öne sürdü. Gültekin’in anestezi maddesi kullanımını 2023 yılında tesadüfen öğrendiğini belirten Çelik, bu durumun 12 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu savundu. Çelik, 2023’ten itibaren yaklaşık iki yıl boyunca hem Türkiye’de hem de yurt dışında tedavi süreci için çaba gösterdiğini söyledi. Elindeki bilgi, belge ve görselleri savcılıkla paylaştığını ifade eden Çelik, tedavi sürecinin sonuç vermemesi üzerine Ocak 2025’te İstanbul 13. Aile Mahkemesi’ne başvurduğunu ve Gültekin’in rahatsızlığına ilişkin delilleri mahkemeye sunduğunu belirtti. Çelik ayrıca, oğlunun geleceğini düşünerek bazı görüntüleri kamuoyu ve medya ile paylaşmadığını, mahkeme ve savcılıkta gizlilik kararı talep ettiğini aktardı. 

GÖRÜNTÜLERLE İLGİLİ ŞANTAJ İDDİASI

Gültekin’e ait görüntülerin satılmaya çalışıldığı iddiasına da değinen Çelik, "Yanında çalışan yardımcısı görüntüleri satmak için bana ulaştı. Başkalarına da satar, yine oğlumun önüne çıkar diyerek istediği para ve yazışmalarla koştur koştur emniyete gittim. Polis dinleme cihazı taktı, buluşma yerinde suçüstü yaptırıp kadını cezaevine yolladım. Bu olay rahmetli ölmeden 6-7 ay önce oldu. Şimdi neymiş? 'Merhumun görüntülerini satın alırken suçüstü yapılmış' gibi  haber yapıyorlar. Ben ihbar etmişim, ben engellemişim yok! Algı operasyonu böyle yapılır çünkü. Yaşatılanları yaşamadan ölmeyin, Allah'tan en büyük duam bu. Bilip bilmeden konuşanlara hakkımı hiçbir zaman helal etmeyeceğim" diyerek sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erhan-celik-sessizligini-bozdu-ozlem-gultekin039in-olumuyle-ilgili-carpici-iddialar.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erhan-celik-sessizligini-bozdu-ozlem-gultekin039in-olumuyle-ilgili-carpici-iddialar.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erhan-celik-sessizligini-bozdu-ozlem-gultekin039in-olumuyle-ilgili-carpici-iddialar_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//erhan-celik-sessizligini-bozdu-ozlem-gultekin039in-olumuyle-ilgili-carpici-iddialar.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/erhan-celik-sessizligini-bozdu-ozlem-gultekin-in-olumuyle-ilgili-carpici-iddialar/7350/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:14:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İmamoğlu&#039;nun en yakınları rüşvet çarkını deşifre etti: "Siyasi dava" yalanı çöktü</title>
			<description><![CDATA[Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında ortaya çıkan yeni detaylar, Ekrem İmamoğlu ve ekibinin “iddianame boş, dava siyasi" söylemi üzerinden yürüttüğü algı operasyonunu boşa çıkardı. Duruşmada ifade veren isimlerin gizli tanık olmadığı; yıllarca İmamoğlu ile birlikte çalışan yakın arkadaşları, aile dostları ve iş insanları olduğu ortaya çıktı. Mahkeme salonunda sunulan 84,8 milyon liralık banka dekontları, HTS kayıtları ve ses kayıtlarının yanı sıra itirafçı sanıkların elden para teslimatlarına ilişkin anlattığı çarpıcı detaylar, İBB bünyesinde dönen rüşvet ve şantaj çarkını tek tek ifşa etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Asrın yolsuzluk davası başladığında algı operasyonuna girişen Ekrem İmamoğlu ve korosu, "iddianame boş", "siyasi dava", "hepsi gizlik tanık", "kurgu" iddialarıyla rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını gölgelemeye çalıştı. Yeni Partili Özgür Özel ve ekibi de İmamoğlu'nun bu tezlerine destek verirken, davada son günlerde konuşan iş insanları ve sanıkların anlattıkları, koroyu susturdu.

 



İş insanları ve Ekrem İmamoğlu'nun ekibinde yer alan isimler, Beylikdüzü, İBB ve iştirakleri üzerinden dönen milyonlarca dolarlık kayıt dışı para trafiğini, rüşvet ve şantaj çarkını mahkemede tek tek ifşa etti. Duruşmada rüşvet dekontları ve ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla başında Ekrem İmamoğlu'nun bulunduğu rüşvet çarkı bir kez daha belgelenmiş oldu.

 

 



SOMUT BELGELERLE KANITLANDI
Birçok sanığın savunmasını tamamlamasının ardından devam eden dava sürecinde ortaya atılan iddialar dikkat çekti. Kayıt dışı finansman ile öncelikle kurultayda CHP yönetimini ele geçirmek, ardından cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde ihtiyaç duyulan maddi kaynağı sağlamak olan İmamoğlu, itirafçı beyanlarını iftira olarak nitelendirdi.

Duruşmalarda kürsüye çıkanların hiçbirinin gizli tanık olmadığı, aksine İmamoğlu'nun yıllardır tanıdığı yakın arkadaşları, aile dostları ve mesai arkadaşları olduğu ortaya çıktı. Rüşvet veren iş insanlarının ve etkin pişmanlıktan faydalanan isimlerin kürsüye çıkmasıyla İmamoğlu ve ekibinin şimdiye kadar yapmaya çalıştığı algı çalışması da yıkıldı.

 





Mahkemede sunulan 84.8 milyon liralık dekontlar, HTS kayıtları, ses kayıtları ve itirafçı sanıkların elden para teslimatlarına dair verdikleri detaylı açıklamalar, İBB bünyesinde rüşvet ve kayıt dışı finansman çarkının işlediği iddialarını destekledi. Dava, açık tanıkların mahkeme huzurundaki çarpıcı yüzleşmeleri ve sundukları belgelerle derinleşti.

 

 



'GÖRDÜĞÜM ŞEYLERİ ANLATAMADIM'
Davada savunma yapan İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız'ın şoförü, tutuksuz sanık Bayram Yıldırım, "Bir gün Ertan Yıldız bana bir koli verdi. Kutunun ağzı biraz açıktı. Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı. Ertan Yıldız bana, 'Ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım' dedi. Gönderdiği avukat beni, tahliye olacağım diye kandırdı. Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım. Paralar Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu'na gidiyordu" dedi.

 

 

 


 

"10 MİLYON DOLARLIK RÜŞVETE ŞAHİT OLDUM"
İmamoğlu'nun ikinci adamı olarak bilinen Ertan Yıldız'ın duruşmada anlattıkları, İmamoğlu ve destekçilerini susturdu. Yıldız, 2019 yılında İBB Spor Kulübü Başkanı olduğunu ve yıllarca İmamoğlu ile çalıştığını belirterek belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, imar süreçleri ve hafriyat sahaları üzerinden işleyen kayıt dışı para ve komisyon sistemini tüm detaylarıyla anlattı.

Yıldız'ın mahkemede, Saraçhane'deki bir toplantıda İmamoğlu'nun, Doğuş Holding'den talep edilen 10 milyon dolarlık rüşvetin seçim öncesinde resmi yollarla değil, nakit olarak teslim edilmesini istediğine bizzat şahit olduğunu söyledi. Cebeci hafriyat sahasındaki kaçak dökümlere göz yumulması işinde Ekrem İmamoğlu'nun yüzde 50 gayriresmi ortak olduğunu, Fatih Keleş'in kendisine bizzat "Hisseler bizde" dediğini aktardı. Metro ihalelerinden yüzde 7, Bebek Otel'deki pazarlıklarla da reklam ihalelerinden yüzde 10 komisyon alındığını açıkladı.

 


 


 



RÜŞVET DEKONTLARI MAHKEMEDE
Aziz İhsan Aktaş ise sanık kürsüsüne çıkıp 2020-2024 yılları arasında İBB bağlantılı işler kapsamında toplam 84 milyon 857 bin 500 lira kayıt dışı ödeme yaptığını iddia ederek banka dekontları ve HTS kayıtlarını mahkemeye kanıt olarak sundu. Aktaş, paraların belediyenin resmi hesaplarına girmediğini, nakit çekilerek aracılar vasıtasıyla "havuz" adı verilen yapıya aktarıldığını belirtti. Ayrıca Özgür Karabat'ın, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla kendisinden 5 milyon liralık seçim finansmanı istediğini ve Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda yüklenicilere hak edişler üzerinden yüzde 10'a varan pay ödemeleri için baskı yapıldığını öne sürdü.

 

 



İMAMOĞLU İLE YÜZLEŞTİ
Sanık iş insanı Cemal Üneş, inşa ettiği binaların ruhsat ve iskan onay süreçlerinin kasten tıkatılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ve ruhsat işlemleri karşılığında kendisinden para talep edildiğini anlattı. Nakit parası olmadığı için 5 adet senet imzalamak zorunda bırakıldığını ve bu senetlerin belediye bürokrasisindeki aracılar vasıtasıyla tahsile koyulduğunu söyleyen Üneş, mahkeme salonunda Ekrem İmamoğlu ile doğrudan yüzleşti.

İmamoğlu'nun kendisine "Benden emin misin, ben senden para istedim mi?" diye sorması üzerine Üneş, "Seçim harcamaları için merkeze para yatırmamı istediniz, param olmayınca da bizi Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirip senet imzalattınız" diyerek suça iştirak etmediğini, aksine şantaj ve baskı altında mağdur edildiğini belirtti.

 

 



200 BİN DOLARLIK ANLAŞMA
Eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan, rüşvet trafiğine ilişkin dava dosyasına giren ses kayıtlarındaki "Perşembe günü paranı ben getireceğim" ve "Rüşvetin belgesi mi olur?" şeklindeki ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Aydoğan, kayıtlardaki sesin kendisine ait olduğunu doğrulayarak rüşvet ifadesini espri olarak geçiştirmeye çalışsa da, KİPTAŞ'taki bir tahliye davasını çözme vaadiyle müşteki Necmettin Şimşek ile 200 bin dolarlık bir anlaşma yapıldığını bildiğini doğruladı. Tanık Hüseyin Aydın ise 200 bin doları bizzat Turan Aydoğan'a teslim ettiğini beyan etti.

 


 

 


 



HASAN İMAMOĞLU'NA SUÇ DUYURUSU

İmamoğlu İnşaat Şirketi'nin Genel Müdürü sanık Tuncay Yılmaz, Bodrum'da satın alınan lüks villa için açıktan elden ödenen 1 milyon euroluk kayıt dışı paranın teslimatını ve kaynağını anlattı. Yılmaz, bu nakit parayı Hasan İmamoğlu'ndan elden borç olarak bizzat teslim aldığını kabul etti. Bu arada mahkeme tutanaklarında kayıt dışı para trafiğinin kaynağının açıklanamaması sebebiyle duruşma savcısı, Hasan İmamoğlu hakkında "suç gelirini aklama" suçundan suç duyurusunda bulundu.

 

 

 



KİRLİ DÜZENİ İFŞA ETTİLER
Müşteki-şüpheli sıfatıyla ifade veren iş insanı Muzaffer Beyaz ve kardeşi Seyfi Beyaz belediyedeki imar, ruhsat ve iskan süreçlerinde karşılaştıkları milyonlarca dolarlık rüşvet iddialarını detaylandırdı. Seyfi Beyaz, Ekrem İmamoğlu'nun aile dostu ve iş ortağı olarak bilinmesine rağmen bütün kirli düzeni ifşa eden isimler arasında yer aldı.

Muzaffer Beyaz'ın itiraflarına göre Bakırköy Koşu Caddesindeki projesi için kendisinden talep edilen 3 milyon doları ödemediği için arsasının üçte birinin yeşil alana çevrildiğini söyledi. Beylikdüzü'ndeki projenin ruhsatı için Murat Çalık'ın talebiyle 4 dairenin elden Hasan İmamoğlu'na devredildiğini açıkladı.

İskan alabilmek için ise Adem Soytekin'in firmasına ödenen 3 milyon dolarlık rüşvetin "hak ediş" kılıfı altında gizlendiğini bildirdi. Ekrem İmamoğlu ile doğrudan ortak oldukları Terrace Park projesinde İmamoğlu'na devredilen yüzde 5'lik ek payın bedelinin kendisine hala ödenmediğini belirterek şikayetinin sürdüğünü vurguladı. Muzaffer Beyaz, duruşmada "Hakkımı helal etmiyorum" dedi.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//imamoglu039nun-en-yakinlari-rusvet-carkini-desifre-etti-quotsiyasi-davaquot-yalani-coktu.webp</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//imamoglu039nun-en-yakinlari-rusvet-carkini-desifre-etti-quotsiyasi-davaquot-yalani-coktu.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//imamoglu039nun-en-yakinlari-rusvet-carkini-desifre-etti-quotsiyasi-davaquot-yalani-coktu_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//imamoglu039nun-en-yakinlari-rusvet-carkini-desifre-etti-quotsiyasi-davaquot-yalani-coktu.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/imamoglu-nun-en-yakinlari-rusvet-carkini-desifre-etti-siyasi-dava-yalani-coktu/7349/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:03:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eski bakan Mehmet Ali Yılmaz&#039;ın oğluna silahlı saldırı</title>
			<description><![CDATA[Eski bakan Mehmet Ali Yılmaz'ın oğlu Soner Yılmaz dün evinde silahlı saldırıda yaralandı. Ameliyata alınan Yılmaz'ın durumunun stabil olduğu öğrenildi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve Trabzonspor Başkanı Mehmet Ali Yılmaz'ın oğlu Soner Yılmaz dün akşam saatlerinde evinin bulunduğu Bebek mahallesinde silahlı saldırı sonucunda yaralandı.

Yılmaz iki bacağına isabet eden üç kurşunla kaldırıldığı hastanede ameliyata alındı.

Dün gece ameliyat edilen Yılmaz'ın durumunun stabil olduğu öğrenildi.
Mehmet Ali Yılmaz evinde ölü bulundu... Mehmet Ali Yılmaz kimdirMehmet Ali Yılmaz evinde ölü bulundu... Mehmet Ali Yılmaz kimdir
Mehmet Ali Yılmaz'ın cenazesine kimler katıldıMehmet Ali Yılmaz'ın cenazesine kimler katıldı

MEHMET ALİ YILMAZ KİMDİR?

Yılmaz, 21 Ekim 1948 yılında Of'ta dünyaya geldi. İstanbul Mühendislik ve Mimarlık Akademisi İnşaat Fakültesini bitirdi.

Antalya'da Zigana Tatil Köyü, Tek-Art Holding ve Yılmaz Yayınları A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı, Trabzonspor Kulübü Başkanlığı, XIX. Dönem Trabzon Milletvekilliği ile Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı yapmıştır. Evli ve beş çocuk babasıdır.
Bakanlığı döneminde Türkiye Futbol Federasyonu'nda havuz sistemini düzenledi. Medya alanında da yatırımları vardır. İnternet üzerinden yayın yapan "TVem" kanalı,

Trabzon'da eskiden yayın yapan Zigana TV ve Zigana FM, Karadeniz, Türk Sesi gibi medya kuruluşları kendisine aitti.

Mehmet Ali Yılmaz, 24 Nisan 2024 tarihinde hayatını kaybetti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//eski-bakan-mehmet-ali-yilmaz039in-ogluna-silahli-saldiri.png</image>
		    <media:content url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//eski-bakan-mehmet-ali-yilmaz039in-ogluna-silahli-saldiri.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//eski-bakan-mehmet-ali-yilmaz039in-ogluna-silahli-saldiri_t.png"/>
<enclosure url="https://www.magazinajansi.com/images/haberler/2026/08//eski-bakan-mehmet-ali-yilmaz039in-ogluna-silahli-saldiri.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.magazinajansi.com/eski-bakan-mehmet-ali-yilmaz-in-ogluna-silahli-saldiri/7348/</link>
			<pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:31:06 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>